DOES THE PROHİBİTİON ON FİLİNG A LAWSUİT UNDER ARTİCLE 18/5 OF THE LAW ON MEDİATİON İN CİVİL DİSPUTES PRECLUDE THE EXAMİNATİON OF THE REQUEST FOR ANNULMENT OF A MEDİATİON SETTLEMENT AGREEMENT AS A PRELİMİNARY ISSUE İN A LAWSUİT CONCERNİNG THE AGREED MATTERS?
Öz
Pursuant to Article 18/5 of the Law on Mediation in Civil Disputes, where the parties reach a settlement at the conclusion of a mediation process, no action may be brought by the parties in respect of the matters agreed upon. However, it is acknowledged that this provision does not impose an absolute bar to litigation, as a party may file a claim alleging that the settlement agreement is forged, invalid, or subject to annulment due to a defect in consent. Nonetheless, in practice, uncertainty arises as to whether such allegations may be examined as a preliminary issue within a lawsuit filed concerning the agreed matters. In certain decisions of the Court of Cassation (Yargıtay) and in some dissenting opinions, it has been asserted that these allegations cannot be addressed as a preliminary issue in an action concerning the agreed matters. According to this approach, the party must first initiate a separate action specifically challenging the settlement agreement, seeking its annulment on the grounds of invalidity or defect of consent. Only after such a judgment can the dispute proceed, without circumventing the prohibition on filing a lawsuit under Article 18/5 of the Law on Mediation in Civil Disputes. Nevertheless, in cases where an action has been brought concerning the agreed matters and the claimant alleges that the settlement agreement is invalid or voidable due to a defect of consent, it is argued that the court should grant the claimant a definite period to file a separate lawsuit on those allegations, and treat the outcome of that case as a prejudicial matter. This study examines the aforementioned practical problem within the framework of doctrinal opinions and the relevant decisions of the Court of Cassation.
Anahtar Kelimeler
Law on Mediation in Civil Disputes, Article 18/5, Preliminary Issue, Mediation, Settlement Agreement
HUAK M.18/5 HÜKMÜNDEKİ DAVA AÇMA YASAĞINA İLİŞKİN DÜZENLEME, ARABULUCULUK ANLAŞMA BELGESİNİN İPTALİ TALEBİNİN, ÜZERİNDE ANLAŞILAN HUSUSLAR HAKKINDA AÇILMIŞ BİR DAVADA ÖN SORUN OLARAK İNCELENMESİNE ENGEL MİDİR?
Öz
Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflarca bir anlaşmaya varılmışsa, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/5 hükmüne göre, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Bununla birlikte söz konusu hükmün mutlak bir dava açma yasağı getirmediği, anlaşma belgesinin sahte, geçersiz ya da irade bozukluğu nedeniyle iptale tabi olduğu iddia edilerek dava açılabileceği kabul edilmektedir. Ancak söz konusu iddiaların, anlaşılan hususlar hakkında açılan bir davada ön sorun olarak incelenip incelenemeyeceği hususunda uygulamada tereddüt yaşanmaktadır. Yargıtay’ın bazı kararlarında ve diğer bazı kararlarında yer alan karşı oy gerekçelerinde, söz konusu iddiaların, anlaşılan hususlar hakkında açılacak bir davada ön sorun olarak incelenemeyeceği ifade edilmektedir. Bu uygulamaya göre, öncelikle anlaşma belgesi hakkında söz konusu iddialar ileri sürülerek ayrı bir dava açılmalı ve bu davada anlaşma belgesinin iptali sağlanmalıdır. Bu yolla HUAK m.18/5 hükmündeki dava açma yasağı aşılmadan, anlaşılan hususlar hakkında dava açılarak söz konusu iddiaların ön sorun olarak incelenmesi sağlanamaz. Buna rağmen anlaşılan hususlarda dava açılmış ve bu davada anlaşma belgesinin geçersiz olduğu ya da irade bozukluğu sebebiyle iptali tabi olduğu ileri sürülmüşse, öncelikle davacıya bu iddialar hakkında ayrı bir dava açması için kesin süre verilmesi ve açılan davanın sonucunun bekletici sorun yapılması gerektiği savunulmaktadır. Çalışmada, uygulamada yaşanan bu sorun, doktrinde ileri sürülen görüşler ve Yargıtay kararları çerçevesinde ele alınmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, HUAK m. 18/5, Ön Sorun, Arabuluculuk, Anlaşma Belgesi
Dergi editörü ve ilgili tüm hocalara teşekkür ederiz