Nabokov’un Rusça öykülerinde ölüm olgusu
Öz
V.V. Nabokov (1899-1977) tüm dünyanın yakından tanıdığı Rus asıllı göçmen bir yazardır. Nabokov Rusya’daki Bolşevik rejiminden sonra genç yaşta anavatanını terk etmek zorunda kalır ve bir daha Rusya’ya geri dönmez. Hayatını Avrupa’nın değişik şehirlerinde ve Amerika’da devam ettiren ünlü yazar ilk eserleri olan öykülerinde ölüm olgusu üzerinde özellikle durur. Sanatçının bu eserlerinde resmettiği kahramanlar çoğunlukla göçmenler, evlerinden ayrılmış ve ezilmiş insanlar, gerçekle hayal dünyası arasına sıkışmış karakterlerdir. Böyle acınası kaderleri olan kahramanların tek çıkış yolu ise ölümdür. Nabokov için ölüm bir yok oluş değil, bilinmeyen yeni bir hayata başlangıçtır. Sanatçı bu eserlerinde ölümün amacına ve uhrevi boyutuna değinmekten kaçınır. Bu bildirimizde Nabokov’un 1924 ve 1925 yıllarında kaleme aldığı Rusça öykülerinde ölüm olgusunun yerine değindik.
Anahtar Kelimeler
Ayrıntılar
Birincil Dil
İngilizce
Konular
-
Bölüm
Konferans Bildirisi
Yazarlar
Yayımlanma Tarihi
1 Temmuz 2015
Gönderilme Tarihi
1 Nisan 2015
Kabul Tarihi
1 Temmuz 2015
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2015 Cilt: 1 Sayı: 3
Cited By
Nabokov and “The Luzhin Defense”: playing life with chess pieces
International Journal of Social Sciences and Education Research
https://doi.org/10.24289/ijsser.425263
