Tarihi İpek Yolu’nun, modern ticaret ve enerji koridorları olarak yeniden canlanması, Avrasya’daki jeopolitik ve ekonomik dinamikleri dönüştürmüştür. Bu makale, geleneksel doğu-batı ticaret yollarına stratejik bir alternatif sunan Orta Koridor’a odaklanarak, Türkiye’nin Türk Devletleri Birliği çerçevesinde giderek artan rolünü incelemektedir. Türkiye’nin altyapı yatırımları, diplomatik girişimleri ve enerji ortaklıklarını ele alan çalışma, ülkenin Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya arasındaki bağlantıyı güçlendirmedeki etkisini vurgulamaktadır. Araştırma, Türkiye'nin kıtalararası enerji projelerindeki önemli rolünü incelemekte ve Türkiye'yi doğu-batı bağlantısında bir mihenk taşı olarak konumlandırmaktadır. Ayrıca, Orta Koridor'un genişlemesinin jeopolitik ve ekonomik sonuçlarını inceleyerek Türkiye'nin Orta Asya'daki Türk devletleriyle stratejik ortaklığını güçlendirirken rekabet halindeki küresel çıkarları dengeleme kabiliyetini değerlendirmektedir. Değişen küresel güç dinamikleri karşısında bu çalışma, Orta Koridor'un sadece Türkiye'nin vazgeçilmez bir Avrasya aktörü olarak rolünü güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda bölgesel ticaret, enerji güvenliği ve çok kutuplu yönetişim yapılarını yeniden tanımladığını savunmaktadır. Çalışma, Türkiye'nin Türk Devletleri Birliği içindeki liderliğinin 21. yüzyılın jeopolitik mimarisini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
The revival of the historic Silk Road as modern trade and energy corridors has transformed the geopolitical and economic dynamics of Eurasia. This article examines Türkiye’s growing role within the Union of Turkic States, focusing on the Central Corridor, which offers a strategic alternative to traditional east-west trade routes. By analysing Türkiye’s infrastructure investments, diplomatic initiatives and energy partnerships, the study highlights the country’s influence in strengthening connectivity between Europe, the Caucasus and Central Asia. The research examines Türkiye’s important role in transcontinental energy projects and positions Türkiye as a cornerstone of East-West connectivity. It also examines the geopolitical and economic implications of the Central Corridor’s expansion and assesses Türkiye’s ability to balance competing global interests while strengthening its strategic partnership with Turkic states in Central Asia. In the face of changing global power dynamics, this study argues that the Central Corridor not only reinforces Türkiye’s role as an indispensable Eurasian actor, but also redefines regional trade, energy security and multipolar governance structures. The study provides a comprehensive analysis of how Türkiye’s leadership within the Union of Turkic States is reshaping the geopolitical architecture of the 21st century.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Türk Dünyası Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 14 Sayı: 2 |