Bu çalışma, Afrika’da kolonyal dönemde çizilen yapay sınırların, etnik grupların mekânsal dağılımı üzerindeki dönüştürücü etkisini ve bu sınırların sınıraşan etnik gruplar bağlamında siyasal çatışmalara nasıl zemin hazırladığını incelemektedir. 1884-1885 Berlin Konferansı’nda etnik, dilsel ve kültürel bütünlükler gözetilmeden çizilen sınırlar sonucunda Afrika’da birçok etnik grup birden fazla devlet arasında bölünmüştür. 1964’te Afrika Birliği Örgütü’nün benimsediği uti possidetis juris ilkesiyle yapay sınırlar korunmuş ve parçalanmış etnik topluluklar günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Vaka analizi olarak seçilen Bakongolar Angola ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yaşayan sınıraşan etnik topluluktur. Bu bağlamda Bakongoların siyasal dışlanma deneyimleri, kaynaklara erişimdeki eşitsizlik algıları ve etnik mobilizasyon pratikleri üzerinden, çatışmalarda nasıl konumlandıkları ve hangi stratejileri benimsedikleri analiz edilmektedir. Sonuçta, Angola’daki Bakongolar siyasal dışlanma deneyimleri ve kaynaklara erişimdeki eşitsizlik algısıyla güçlü bir mobilizasyon geliştirirken, DRC’deki Bakongoların daha sınırlı bir siyasal hareketlilik göstermesi, aynı etnik topluluğun farklı devlet bağlamlarında çatışmalara katılımının farklı şekillerde biçimlendiğini ortaya koymaktadır.
Sınıraşan etnik gruplar Bakongo Angola Demokratik Kongo Cumhuriyeti (KDC) Çatışma dinamikleri.
This study examines how artificial borders drawn during the colonial period in Africa transformed the spatial distribution of ethnic groups and laid the groundwork for political conflicts involving transboundary ethnic groups. The borders drawn at the 1884-1885 Berlin Conference disregarded ethnic, linguistic, and cultural integrity, resulting in the division of many African ethnic groups among multiple states. The uti possidetis juris principle, adopted by the Organization of African Unity in 1964, preserved these borders, and fragmented ethnic communities have continued to exist today. This study analyzes the Bakongo's experiences with political exclusion, perceptions of inequality in access to resources, and practices of ethnic mobilization to understand how they position themselves in conflicts and what strategies they adopt. Relying on a comparative case study design, the research employs qualitative data and secondary sources to analyze the Bakongo community, which spans Angola and the Democratic Republic of the Congo. Ultimately, the Bakongo in Angola demonstrate strong mobilization based on their experiences of political exclusion and perceptions of unequal access to resources. In contrast, the Bakongo in the DRC exhibit more limited political mobilization, revealing that the participation of the same ethnic community in conflicts varies depending on the state context. This contrast highlights how state context mediates the impact of colonial border legacies on ethnic conflict dynamics, contributing insights to debates on postcolonial boundaries and conflict formation in Africa.
Trans-border Ethnic Groups Bakongo Angola Democratic Republic of Congo (DRC) Conflict Dynamics.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Afrika Çalışmaları |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 17 |
This work licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.
Please click here to contact the publisher.