Bu araştırma makalesi, yapay zekânın sanat alanındaki rolünü, köklü klasik
estetik kuramlarından çağdaş eleştirel yaklaşımlara uzanan bir perspektifte ele
almaktadır. Yapay zekâ sanatının sanatsal niteliği, ontolojik geçerliliği ve
yaratıcı süreçteki özgün konumuna dikkat çekilmektedir. Platon
perspektifinden bakıldığında bu tür üretimler, ideal gerçekliğin değersiz birer
taklidi olarak tanımlanırken; Aristoteles perspektifinden bakıldığında biçimsel
çeşitliliği kabul etmekle birlikte etik yönelim ve bilinçli bir irade eksikliğinin
altı çizilmektedir. Schiller yaklaşımı ile sanatsal yaratımın temelinde yatan
özgürlük ve oyun içgüdüsü yapay zekâda bulunmadığından bu alanda yeterlik
sorunu ortaya çıkmaktadır. Croce açısından bir yaklaşım ile yapay zekânın,
sanatın kaynağı olan sezgi ve içsel deneyimden yoksun olması gerekçesi ile bu
üretimlerin sanat kategorisine dâhil olup olmadığı tartışması belirmektedir.
Modern düşünürlerden Adorno’ya göre, yapay zekâ sanatı özerklik ve hakikat
içeriği bağlamında; Heidegger açısından, yapay zekânın nihayetinde
teknolojik bir araç olma sınırlarını vurgulama ve Benjamin’e göre ise bu
üretimlerin otantik varoluşun ifadesi olan "aura" mahrumiyeti bakımından ele
alınmıştır. Sonuç olarak, yapay zekâ sanatı, insan-makine işbirliğine dayalı
yepyeni estetik paradigmaların doğuşuna zemin hazırlayan çok boyutlu bir
felsefi tartışmayı tetiklemektedir.
This research article examines the role of artificial intelligence in the field of
art from a broad perspective that spans from established classical aesthetic
theories to contemporary critical approaches. It highlights the artistic quality,
ontological validity, and unique position of AI in the creative process. While
through the lens of Plato’s perspective, I perceive such productions as inferior
imitations of ideal reality; from Aristotle’s viewpoint, this study explores the
lack of ethical orientation and conscious despite the formal diversity of AIgenerated works. According to Schiller, since artificial intelligence lacks the
freedom and play instinct that underlie artistic creation, a question of adequacy
arises in this domain. From Croce’s standpoint, the debate centers around
whether these productions can be classified as art, given AI’s lack of intuition
and inner experience the core sources of art. Among modern thinkers, Adorno
critiques AI art in terms of autonomy and truth content; Heidegger underscores
the technological instrumentality of AI; and Benjamin approaches the issue
from the perspective of the absence of "aura," the expression of authentic
existence. In conclusion, AI art triggers a multidimensional philosophical
debate and lays the groundwork for the emergence of entirely new aesthetic
paradigms based on human-machine collaboration.
Artificial Intelligence Aesthetics Philosophy of Art Art Theories
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Resim |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 10 |