Bu çalışma, Hıristiyan sembolizminin temel figürlerinden biri olan Agnus Dei (Tanrı kuzusu) sembolünü, kefaret öğretisi bağlamında incelemektedir. Kefaret doktrini, insanın günahkâr doğası ile ilahi lütuf arasındaki arabulucu unsur olarak Mesih’in fedakârlığını merkeze alır. Hıristiyan teolojisi bağlamında kefaret, insanlık için Tanrı’nın adaletini ve sevgisini birleştiren merkezî bir teolojik kavramdır ve bu durum İsa Mesih’in çarmıhtaki fedakârlığı ile somutlaşmıştır. Kefaret doktrini, bünyesinde pek çok sembol barındırmaktadır. Bunlar arasında çarmıh, Mesih’in kanı, taç ve çivi de yer almaktadır. Bu semboller, Mesih’in çarmıha giderken çektiği çile, ölümü ve dirilişi üzerinden günahın arındırılması, ilahi adaletin tatmini ve kurtuluşun temsili olarak inanç ve uygulama bağlamında yoğun anlamlar kazanmışlardır. Kurtuluş fikrinin ön planda tutulduğu önemli sembollerden biri de kuzudur. Latincede Agnus Dei olarak zikredilen Tanrı’nın kuzusu sembolü, özellikle Yuhanna İncili’nde (1:29) Vaftizci Yahya’nın İsa Mesih’i işaret ederek söylediği “İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı kuzusu!” ifadesine dayanmaktadır. Bu ifade, Mesih’in hem sembolik hem de işlevsel bir kefaret kurbanı olarak sunulduğunu ve insanlığın günah borcunu ilahi adalet karşısında ortadan kaldıran nihai aracı olduğunu vurgulamaktadır. Çalışma, bu sembolün doktrinel, ritüel ve sembolik boyutlarını detaylarıyla (kurban, fidye, tatmin, arınma, lütuf, yeni antlaşma ve zafer ile yargı) birlikte çözümlemeyi hedeflemektedir. Çalışmada literatür taraması ve metin çözümlemesi yöntemleri kullanılarak Kutsal Kitap’taki pasajlar, kilise babalarına ait yazılar ve modern eserler üzerinden analiz yapılmıştır. Çalışmada ayrıca kuzunun sembolik anlamları, Hıristiyan teolojisinin temel doktrinleriyle ilişkilendirilerek irdelenmiştir. Böylece Agnus Dei’nin günahların bağışlanmasını sağlamasının yanı sıra Tanrı’nın egemenliğini ilan eden ve yaratılışı yeniden düzenleyen bir sembol olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca bu sembol, çağdaş teolojik yaklaşımlar (örneğin feminist, çevreci, postkolonyal, ekümenik ve psikanalitik yorumlar) çerçevesinde de ele alınarak güncel anlam katmanlarıyla birlikte değerlendirilmiştir.
Bu çalışmanın tasarlanması, yürütülmesi, verilerin değerlendirilmesi ve kaleme alınması dâhil olmak üzere tüm aşamalarında bilimsel araştırma ve yayın etiğine titizlikle riayet edilmiştir. Çalışmada doğrudan veya dolaylı olarak yararlanılan bütün kaynaklar eksiksiz, doğru ve usulüne uygun biçimde kaynakçada gösterilmiştir. Bu çalışma, herhangi bir yüksek lisans veya doktora tezinden üretilmemiştir. Daha önce sunulmuş bir bildiri, tebliğ veya sempozyum metnine dayanmamaktadır. Aynı şekilde çalışma, daha önce herhangi bir dergi, kitap, elektronik ortam veya başka bir mecrada yayımlanmamıştır. Araştırma sürecinde intihal, uydurma veri, çarpıtma veya etik dışı herhangi bir uygulamaya başvurulmamıştır. Çalışma özgün olarak hazırlanmış olup, etik ihlali teşkil edebilecek herhangi bir durum bulunmamaktadır. Yazar, yukarıda belirtilen hususları kabul ederek makalesini yayımlamaktadır.
Bu çalışma, kamu veya özel herhangi bir kurum, kuruluş ya da fon tarafından maddi veya kurumsal olarak desteklenmemiştir.
This study examines the symbol of Agnus Dei (Lamb of God), one of the fundamental figures of Christian symbolism, in the context of the doctrine of atonement. The doctrine of atonement centers on Christ's sacrifice as the mediating element between human sinfulness and divine grace. In the context of Christian theology, atonement is a central theological concept that combines God's justice and love for humanity, and this is embodied in the sacrifice of Jesus Christ on the cross. The doctrine of atonement contains many symbols. These include the cross, the blood of Christ, the crown, and the nails. These symbols have acquired intense theological and liturgical meanings through Christ's suffering, death, and resurrection on the cross, representing the cleansing of sin, the satisfaction of divine justice, and salvation. One of the important symbols that emphasizes the idea of salvation is the lamb. The symbol of the Lamb of God, referred to in Latin as Agnus Dei, is based on John the Baptist's statement in the Gospel of John (1:29) when he pointed to Jesus Christ and said, “Behold, the Lamb of God who takes away the sin of the world!” This statement emphasizes that Christ was presented as both a symbolic and functional sacrificial offering and as the ultimate means of removing humanity's debt of sin before divine justice. The study aims to analyze the theological, liturgical, and symbolic dimensions of this symbol in detail (sacrifice, ransom, satisfaction, purification, grace, new covenant, and victory and judgment). The study analyzes passages from the Holy Bible, writings of the Church Fathers, and modern works using literature review and text analysis methods. The study also examines the symbolic meanings of the lamb in relation to the fundamental doctrines of Christian theology. Thus, it is revealed that the Agnus Dei is not only a symbol of the forgiveness of sins, but also a symbol that proclaims God's sovereignty and reorders creation. Furthermore, this symbol has been examined within the framework of contemporary theological approaches (e.g., feminist, environmentalist, postcolonial, ecumenical, and psychoanalytic interpretations) and evaluated in conjunction with its current layers of meaning.
All stages of this study, including its design, implementation, evaluation of data, and writing, were conducted in strict accordance with the principles of scientific research and publication ethics. All sources directly or indirectly used in the study have been fully, accurately, and appropriately cited in the reference list. This study was not derived from any master’s or doctoral thesis. It is not based on any previously presented paper, conference presentation, or symposium contribution. Furthermore, the study has not been published previously in any journal, book, electronic platform, or any other medium. No practices such as plagiarism, data fabrication, falsification, or any other unethical behavior were employed during the research process. The study is original and does not involve any ethical violations. The author publishes this article by accepting the above-mentioned conditions.
This study was not financially or institutionally supported by any public or private organization, institution, or funding body.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hrıstiyanlık Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: 1 |
İhya Uluslararası İslam Araştırmaları Dergisi, 2017'den bu yana TR DİZİN ULAKBİM tarafından taranmaktadır.
![]()