Despite decades of reform and modernization, the visibility of women in Turkish public administration remains a critical issue, pointing to a deeper structural and symbolic imbalance within state institutions. This study examines the persistent underrepresentation of women in decision-making roles in Turkey, where, as of 2024, women account for less than 20% of parliamentarians and only 26% of ambassadors. In contrast, some European countries report over 45% female representation in their parliaments. In Turkey, women often lack “a seat at the table,” or when they do have one, it is frequently symbolic rather than substantive. This research offers a multidimensional analysis of gender inequality within Turkish public administration, aiming to bridge empirical evidence with theoretical insight. It traces the persistence of patriarchal discourse from mythological narratives to modern bureaucratic institutions, analyzing the gendered nature of institutional structures, symbolic norms, and official language. By combining feminist theoretical approaches with document-based discourse analysis, the study interrogates how institutions reflect and reproduce masculine dominance. Empirical data are drawn from national and international sources to explore patterns of gender representation in politics, academia, and diplomacy. These are used to explore patterns of gender representation in politics, academia, and diplomacy. The study reveals how masculine-coded institutional culture and symbolic power reinforce gendered hierarchies, limiting the effectiveness of policy reforms. It argues that increasing the number of women in public roles is not sufficient unless accompanied by a deeper transformation in institutional discourse and culture. By making visible the layered barriers that constrain women’s full participation, this study contributes to ongoing debates on gender, representation, and democratic governance in the Global South.
Gender Equality Women's Representation Public Administration Feminist Theory Institutional Discourse
Son yıllarda artan reform ve modernleşme çabalarına rağmen, Türkiye’de kamu yönetiminde kadınların görünürlüğü sınırlı kalmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeye yönelik çeşitli yasal düzenlemeler, stratejik belgeler ve kurumsal girişimler hayata geçirilmiş olsa da kadınların karar alma süreçlerinde ve üst düzey pozisyonlarda etkin biçimde yer almaları halen sınırlıdır. 2024 yılı itibarıyla kadınlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde %20’den az, büyükelçilik görevlerinde ise yalnızca %26 oranında temsil edilmektedir. Buna karşılık, bazı Avrupa ülkelerinde bu oran %45’in üzerindedir. Türkiye’de kadınlar ya karar alma mekanizmalarında hiç yer bulamamakta ya da bu temsil çoğu zaman sembolik düzeyde kalmaktadır. Bu durum, eşit temsil ilkesinin kurumsal düzeyde içselleştirilemediğini göstermektedir. Bu çalışma, Türkiye’de kamu yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini tarihsel, yapısal ve söylemsel yönleriyle incelemektedir. Feminist kuramsal yaklaşımlar çerçevesinde kurgulanan araştırma, belge temelli söylem analizi ile ulusal ölçekteki ampirik verileri bir araya getirerek çok boyutlu bir değerlendirme sunmaktadır. Mitolojik anlatılardan günümüz kamu kurumlarına kadar uzanan ataerkil kalıpların sürekliliği izlenmekte; kurumsal yapılar, sembolik normlar ve bürokratik söylemin toplumsal cinsiyetle ilişkisi analiz edilmektedir. Araştırmada ulusal kurumların resmi verilerinden yararlanılmıştır. Bu veriler aracılığıyla siyaset, yükseköğretim ve diplomasi gibi farklı kamu alanlarında kadın temsiline ilişkin örüntüler ortaya konulmuştur. Bulgular, yalnızca sayısal temsiliyetin artırılmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda kurumsal söylemin ve yapısal çerçevelerin dönüşümünün gerekli olduğunu göstermektedir. Çalışma, toplumsal cinsiyet, yönetişim ve temsil konularında Türkiye bulgularını benzer yapısal dinamiklere sahip ülkelerdeki tartışmalarla ilişkilendirerek literatüre katkı sunmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, kamu yönetimi alanında toplumsal cinsiyet odaklı bakış açısının kurumsal politika üretiminde nasıl daha etkin hale getirilebileceğine yönelik çıkarımlarda bulunmakta; bu yönüyle hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde literatüre yeni bir katkı sağlamaktadır.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kadın Temsiliyeti Kamu Yönetimi Feminist Kuram Kurumsal Söylem
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Cinsiyet, Politika ve Yönetim, Toplumsal Cinsiyet ve Siyaset |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Kasım 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 14 Sayı: 5 |