Çocuk haklarına ilişkin gelişmeler, ana ve babanın çocuk üzerinde icra edebileceği hareketlerin sınırlanması sonucunu doğurmuştur. Böylece tedip hakkının sınırları ve hatta varlığı tartışmalı hale gelmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda tedip hakkını düzenleyen ayrı bir hüküm bulunmamaktadır ve bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra tedip hakkına ilişkin farklı görüşler ileri sürülmüştür. Ceza hukukundaki görüş ayrılığı ise kasten yaralama suçunu oluşturan ve bedensel ceza olarak nitelendirilen hareketlerin tedip hakkı kapsamında kalıp kalmadığı noktasında yoğunlaşmaktadır. Ana ve baba tarafından uygulanan bedensel cezaların tedip hakkı kapsamında kaldığı kabul edilecek olursa kasten yaralama suçu bakımından tipik olan hareketlerin hukuka uygun olduğu, aksi kabul halinde ise bedensel cezaların kasten yaralama suçunu oluşturduğu sonucuna varılacaktır. Her iki kabulün de hem ceza hukukunda hem de özel hukukta pek çok sonuç doğurması, söz konusu mesele için çok yönlü bir değerlendirmeyi gerekli kılar. Meselenin kapsamlı şekilde ele alındığı bu çalışmada, Alman ve İsviçre hukukundaki düzenlemeler ve görüşler ile uluslararası sözleşmelerdeki düzenlemelere de yer verilmiştir. Sonuç olarak ise tedip hakkının basit bedensel cezaları da kapsadığı ve kasten yaralama suçu bakımından bir hukuka uygunluk nedeni olabileceği görüşü savunulmuştur.
Tedip hakkı kasten yaralama bedensel ceza velayet hakkın kullanılması
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Eylül 2024 |
| Kabul Tarihi | 20 Şubat 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 1 |