This study reveals that the "National Gardens", which have been widely promoted in Turkey in recent years, function not only as environmental improvement projects but also as tools for producing symbolic and economic value in urban space. In particular, the language used in real estate advertisements for properties adjacent to these gardens indicates that such projects are represented as privileged spaces in real estate marketing discourse. In this context, the study aims to analyze the phenomenon of green gentrification through physical transformation, discursive representations, and linguistic strategies. The research used qualitative content analysis to examine 315 real estate listings containing the phrase "National Gardens" on the platform Sahibinden.com. The data were categorized around themes such as proximity to the national garden, view, accessibility, and prestige. The findings show that these public projects are commodified through marketing discourse and transformed into a valuation strategy that reinforces spatial discrimination in favor of certain social groups. Within the framework of Critical Urban Theory, the study suggests that regulatory measures should be implemented by local governments or central authorities to limit property-based commodification of public projects, and that these spaces should be promoted solely in terms of their service functions, in line with the principle of “equal accessibility for all”.
Green Gentrification National Gardens Urban Open-Green Space Real Estate Markets
Bu çalışma, Türkiye’de son yıllarda yaygınlaştırılan millet bahçelerinin yalnızca çevresel iyileştirme projeleri değil, aynı zamanda kentsel mekânda sembolik ve ekonomik değer üretme araçları haline geldiğini ortaya koymaktadır. Özellikle millet bahçelerine komşu konut ve arsa ilanlarında kullanılan ifadeler, bu projelerin gayrimenkul pazarlama dilinde ayrıcalıklı mekânlar olarak temsil edildiğini göstermektedir. Bu bağlamda çalışma, yeşil soylulaştırma olgusunu sadece fiziksel dönüşüm üzerinden değil, söylemsel temsiller ve dilsel stratejiler aracılığıyla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Sahibinden.com platformunda yer alan ve “millet bahçesi” ifadesi içeren 315 emlak ilanı, nitel içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Veriler, millet bahçesine yakınlık, manzara, ulaşım, prestij gibi temalar etrafında kategorize edilmiştir. Elde edilen bulgular, bu kamusal projelerin pazarlama söylemi içinde metalaştırıldığını, böylece belirli sosyal gruplar lehine mekânsal ayrımcılığı pekiştiren bir değerleme stratejisine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Eleştirel Kent Kuramı çerçevesinde; yerel yönetimlerin veya merkezi idarenin sorumluluğunda olan kamusal projelerde, mülkiyet temelli metalaşmayı sınırlayıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ve bu alanların, “herkes için eşit erişilebilirlik” ilkesi doğrultusunda yalnızca hizmet yönleriyle tanıtılmasının teşvik edilmesini önermektedir.
Yeşil Soylulaştırma Millet Bahçeleri Kentsel Açık-Yeşil Alan Gayrimenkul Piyasaları
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kentleşme Politikaları, Kentsel Politika |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 25 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 2 |