The Principle of Faithfulness and Non-Interference in the Science of Tahqīq: A Study on the Method of Abdussalām Hārūn
Abstract
The publication of manuscripts based on scientific methods plays a vital role in the sound transmission of classical Islamic thought to the present. This process is not limited to making historical texts accessible to modern readers; it also entails scientific fidelity, awareness of cultural heritage, and academic responsibility. A critical edition is therefore more than a technical exercise, representing respect for both the author and the intellectual context in which the text was produced. Within this framework, Abdussalām Hārūn-widely regarded in the twentieth-century Arab world as a leading authority in textual criticism-emerges as a central figure who formulated clear principles for the editing of manuscripts and applied them with remarkable rigor. Hārūn did not consider the preparation of manuscripts merely as the correction of linguistic or orthographic errors. Rather, he viewed it as a scholarly trust that must be fulfilled without distorting the text, while carefully preserving the author’s style, intent, and structure. For Hārūn, the primary task of the muhaqqiq is not to interpret the text but to transmit it faithfully, limiting explanatory remarks to footnotes and avoiding any intrusion into the main body of the work. This meticulous approach is articulated systematically in Hārūn’s Tahqīq al-Nusūs wa Nashruhā, a foundational guide that addresses both the conceptual and technical aspects of textual criticism. The work emphasizes principles such as manuscript comparison, criteria for preferring variants, restrained use of explanatory notes, and strict fidelity to the author’s language. Through these principles, Hārūn establishes a methodology that integrates scholarly precision with ethical responsibility. In this respect, Hārūn’s approach represents not merely an editorial method but a comprehensive model of academic integrity grounded in respect for tradition and commitment to preserving the scientific heritage.
Keywords
Tahkik İlminde Sadâkat ve Müdahalesizlik İlkesi: Abdüsselâm Hârûn’un Yöntemi Üzerine Bir İnceleme
Öz
Yazma eserlerin ilmî yöntemlere dayalı olarak neşri, klasik İslam düşüncesinin günümüze sağlıklı biçimde aktarılmasında hayati bir rol oynamaktadır. Bu süreç, tarihî metinleri yalnızca modern okuyucuya erişilebilir kılmakla sınırlı değildir; aynı zamanda ilmî sadakati, kültürel miras bilincini ve akademik sorumluluğu da içerir. Bu bakımdan tahkikli neşir, teknik bir çalışmanın ötesinde, hem metnin müellifine hem de metnin üretildiği entelektüel bağlama duyulan saygının bir ifadesidir. Bu çerçevede, yirminci yüzyıl Arap dünyasında metin tenkidi alanında önde gelen bir otorite olarak kabul edilen Abdüsselâm Hârûn, yazma eserlerin neşrine dair açık ilkeler ortaya koyan ve bu ilkeleri dikkate değer bir titizlikle uygulayan merkezi bir şahsiyet olarak öne çıkmaktadır. Hârûn, yazma eserlerin yayıma hazırlanmasını yalnızca dilsel veya imlâya ilişkin hataların düzeltilmesi olarak görmemiştir. Aksine, metni tahrif etmeksizin, müellifin üslubunu, maksadını ve metnin yapısını dikkatle muhafaza ederek yerine getirilmesi gereken ilmî bir emanet olarak değerlendirmiştir. Hârûn’a göre bir muhakkikin temel görevi metni yorumlamak değil, onu aslına sadık kalarak okuyucuya aktarmaktır; bu nedenle açıklamalar dipnotlarla sınırlandırılmalı, metnin ana gövdesine herhangi bir müdahalede bulunulmamalıdır. Bu titiz yaklaşım, Hârûn’un Tahkīku’n-Nusūs ve Neşruhā adlı eserinde kavramsal ve teknik boyutlarıyla sistematik biçimde ortaya konulmuştur. Söz konusu eser, metin tenkidinin esaslarını ele alan temel bir rehber niteliği taşımakta; nüsha karşılaştırmaları, varyant tercihinde ölçütler, açıklayıcı notların sınırlı kullanımı ve müellifin diline sıkı sıkıya bağlılık gibi ilkeleri vurgulamaktadır. Bu ilkeler aracılığıyla Hârûn, ilmî titizlik ile ahlâkî sorumluluğu birleştiren bir yöntem ortaya koymakta; metinle kurulan ilişkinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik bir boyuta sahip olduğunu göstermektedir. Bu yönüyle Hârûn’un yaklaşımı, salt bir editörlük yöntemi olmanın ötesinde, geleneğe saygı ve ilmî mirası koruma kararlılığına dayanan kapsamlı bir akademik dürüstlük modelini temsil etmektedir.
Anahtar Kelimeler
Bu çalışma, kamu veya özel herhangi bir kurum, kuruluş ya da fon tarafından maddi veya kurumsal olarak desteklenmemiştir.
Bu çalışmanın tasarlanması, yürütülmesi, verilerin değerlendirilmesi ve kaleme alınması dâhil olmak üzere tüm aşamalarında bilimsel araştırma ve yayın etiğine titizlikle riayet edilmiştir. Çalışmada doğrudan veya dolaylı olarak yararlanılan bütün kaynaklar eksiksiz, doğru ve usulüne uygun biçimde kaynakçada gösterilmiştir.
Bu çalışma, herhangi bir yüksek lisans veya doktora tezinden üretilmemiştir. Daha önce sunulmuş bir bildiri, tebliğ veya sempozyum metnine dayanmamaktadır. Aynı şekilde çalışma, daha önce herhangi bir dergi, kitap, elektronik ortam veya başka bir mecrada yayımlanmamıştır.
Araştırma sürecinde intihal, uydurma veri, çarpıtma veya etik dışı herhangi bir uygulamaya başvurulmamıştır. Çalışma özgün olarak hazırlanmış olup, etik ihlali teşkil edebilecek herhangi bir durum bulunmamaktadır.
Yazar, yukarıda belirtilen hususları kabul ederek makalesini yayımlamaktadır.