Sanayi Devrimi ile başlayan süreçte dünya sosyal, ekonomik ve siyasi olarak çok farklı dönüşümler yaşamıştır. Yeni ideolojilerin ortaya çıkması, sefalet, açlık, yüksek düzeyde yoksulluk, aile kurumunun zarar görmesi, salgın hastalıklar ve inançlara yönelik zayıflık birbirinden farklı birçok aktörü endişelere sürüklemiştir. Devletlerin yapısındaki değişimler, ortaya çıkan yeni sınıfların birbiri ile olan çatışması ve bu çatışmayı teşvik eden yeni ideolojiler aynı zamanda bu toplumsal sorunlardan beslenmiştir. Kilise de ortaya çıkan bu konjonktürde uzun bir süre boyunca sessiz kalmış ve herhangi bir yöne meyletmemiş ve rota çizmemiştir. Bu sessizliğin nihayete ermesi kilisenin hem kendi varlığının tehlikeye girmesi hem de dini inançların artık dini öğütler ve paradigmalar üzerinden kabul görmemesi üzerine olmuştur. 1891 tarihinde Rerum Novarum yani “yeni şeyler” ismiyle ilan edilen bu genelge içeriğinde işçilerin yaşadığı sefaleti ve sorunları işlemiş, sosyalizm ve kapitalizm gibi ideolojilere yönelik eleştirilerde bulunmuş ve ideal bir toplum inşa edilerek sorunların ortadan kaldırılması için çeşitli önerilerde bulunmuştur. Ancak detaylı incelendiğinde bu genelgenin tam anlamıyla kilisenin kendisine atfettiği yardımseverlik erdemi üzerinden gerçekleşmediği aynı zamanda kilisenin dini otorite olarak konumunu koruma amacı da taşıdığı görülmüştür.
The period initiated by the Industrial Revolution brought about profound social, economic, and political transformations worldwide. The emergence of new ideologies, widespread misery, hunger, high levels of poverty, the deterioration of the family institution, epidemics, and the weakening of religious beliefs generated significant concern among various actors. Changes in state structures, the conflicts between newly emerging social classes, and the ideologies that fueled these conflicts were, in turn, nourished by these societal issues. For an extended period, the Church remained silent in this new context, refraining from taking any particular stance or setting a clear direction. This silence finally came to an end as the Church’s existence was perceived to be under threat, and religious beliefs no longer commanded acceptance based solely on religious teachings and paradigms. In 1891, the encyclical Rerum Novarum, or “new things,” was issued, addressing the misery and challenges experienced by workers, offering critiques of ideologies such as socialism and capitalism, and proposing various recommendations for building an ideal society to eliminate these issues. However, upon closer examination, it is evident that this encyclical was not solely driven by the virtue of charity, as attributed by the Church itself, but also aimed to preserve the Church’s position as a religious authority.
Labor History Industrial Revolution Catholic social teaching
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 6 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.24988/ije.1628772 |
| IZ | https://izlik.org/JA58MT47DS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 41 Sayı: 1 |
İzmir İktisat Dergisi
TR-DİZİN, DOAJ, EBSCO, ERIH PLUS, Index Copernicus, Ulrich’s Periodicals Directory, EconLit, Harvard Hollis, Google Scholar, OAJI, SOBIAD, CiteFactor, OJOP, Araştırmax, WordCat, OpenAIRE, Base, IAD, Academindex
tarafından taranmaktadır.
Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınevi Web Sitesi
https://kutuphane.deu.edu.tr/yayinevi/
Dergi İletişim Bilgileri Sayfası
https://dergipark.org.tr/tr/pub/ije/contacts
İZMİR İKTİSAT DERGİSİ 2022 yılı 37. cilt 1. sayı ile birlikte sadece elektronik olarak yayınlanmaya başlamıştır.