AYRIMCILIK YASAĞININ İSTİSNASI OLARAK POZİTİF EYLEM KAVRAMI: AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ VE ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI BAĞLAMINDA BİR İNCELEME
Öz
Temel hak ve hürriyetlerden yararlanma sırasında, kişiler arasında var olan fiili eşitsizlikleri ortadan kaldırmak amacıyla alınan önlemler, ayrımcılık yasağının istisnası olarak kabul edilmektedir. Bu önlemler, gerçek anlamda eşitliğin sağlanmasının anahtarıdır. Kişilerin yaş, cinsiyet, engellilik, hamilelik, cinsel yönelim vb. sebeplerle, sahip oldukları hak ve hürriyetlerden yararlanmaları zorlaştığında ya da imkânsız hale geldiğinde, devletlerin birtakım yükümlülükleri ortaya çıkmaktadır. Bu yükümlülüklerin en genel ifadesi olarak, pozitif eylemler kavramı karşımıza çıkmaktadır. Doktrinde, pozitif eylem kavramından ziyade, pozitif ayrımcılık kavramına daha sık rastlanmaktadır. Bununla birlikte, ayrımcılık kavramının taşıdığı negatif anlam dolayısıyla, çalışmamızda pozitif eylem kavramını kullanmayı tercih ediyoruz.
Pozitif eylemlere ilişkin düzenlemelere, ayrımcılık yasağının yer aldığı madde metninde rastlanmaktadır. Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin 14. maddesi ve Anayasamızın 10. maddesinde, fiili eşitliği sağlamaya yönelik pozitif hukuki düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemelerin yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatlarıyla, insan haklarının korunması için dezavantajlı gruplar lehine önlemler alınmasının meşruiyeti ortaya koyulmuştur. Çalışmamızda dezavantajlı gruplar lehine alınacak önlemlerin içeriği, bir başka ifadeyle, pozitif eylem kavramı ve bu önlemlere ilişkin ulusal ve evrensel yaklaşım karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.
Anahtar Kelimeler
Pozitif eylem, Ayrımcılık yasağı, Pozitif ayrımcılık, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa
THE CONCEPT OF POSITIVE ACTION AS AN EXCEPTION TO THE PROHIBITION OF DISCRIMINATION: AN ANALYSIS IN THE CONTEXT OF THE JUDGMENTS OF THE EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AND THE CONSTITUTIONAL COURT
Öz
Measures taken to eliminate de facto inequalities among individuals in the exercise of fundamental rights and freedoms are considered exceptions to the prohibition of discrimination. These measures are key to achieving true equality. When individuals face
difficulties or become unable to benefit from their rights and freedoms due to reasons such as age, gender, disability, pregnancy, or sexual orientation, states are obliged to take certain actions. The concept of positive action emerges as the most general expression of these obligations. In legal doctrine, the term "positive discrimination" is more frequently encountered than "positive action." However, due to the negative connotation associated with the term "discrimination," we prefer to use "positive action" in our study.
Provisions regarding positive actions are often found within the same articles that prohibit discrimination. In this context, Article 14 of the European Convention on Human Rights (ECHR) and Article 10 of the Turkish Constitution include positive legal arrangements aimed at ensuring substantive equality. Alongside these provisions, the jurisprudence of the European Court of Human Rights (ECtHR) and the Constitutional Court of Turkey (AYM) has established the legitimacy of measures taken in favor of disadvantaged groups to protect human rights. This study will comparatively examine the content of the measures to be taken in favor of disadvantaged groups—in other words, the concept of positive action—and both national and international approaches to these measures.
Anahtar Kelimeler
Positive action, Prohibition of discrimination, Positive discrimination, European Convention on Human Rights, Constitution