Ortadoğunun içinde bulunduğu coğrafya İslami ve İslam dışı kültürel aktarımlar gereği, tragedyalardan daha farklı bir biçime sahiptir. Batı geleneğindeki mimetik anlayışın tersine epizodik anlatı Doğu’da yerleşiklik ve süreklilik kazanıp sanatsal biçimleri hala etkileyen kültürel antropolojik gerekçelere dayandırılabilir. Dramanın kökeninin işlevsel nedenlere bağlı olması, pratik bir yarar sonucunda aktarılarak kalıp oluşturması, Doğu Kültür Dairesi anlatı geleneğinin başlatıcısı sayılır. İran Sinemasından Kiyerüstemi, Tunus sinemasından Nacer Khemir ve Yeşilçam Sinemasından Memduh Ün gibi yönetmenlerin filmleri farklı yorumlanış biçimleriyle parçalı anlatı geleneğine uyum sağlar. Doğu kadar Batının anlatı geleneğini de kültürel aktarımlar yoluyla etkileyen Binbir Gece Masallarının epizodik yapısının kökeninde çok fazla bilinmeyen kalıplaşmış bir ritüel yatar. Sudan’a uzanan ve İranlı masalcılar tarafından derlenen, Arap çevirmenlerce yaygınlaşan, Hâzar-Afsan “kralın kurban edilmesi”ne dayanır. İlk kültürlerin Tanrı’ya hediye sunma geleneğinin bir örneğidir. Mübadele, armağan sunma ve yer değiştirme olarak açıklanabilecek bu biçim dramanın ve epizodik yapının ilk şeklini veren ritüellere ve zihniyet biçimine dayanır. İranlı nakkalların hediye karşılığında anlatının seyrini değiştirmeleri, hediye sunma yöntemiyle doğrusal akışın kesilmesi, taziyelerde ölen kişiye yönelik ağıtlar, çile çekme ritüellerine ziyafetlerle ara verilmesi, yeme içme töreni ile parçalı bir yapıya ulaşılması söz konusudur. Bu epizodik ayrımlar içinde çerçeve hikâyenin şamanistik ritüellerden ilham alan, yaratıcıya ve padişaha “medhedici” özel bir bölümle açılış yapan örnekler mevcuttur. Yeşilçam Sinemasında Kısmetin En Güzeli filmindeki indirgenmiş şekliyle klasik yapıyı parçalayan bu anlayış, İran’da Kiyerüstemi eliyle yetkinleşmiştir. İran’ın da içinde bulunduğu ortak yapım olan Khemir’in Çöl Üçlemesi’nde doğu masalının ve hikâye anlatıcılığının büyülü dünyasına döngüsel, epizodik, fantastik bir anlatı dizgesiyle ulaşılmıştır. Bu çalışmada parçalı yapının Doğu Kültür Dairesi Anlatı Geleneği kapsamı içinde kalan üç örnek felsefi, tasavvufi, kültürel, geleneksel ve ticari/popüler yönleriyle hem sinema diline olan katkıları hem de indirgemeci klişelerin oluşturulması yönünde analiz edilmiştir.
Parçalı Anlatı Doğu Kültür Dairesi Anlatı Geleneği Yakın-Plan Hâzar-Afsan Bab’ Aziz Kısmetin En Güzeli
The geography of the Middle East has a unique form of tragedy due to Islamic and non-Islamic cultural transmission.has a form that differs from tragedies. Contrary to the mimetic understanding in the Western tradition, episodic narrative can be grounded in cultural anthropological reasons that have gained permanence and contunuity in the East and still influence artistic forms. The fact that the origin of drama arelinked to functional reason, forming a pattern as a result of being transmitted for practical benefit, is considered the initiator of the narrative tradition in Eastern Culture Circle. Films of directors such as Kiorostami from Iranian Cinema, Nacer Khemir from Tunusian Cinema, and Memduh Ün from Yeşilçam Cinema conform to the fragmanted narrative tradition with their different interpretations. The episodic structure of the Thousand and One Nights, which influenced the narrative tradition through cultural transmission, has its roots in a largely unknown ritualised pattern. Itextends to Sudan and isbased on the Hâzar-Afsan “sacrifice of the king” complied by Iranian storytellers and popularized by Arab translators. It is an example of the early cultures' tradition of offering gifts to God in early cultures. This form, which can be explained as exchange, gift-giving and displacement, is based on rituals and a mindsets that gave rise to the erliest of drama and episodic structure. Iranian nakkals change the course of the narrative in exchange for gifts, interrupting the linear flow with gift-giving methods, lamenting the decceased at condolences, pausing rituals of suffering with feasts, and achieving a fragmanted structure with eating and drinking ceremonies. Within these episodic divisions, there are examples where the frame story opens with a special section that is ‘flattering’ to the creator and the sultan, inspried by shamanistic rituals. This approach, which breaks down the classical structure in its reduced form in the Yeşilçam film Kısmetin En Güzeli(The Most Beautiful Destiny, has been perfected in Iran by Kiorastami. In Khemir’s Desert Triology, a co-production that also includes Iran, the magical World of Eastern fairy tales and storytelling is reached through a cyclical, episodic, fantastical narrative system. In this study, three examples of the fragmented structure that remain within the scope of the Eastern Culture Circle Narrative Tradition are analysed in terms of their philosophical, mystical, cultural, traditional and commercial/popular aspects, both in of their contributions to cinematic language and in terms of the creation of reductive clichés.
Fragmented narrative Eastern Culture Circle Narrative Tradition Close-Up Hâzar-Afsana Bab’ Aziz The Most Beautiful Destiny
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sinema (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 4 Sayı: 1 |
E-posta: editor.issar@neu.edu.tr | info.issar@neu.edu.tr