Spinoza, basitçe Alman düşüncesini etkileyen on sekizinci yüzyılın öncü düşünürlerinden biri değildir. Aksine, on dokuzuncu yüzyılda Kant-sonrası Alman felsefesinin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Spinoza, Alman entelektüel sahnesine ilk olarak teoloji ile felsefenin kesişiminde yer alan panteizm tartışması aracılığıyla girmiş ve dönemin düşünsel ikliminde ciddi sarsıntılara yol açmıştır. Ancak zamanla, farklı biçimlerde sürekli olarak yeniden yorumlanmıştır. Başlangıçtaki panteizm tartışmasının ardından, başka bir forma bürünerek her şeyi Tanrı-Doğa ile ilişkilendiren dingin bir monist bilge olarak yeniden tasavvur edilmiştir. Erken dönem Romantikler ise onu, yerleşik dinsel dogmalara karşı dinsel hoşgörüyü savunan Protestan bir devrimci figür olarak betimlemişlerdir. Son olarak Schelling, doğa karşıtı Kantçı-Fichteci özgürlük anlayışı ile natüralist Spinozacılığı uzlaştırarak, görünüşte bağdaşmaz olan bu iki yaklaşım arasında yeni bir sentez kurmayı başarmıştır.
Bu çalışma, Spinoza’nın kendi düşüncelerinden ya da Alman filozofların Spinoza’yı doğru biçimde sahiplenip sahiplenmedikleri sorusundan ziyade, Spinoza’nın Alman Romantizmi üzerindeki özgül etkisine odaklanmaktadır. Makale, Spinoza’nın Romantik dönem boyunca değişen alımlanışlarının, on sekizinci yüzyıl sonu Alman düşüncesinde iç içe geçmiş üç krize verilen kavramsal tepkiler olarak sistematik biçimde anlaşılabileceğini ileri sürmektedir: İnanç ile akıl arasındaki teolojik kriz, mekanik doğa anlayışının yol açtığı felsefi kriz ve otorite ile özgürleşme arasındaki siyasal kriz. Bu krizler, Spinozacı hen kai pan (bir ve bütün) düsturunun sezgisel işlevi aracılığıyla aydınlatılmaktadır. Spinoza’nın teoloji, felsefe ve siyaset kesişimindeki tarihsel dönüşümlerini ortaya koyarak, bu makale Alman Romantizmine dair sistematik bir değerlendirme sunmaktadır.
Panteizm doğalcılık akılcılık inanç Alman Romantizmi Spinoza
Spinoza was not merely one of the eighteenth century’s pioneering thinkers who influenced German thought. On the contrary, he played a pivotal role in shaping post-Kantian German philosophy in the 19th century. Initially entering the German intellectual scene through the pantheism debate at the intersection of theology and philosophy, Spinoza stirred up considerable upheaval in intellectual climate. Over time, however, he has been continually reinterpreted in various forms. After the initial pantheism debate, he was reimagined as a serene monist sage who links everything to God-Nature. The early Romantics, in turn, portrayed him as a Protestant revolutionary figure advocating for religious tolerance against established religious dogmas. Finally, Schelling managed to frame a new synthesis by reconciling the seemingly incompatible ideas of anti-naturalist Kantian-Fichtean conception of freedom with naturalistic Spinozism. This study focuses on the peculiar influence of Spinoza on German Romanticism rather than Spinoza’s own ideas or on the question of whether the German philosophers correctly appropriated Spinoza or not. This article proposes that the shifting Romantic receptions of Spinoza can be systematically understood as conceptual responses to three interlocking crises in late-eighteenth-century German thought—namely the theological crisis of faith and reason, the philosophical crisis of mechanistic nature, and the political crisis of authority and emancipation—illuminated through the heuristic function of the Spinozist motto hen kai pan. By showing the historical transformation of Spinoza at the intersection of theology, philosophy, and politics, this article offers a systematic review of German Romanticism.
Pantheism naturalism rationalism faith German Romanticism Spinoza
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Dini Araştırmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 16 Sayı: 2 |