İcmâ, İslam hukukunun temel kaynaklarından biri olarak Müslümanlar için bağlayıcı delillerden biri kabul edilmektedir. Bu bağlayıcılık, fıkıh usulünde özel bir yere sahiptir. Öyle ki gerekli şartların tamamı sağlandığında icmâın inkâr edilmesi, kişiyi dinden çıkarmaya varacak kadar ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Amelî bakımdan değerlendirildiğinde ise icmâ delili kendisi ile amel edilmesi zorunlu olan deliller arasında yer almaktadır. Hanefî mezhebi literatüründe bu öneminden dolayı çoğu konuda icmâın varlığına sıklıkla rastlanmaktadır. Bu iddiaların kaynağı hem Hanefî âlimleri hem de diğer mezhep âlimleridir. Bu bağlamda, özellikle icmâ konusundaki eserleriyle tanınan İbnü’l-Münzir, Hanefî kaynaklarında kendisine sıkça referansta bulunulanlardan biridir. İbnü’l-Münzir’den aktarılan icmâ iddialarının sayısı çok fazla olmasa da eserleri Osmanlı dönemi literatüründe önemli bir referans kaynağı olmuştur. Hidâye metninin iki şarihi olan Bedreddîn el-Aynî ve İbnü’l-Hümâm’ın İbnü’l-Münzir’e dayandırdıkları icmâ iddialarını nasıl değerlendirdiklerini incelemek önemlidir. Bu inceleme, hem bu âlimlerin metodolojisini anlamak hem de iddiaların güvenilirliğini tespit etmek açısından değerlidir. Bu araştırma, söz konusu alanda önceden herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle, zikredilen konuya odaklanmaktadır. Çalışma kapsamında XV. yüzyıl müelliflerinden olan Hidâye şarihleri Bedreddîn el-Aynî ve İbnü’l-Hümâm’ın eserlerindeki İbnü’l-Münzir’e atfedilen icmâlar, metin analizi yöntemi kullanılarak incelemeye tabi tutulmuştur. Bu incelemede hem iddiaların sıhhati hem de müelliflerin bu iddiaları aktarırken benimsedikleri tutumlar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak çalışma, Hanefî fakihlerinin İbnü’l-Münzir’in icmâ iddialarını ciddiyetle ele aldıklarını, bu iddiaları kendi görüş ve içtihatlarını desteklemek ya da eleştirmek için kullandıklarını ve bazı icmâ iddialarının gerçek anlamda icmâ sayılamayacağını ortaya koymuştur.
İslam Hukuku Fıkıh Usulü İcmâ Hidâye Şarihleri İbnü’l-Münzir
Ijma (consensus) is considered one of the binding proofs for Muslims as a fundamental source of Islamic law. This binding nature holds a special place in the usul al-fiqh, and when all necessary conditions are met, denying ijma can lead to serious consequences that may even result in renunciation of the religion. When evaluated from a practical perspective, ijma is among the proofs with which ijtihad must be conducted. In the literature of the Hanafi school, due to this importance, claims of ijma are frequently encountered. The sources of these claims are both Hanafi scholars and scholars from other schools. In this context, Ibn al-Mundhir, who is particularly known for his works on ijma, is one of the scholars frequently referenced and cited in Hanafi sources. Although the number of ijma claims attributed to Ibn al-Mundhir is not very large, his works serve as an important reference source in Ottoman-era literature. It is important to examine how Badr al-Din al-Ayni and Ibn al-Humam, the two commentators of the Hidaya text, evaluated the claims of consensus (ijma) that they attributed to Ibn al-Mundhir. This examination is valuable both for understanding the methodology of these scholars and for determining the reliability of the claims. This research focuses precisely on this issue, as no previous study has been conducted on this topic. Within the scope of the study, the ijma claims attributed to Ibn al-Mundhir in the works of 15th-century commentators of Hidaya, Badr al-Din al-Ayni and Ibn al-Humam, were comprehensively examined using textual analysis. In this review, both the soundness of the claims and the attitudes adopted by the authors in conveying these claims have been evaluated. In conclusion, the study revealed that Hanafi jurists took Ibn al-Mundhir’s ijma claims seriously, used these claims to support or criticize their own views and interpretations, and determined that some ijma claims were not considered as consensus in the real sense.
Islamic Law Principles of Islamic Jurisprudence Ijma Hidaya Commentators Ibn al-Mundhir
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 46 |