Bu çalışma, Osmanlı-İran diplomatik ilişkilerinin arka planını ve özellikle 19. yüzyıl sonlarında uzun yıllar çözülemeyen İran Sefareti tarafından kullanılan İstanbul’daki konağın mülkiyeti sorununu incelemektedir. Çalışmanın giriş kısmında Osmanlı Devleti’nin yabancı elçileri karşılama usulleri, mihmandarlık uygulaması ve elçi giderlerinin devlet hazinesinden karşılanmasına ilişkin teşrifat kuralları ele alınmaktadır. Çalışmanın devamında Osmanlı-İran ilişkilerinin 19. yüzyıldaki diplomatik seyrine odaklanılmakta; bu çerçevede İran’ın İstanbul’a gönderdiği elçiler, ittifak girişimleri, erken dönem diplomatik temaslar ve İstanbul’daki İran temsilciliğinin oluşum süreci ortaya konmaktadır. Son kısımda ihtilafın merkezinde yer alan Daye Hatun Mahallesi’ndeki konak ele alınmakta; bu yapının Abdullah Naili Paşa vakfına ait icareteynli bir vakıf malı olarak hukuki statüsü, kira ilişkileri, tasarruf hakkının İranlı görevliler tarafından nasıl devralındığı ve konağın zamanla İran Sefareti/Konsoloshanesi olarak kullanımına geçiş süreci incelenmektedir. Konunun bütünlüğü ve daha anlaşılır olması adına bu kısımda mülkiyet meselesinin tartışılmasında rol oynayan şahısların biyografik arka planları incelenmekte; kişilerin süreçteki etkileri ve iddiaları tarihsel bağlam içinde değerlendirilmektedir. Belgeler ışığında konak meselesinin neden çözümsüz kaldığı, Osmanlı hukuk sisteminin konsolosluk yapıları üzerindeki sınırlı yetkisi ve devletlerarası ilişkilerin iç hukukla kesiştiği kritik noktalar tartışıldı. Bu yönleriyle çalışma hem Osmanlı diplomatik geleneğinin işleyişini hem de bir vakıf malının yabancı bir temsilciliğe dönüşme sürecinin hukuki, siyasi ve kurumsal boyutlarını disiplinlerarası bir yaklaşımla ortaya koymak iddiasındadır.
This study examines the background of Ottoman-Iranian diplomatic relations and, in particular, the long-standing problem concerning the ownership of the mansion in Istanbul used by the Iranian Embassy in the late nineteenth century. In the introduction, the ceremonial rules regarding the Ottoman Empire’s procedures for receiving foreign envoys, the practice of mihmandarlık, and the covering of envoys’ expenses by the state treasury are discussed. The continuation of the study focuses on the diplomatic course of Ottoman-Iranian relations in the nineteenth century; within this framework, the envoys sent by Iran to Istanbul, alliance initiatives, early diplomatic contacts, and the formation process of the Iranian representation in Istanbul are presented. In the final section, the mansion located in Daye Hatun Quarter, which stands at the center of the dispute, is examined; the legal status of this structure as an icareteyn waqf property belonging to the Abdullah Naili Pasha Foundation, its rental relations, the manner in which the right of usufruct was taken over by Iranian officials, and the process through which the mansion gradually came to be used as the Iranian Embassy/Consulate are analyzed. For the sake of coherence and clarity, this section also examines the biographical backgrounds of the individuals who played a role in the discussion of the ownership issue, evaluating their influence and claims within the historical context. In light of archival documents, the study discusses why the mansion issue remained unresolved, the limited authority of the Ottoman legal system over consular buildings, and the critical points at which interstate relations intersected with domestic law. In these respects, the study aims to reveal, through an interdisciplinary approach, both the functioning of Ottoman diplomatic tradition and the legal, political, and institutional dimensions of the process through which a waqf property became a foreign diplomatic premises.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |