Abdullah b. Mes’ûd, Peygamber’in (s.a.s.) yanında uzun süre bulunmuş ve onun ağzından yetmiş sûre almıştır. Kendisi vahyi yazmış, Kur’an’ı, tefsiri ve dini hükümleri insanlara öğretmiştir. Bize intikal eden kıraatleri ise zaman zaman mütevatir sahih kıraatlerden farklılık göstermektedir. Bu makale Abdullah b. Mes’ûd’un (r.a.), Hz. Osman (r.a.) döneminde gerçekleştirilen Kur’ân’ın cem‘edilmesi sürecindeki tutumunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Zira İbn Mes’ûd, İmam Mushafı konusunda sahabenin çoğunluğuyla hemfikir olmuş, ömrünün sonuna kadar bu Mushafla insanlara Kur’an öğretmiştir. On kıraat imamından dördünün isnad zincirleri İbn Mes'ûd’a dayanmaktadır ve bu kıraatlerin tamamı Osman Mushafıyla uyumludur. Araştırma, İbn Mes'ûd Mushafı ile Osman Mushafı arasındaki metinsel farkları ele almaktadır. Çalışmada İbn Mes’ûd’un Hz. Osman dönemindeki Mushaf cem‘i sürecindeki yaklaşımı tarihsel yöntemle incelenmiş, Mushaflar arasındaki ayet farklılıklarını tespit etmek için istikra (tümevarım) yöntemi, iki Mushaf arasındaki farkların analizinde ise betimleyici-analitik yöntem kullanılmıştır. Yapılan araştırma ve değerlendirmeler sonucunda, iki Mushaf arasındaki başlıca farklar tespit edilmiştir. Abdullah b. Mes’ûd’un kıraati, çoğunlukla mütevatir kıraatin açıklayıcısı ve yorumlayıcısı niteliğindedir. Örneğin Maide Sûresi 38. ayette geçen ‘فَاقْطَعُوا أَيْدِيَهُمَا’ (ellerini kesin) ifadesi, İbn Mes'ûd Mushafında ‘sağ elleri’ olarak belirginleştirilmiş ve hırsızlık cezasının uygulanacağı elin tayininde açıklık kazandırılmıştır. Bazı ayetler, müteşabih ifadeleri açıklayıp açıklık sağlamaktadır; Âl-i İmrân 7. ayette geçen ‘وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلَّا اللَّهُ’ ifadesi, İbn Mes'ûd Mushafında ‘وَإِنْ حَقِيقَةُ تَأْوِيلِهِ إِلَّا عِنْدَ اللَّهِ’ şeklindedir ve te’vilin sadece Allah’a ait olduğunu belirtmektedir. Diğer bazı ayetler ise mücmel ya da genel ifadeleri detaylandırmakta ve açıklık kazandırmaktadır. İbn Mes’ûd Mushafındaki bazı kıraatler, anlam bakımından mütevatir kıraatle eşdeğer olup lafız ya da yapı bakımından farklıdır. Bu, Arapçanın zengin eşanlamlı kelime yapısıyla uyumludur. Örneğin Kalem Sûresi 51. ayette geçen ‘لَيُزْلِقُونَكَ’ kelimesi İbn Mes'ûd Mushafında ‘لَيُزْهِقُونَكَ’ olarak yer almaktadır. Kırrat farklılıkları bazen atıf harfleri, pekiştirme edatları, şart edatları gibi dil unsurlarında artma ya da eksilme şeklindedir; bazen de kelime sıralamasında yer değişikliği söz konusudur. Örneğin Âl-i İmrân 156. ayette geçen ‘وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ’ ifadesi, İbn Mes'ûd Mushafında ‘وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ’ şeklindedir. Fiil çekimlerinde de geçmiş, şimdiki zaman ya da emir kipleri arasında farklılıklar mevcuttur. Örneğin ‘يَقْتُلُونَ’ (öldürüyorlar) yerine ‘قَاتِلُوا’ (öldürün) kullanılmıştır. Aynı şekilde etken-edilgen fiil kullanımı (تُقْبَلُ / تَتَقَبَّلُ) ve tekil-ikil-çoğul ayrımları da mevcuttur. En'âm 71. ayette geçen ‘ٱلشَّيَاطِينُ’ (şeytanlar) ifadesi, İbn Mes'ûd Mushafında tekil hâlde ‘الشَّيطان’ olarak geçmektedir. Bazı ayetlerde mütevatir kıraatin anlamı pekiştirilmiş olup, örneğin Haşr 14. ayette geçen ‘وَقُلُوبُهُمْ شَتَّى’ ifadesi, İbn Mes'ûd Mushafında ‘أَشَتّ’ olarak geçmektedir. Bazı farklılıklar ise yeni anlamlar katmakta ancak mütevatir kıraatle çelişmemektedir. Örneğin ‘والنُّجومُ مُسَخَّرَاتٌ’ ve ‘والرِّياحُ مُسَخَّرَاتٍ’ ifadeleriyle yıldızların ve rüzgârların Allah’ın emrine amade kılındığı vurgulanmaktadır. Yine, ‘فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَكْهَرْ’ ayetinde geçen ‘تَكْهَرْ’ kıraati, yetime karşı surat asmamayı, onu güler yüzle karşılamayı ifade ederken; mütevatir kıraatteki ‘تَقْهَرْ’ ise onu ezmemeyi, zulmetmemeyi emretmektedir. Her iki kıraat de yetime iyilikte bulunma mesajını vermektedir. Çalışmada her kıraat türüne dair pek çok örneğe yer verilmiş, sonuç olarak İbn Mes'ûd Mushafı ile Osman Mushafı arasındaki farkların, sahih yedi harf kapsamında yer aldığı; bu harflerin mânâsının ne olduğu konusunda âlimler arasında farklı görüşler bulunmakla birlikte, Allah Resûlü’nün ümmetine kolaylık sağlamak ve merhamet etmek maksadıyla bu çeşitliliğe izin verdiği ve ‘فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ’ (el-Müzemmil 73/20) ayetiyle de buna işaret edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kıraat Kuran Osman Mushafı Abdullah ibn Mes'ûd Mushafı Kıraat Farklılıkları
Abdullah b. Masʿūd spent a long period in the company of the Prophet (peace be upon him) and received seventy sūrahs directly from his lips. He served as a scribe of revelation and taught people the Qurʼān, its exegesis, and religious rulings. However, the readings transmitted from him occasionally differ from the established mutawātir canonical readings. This article aims to examine the stance of Abdullah b. Masʿūd (may God be pleased with him) during the compilation of the Qurʼān in the caliphate of ʿUthmān (may God be pleased with him). Ibn Masʿūd ultimately concurred with the majority of the Companions regarding the Imām Mushaf and continued to teach the Qurʼān to people using this codex until the end of his life. The chains of transmission for four of the ten canonical reading imams trace back to Ibn Masʿūd, and all of these readings are consistent with the ʿUthmānī codex. This study addresses the textual differences between the codex of Ibn Masʿūd and that of ʿUthmān. Using historical methodology, it examines Ibn Masʿūd’s approach during the ʿUthmānī compilation. An inductive method is employed to identify verse-level differences between the two codices, while a descriptive-analytical approach is used to assess these differences.The research identifies several key distinctions between the two codices. Ibn Masʿūd’s readings generally serve to clarify or interpret the mutawātir reading. For example, in Sūrat al-Māʾidah 5/38, the phrase ‘فَاقْطَعُوا أَيْدِيَهُمَا’ [cut off their hands] appears in Ibn Masʿūd’s codex as “their right hands,” thereby specifying the limb to which the penalty applies. Some readings elucidate ambiguous expressions: in Āl ʿImrān 3/7, the phrase ‘وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلَّا اللَّهُ’ [none knows its interpretation except God] appears in Ibn Masʿūd’s codex as ‘وَإِنْ حَقِيقَةُ تَأْوِيلِهِ إِلَّا عِنْدَ اللَّهِ’ emphasizing that the true interpretation belongs solely to God. Other readings elaborate concise or general expressions. Some variants in Ibn Masʿūd’s codex are semantically equivalent to the mutawātir reading but differ in wording or structure, consistent with Arabic’s rich synonymy. For instance, in Sūrat al-Qalam 68/51, the verb ‘لَيُزْلِقُونَكَ’ appears as ‘لَيُزْهِقُونَكَ’. Differences also occur in conjunctions, particles of emphasis or condition, and changes in word order. In Āl ʿImrān 3/156, the phrase ‘وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ’ [and God is Seeing of what you do] appears in Ibn Masʿūd’s codex as ‘وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ’. Verb forms likewise vary between past, present, and imperative, such as qātilū (kill/fight!) in place of yaqtulūn (they kill). Alternation between active and passive forms (e.g., (تُقْبَلُ / تَتَقَبَّلُ)) and singular versus plural (e.g., ‘ٱلشَّيَاطِينُ’ [devils] as ‘الشَّيطان’ [the devil] in al-Anʿām 6/71 also appears. Some variants reinforce the meaning of the mutawātir reading. For example, in al-Ḥashr 59/14, the phrase ‘وَقُلُوبُهُمْ شَتَّى’ [their hearts are divided] appears as ‘أَشَتّ’, intensifying the sense of disunity. Other variants introduce additional nuance without contradicting the canonical reading, such as ‘والنُّجومُ مُسَخَّرَاتٌ’ [and the stars are subjected] and ‘والرِّياحُ مُسَخَّرَاتٍ’ [and the winds are subjected], emphasizing God’s dominion. Similarly, in al-Ḍuḥā 93/9, the reading ‘تَكْهَرْ فَلَا’ conveys “do not frown at the orphan,” complementing the mutawātir ‘فَلَا تَقْهَرْ’ [do not oppress him]; both express a directive of kindness. The study presents numerous examples of such reading categories and concludes that the differences between the codex of Ibn Masʿūd and the ʿUthmānī codex fall within the scope of the authentic seven aḥruf. Although scholars differ regarding the precise meaning of these aḥruf, the Prophet permitted this variation as an act of mercy and facilitation for the community—an allowance alluded to in the verse ‘فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ’ [recite whatever is easy for you of it] (al-Muzzammil 73/20).
Readings Qurʼān Uthmanic Mushaf Abdullah ibn Masʿūd's Mushaf Qirāʾāt Differences
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kuran-ı Kerim Okuma ve Kıraat |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 22 |
İlahiyat Akademi Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.