Bu çalışmanın amacı, not otalaması yüksek olmasına rağmen merkezi yerleştirme sınavında başarısız olan öğrencilerin başarısızlık nedenlerini öğretmen görüşleri üzerinden belirlemektir. Fenomenoloji deseni kullanılarak gerçekleştirilen çalışmanın evrenini Kırşehir ilindeki ortaokul öğretmenleri oluşturmakta, örneklem ise Kırşehir ve Çiçekdağı ilçesindeki 10 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından oluşturulan 5 sorudan oluşan bir görüş formu kullanılmıştır. Öğretmenlerden alınan demografik bilgiler arasında cinsiyet, eğitim düzeyi, mesleki kıdem, yaş ve branş yer almaktadır. Elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniğiyle incelenmiştir. Öğretmen görüşlerinde yanlış çalışma yöntemleri ve ezbere dayalı alışkanlıkların sınav performansını olumsuz etkilediği vurgulanmaktadır. Elde edilen verilere göre yanlış çalışma teknikleri ve ezbere dayalı alışkanlıklar, sınav performansını olumsuz etkileyen önemli faktörlerdir. Psikolojik etmenler, özellikle sınav kaygısı ve yetersiz veli desteği de başarısızlık nedenleri arasında yer almaktadır. Ayrıca, müfredat ve sınav konularının uyuşmazlığı, öğrencilerin dezavantajlı duruma düşmesine sebep olmaktadır. Öğrencilerin konu tekrarı yaparak bilgi pekiştirmesi ve teknolojiyi doğru kullanması güçlü yönler arasında gösterilmektedir. Ancak zayıf yönler olarak sosyal ilişkilerin sorunlu kurulması, özgüven eksikliği ve kalabalık sınıf ortamları belirtilebilir. Ayrıca, stresin motivasyonu düşürmesi ve okullarda kaygı yönetimi desteğinin yetersiz kalması da önemli sorunlardır. Öğretmenlerden elde edilen yanıtlara dayanarak iki tema ve altı kod belirlenmiştir. Bazı öğretmenler müfredatın merkezi sınavlarla uyumlu olduğunu düşünürken, diğerleri mevcut programların bu sınavlara uygun olmadığını belirtmektedir. Açık uçlu değerlendirmelerin yeterli hazırlık sağlamadığı, farklı okul türlerinden öğrencilerin aynı sınavda değerlendirilmesinin adaletsiz olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, merkezi sınavlarda bilgi tabanlı soru sayısının artırılması gerektiği; dilbilgisi kazanımlarının yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Bazı öğretmenler beceri temelli soruların okul içi değerlendirmeyi ve merkezi sınavları daha uyumlu hale getirdiğini belirtse de çoğunluğu iki sistemin yeterince örtüşmediğini değerlendirmiştir. Okul içi sınavlar daha çok ezber bilgisi gerektirirken, merkezi sınavların analiz ve yorumlama becerileri isteği nedeniyle öğrencilerin hazırlık sürecini zorlaştırdığı ifade edilmiştir. Ayrıca, mevcut sınav sisteminin tüm öğrenci seviyelerine hitap etmediği ve bazı öğrencileri dezavantajlı duruma soktuğu eleştirilmiştir. Son soru için verilen yanıtlar iki ana tema altında toplanmıştır: kaygı yönetiminde başarılı olan ve başarısız olan öğrenciler. Başarılı öğrencilerin düşük kaygı seviyeleri ve etkili sınav stresi yönetimi ile başarılı sonuçlar elde ettikleri belirtilmiştir. Bu gruptaki öğrenciler süreçleri verimli geçirmekteyken, kaygı yönetiminde başarısız olan öğrencilerin sınav sonuçlarının olumsuz etkilendiği vurgulanmıştır. Öğretmenler, öğrencilerin kaygıyla başa çıkabilmeleri için destek mekanizmalarının önemine dikkat çekmiş ve akran ilişkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, rehberlik hizmetlerinin motivasyonu artırma ve kaygı azaltma konusundaki rolü önemsenmiştir. Öğrencilerin sınav sonrası pişmanlık yaşamamaları için bu hizmetlerin artırılmasına ihtiyaç duyulmuştur; bu bağlamda, birçok katılımcı kaygı yönetimi konusunda önceden bilinçlendirilmenin gerekliliğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, öğrencilerin %43,75'i yüksek okul başarılarına rağmen sınavda başarısız olmuştur.
Başarısızlık nedenleri Okul başarısı Öğretmen görüşleri Sınav başarısı.
Çalışmanın tüm süreçlerinin araştırma ve yayın etiğine uygun olduğunu, etik kurallara ve bilimsel atıf gösterme ilkelerine uyduğumu beyan ederim.
Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
The aim of this study is to examine the reasons behind the failure of students who, despite having high school grades, demonstrate low performance in central examinations, based on teachers’ perspectives. The research employed a phenomenological design, one of the qualitative research approaches. The population of the study consisted of all middle school teachers working in Kırşehir province, while the sample comprised 10 teachers working in Kırşehir city center and the Çiçekdağı district. As a data collection tool, a semi-structured interview form consisting of five questions developed by the researchers was used, and teachers were additionally asked to provide demographic information regarding gender, educational level, seniority, age, and subject field.
The data were analyzed using descriptive analysis. According to the teachers’ views, students’ exam failures are associated with ineffective study habits, rote-based learning, high levels of test anxiety, insufficient family support, and misalignment between the curriculum and exam content. In contrast, students’ emphasis on reviewing course content and their effective use of technology were identified as strengths. However, lack of self-confidence, problems in social relationships, and overcrowded classrooms emerged as additional factors that exacerbated failure.
The findings of the study indicate that a remarkable proportion (43.75%) of students with high school achievement nevertheless failed in central examinations. Teachers particularly emphasized the need for improvements in anxiety management, test-taking strategies, guidance support, and alignment between curriculum and examinations. It is anticipated that the findings of this study will contribute both to the development of educational policies and to the design of supportive programs targeting students.
I declare that all stages of the study comply with research and publication ethics, and that I have adhered to ethical guidelines and principles of scholarly citation.
Ahi Evran University Institute of Social Sciences
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme (Diğer), Eğitimde Program Değerlendirme |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 18 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 14 Sayı: 2 |
*