101176698
101176698
101176698
Yapay zekâ yalnızca belirli bir sektörü değil, bütün ekonomik ve toplumsal yapıları dönüştürme potansiyeline sahip genel amaçlı bir teknoloji biçimidir. Bir başka ifadeyle, yapay zekâ, üretim biçimlerinden iş gücü piyasalarına, kamu yönetiminden veri güvenliğine kadar çok geniş bir alanda önemli değişikliler yaratma potansiyeline sahiptir. İşte bu nedenle yapay zekâ teknolojilerindeki gelişim sıklıkla Dördüncü Sanayi Devrimi olarak adlandırılmakta ve elektrik ve buhar gücü gibi devrimsel teknolojilerle kıyaslanmaktadır. Ancak diğer bir taraftan yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanması çok önemli etik, hukuki ve sosyolojik tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Yapay zekâ teknolojisinin geliştirilmesi, kullanımı ve yaygınlaştırılması sosyolojik, siyasi ve ekonomik sonuçları itibariyle insanlar ve toplumlar üzerinde önemli sonuçlar doğurma potansiyelini de taşımaktadır. İşte bu bağlamda, mevcut çalışmanın temel amacı, Avrupa Birliği’nin yapay zekâ politikalarının düzenlenmesinde normatif aktörlüğünün gelişimi ve bu aktörlülüğün karşılaştığı sınırlılıkları analiz etmektir. Çalışma ilk olarak AB’nin yapay zekâ yönetişiminde, hem AB, hem de küresel düzeyde, etik ve normatif kuralları nasıl ve ne ölçüde belirleyebilmektedir sorusuna yanıt aramaktadır. İkinci olarak, AB’nin yapay zekâ yönetişiminde normatif rolünü kısıtlayan temel faktörleri analiz edecektir. Kuramsal olarak çalışma Manners (2002) tarafından geliştirilen Normatif Güç Avrupa kavramsal çerçevesini, Finnemore ve Sikkink (1998) tarafından geliştirilen norm yayılma teorisi ile birleştirmektedir. Bu bağlamda, çalışma özellikle normların yayılma sürecini açıklayan üç aşamaya odaklanacaktır. Söz konusu aşamalar yapay zekâ yönetişim normlarının ortaya çıkışı, normun yayılması ve normun içselleştirilmesi aşamalarıdır. Bu üçlü çerçeve çalışmanın temel eksenini oluşturacak ve AB’ hem iç, hem de dış bağlamda normatif etkisinin zaman içindeki evrimini değerlendirmek için önemli bir çerçeve sunacaktır. Çalışma Avrupa Birliği’nin ulus-üstü kurumsal yapısını kullanarak yapay zekâ yönetişiminde güçlü bir norm girişimcisi olarak öne çıktığı sonucuna ulaşacaktır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan merkezlilik gibi etik normların hukuken bağlayıcı düzenlemelere dönüştürülmesi, AB’nin küresel ölçekte normatif etkisini pekiştirmektedir. Bununla birlikte, çalışmanın bulguları AB’nin normatif aktörlüğünün etkinliğinin hem içsel yapısal sınırlılıklar hem de uluslararası politik rekabet nedeniyle önemli ölçüde sınırlandığını ortaya koymaktadır.
Normatif Güç Avrupa Yapay Zeka Yönetişimi Norm Yayılımı Avrupa Birliği Yapay Zeka Normları
Bu makale "Revitalization of European Integration: Policies and Actorness under the Process of de-Europeanization" adlı Avrupa Birliği tarafından fonlanan Jean Monnet ModuLü projesi kapsamında tamamlanmıştır.
Avrupa Birliği
101176698
AI is considered as a general purpose technology with the potential to transform not just a single sector, but entire economic and social structures. In the meantime, however, AI technology generates important challenges and debates with respect to its social, legal, and ethical consequences. As such, the development and deployment of AI presents an important dichotomy, generating both constraints and benefits, requiring a proactive and multi-dimensional approach to its governance. On this basis, the objective of the study is to find out whether the normative dimensions of the AI policies of the EU really display “normative leadership.” The study aims to understand to what extent the EU established and consolidated global norms for AI regulation, and the challenges that constrain the EU’s normative role in AI governance. Theoretically, the study combines conceptual framework of Normative Power Europe developed by Manners (2002) with norm diffusion theory and its stages of norm development, namely norm emergence, norm cascade and norm internalization (Finnemore and Sikkink 1998, s: 896)Methodologically, the paper examines the evolution of significant AI governance initiatives by referencing various primary sources, including essential AI documents, alongside secondary sources that depict the relevant historical context. This approach helps trace how EU norms have emerged, how they are consolidated and how they are being adopted by others. Through multi-dimensional analysis, the objective of this paper is to understand better both the potential and the limits of the EU’s role as a global leader in AI governance. This study finds that the European Union, through its supranational institutional framework, positions itself as a prominent norm entrepreneur in AI governance. By translating ethical principles such as transparency, accountability, and human-centeredness into legally binding regulations, the EU strengthens its normative influence on the global stage. Nevertheless, the analysis demonstrates that the Union’s normative actorness remains significantly constrained by internal structural challenges and the pressures of international political competition.
Normative Power Europe Artificial Intelligence Governance Norm Diffusion European Union Artificial Intelligence Norms
101176698
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Avrupa ve Bölge Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | 101176698 |
| Gönderilme Tarihi | 3 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 14 Sayı: 5 |