Günümüzde sınır aşan yatırımların artması, üretim süreçlerinin uluslararası nitelik kazanması ve bireylerin siyasi, ekonomik ya da sosyal nedenlerle ülkeler arası ilişkilerinin yoğunlaşması, milletlerarası özel hukukun birçok alanında olduğu gibi, iş hukuku bakımından da yeni ve karmaşık sorunları gündeme getirmiştir. Bu gelişmelerin doğal sonucu olarak, bireylerin birden fazla ülkeyle bağlantılı özel hukuk ilişkileri daha girift ve çözümü güç hale gelmektedir. Söz konusu karmaşıklığın en dikkat çekici yönlerinden biri, milletlerarası unsurlu iş sözleşmelerine uygulanacak hukukun belirlenmesi, yani kanunlar ihtilâfı sorunudur. Bu alan, küreselleşen ekonomik ilişkiler ve artan iş gücü hareketliliği bağlamında giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
İş ilişkilerinde görülen çeşitlilik ve dinamik yapı, mevcut bağlama kurallarının yeterliliğini sorgulatmakta ve yeni çözüm yollarının tartışılmasını gerekli kılmaktadır. Zira uygulamada karşılaşılan temel sorunlardan biri, hangi hukukun uygulanacağı kadar, uygulanan hukukun işçinin –yani sözleşmenin zayıf tarafının– korunmasını ne ölçüde sağladığıdır. Bu nedenle, sınır aşan iş sözleşmelerinde uygulanacak hukuk kurallarının, sadece taraflar arasındaki dengeyi değil, aynı zamanda emek hakkının uluslararası düzeyde korunmasını da gözetmesi gerektiği; hem doktrinde hem de ulusal ve uluslararası yargı kararlarında geniş biçimde tartışılmaktadır.
In today’s world, the rise of cross-border investments, the internationalization of production processes, and the intensification of individuals’ political, economic, and social relations across countries have brought about new and complex issues in many areas of private international law, including labor law. As a natural consequence of these developments, private legal relationships involving individuals connected to more than one country have become increasingly intricate and difficult to resolve.
One of the most striking manifestations of this complexity is the issue of determining the applicable law in employment contracts with international elements—commonly referred to as conflict of laws. This issue has gained growing importance in the context of globalized economic relations and increased labor mobility. The diversity and dynamic nature of modern employment relationships call into question the adequacy of existing choice-of-law rules and necessitate the discussion of new solutions. In practice, one of the main concerns is not only which law is to be applied, but also to what extent the applicable law ensures the protection of the employee, who is typically the weaker party in the contractual relationship.
Therefore, the legal rules governing cross-border employment contracts must consider not only the balance between the parties but also the protection of labor rights at an international level—a matter that has been widely debated in both academic doctrine and national and international case law.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Ağustos 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 1 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 16 Sayı: 2 |