Bu çalışma, 19. yüzyıl Osmanlı ve Kaçar İranı düşünce dünyasında şekillenen zihinsel modernleşme sürecini, Mirza Feth Ali Ahundzâde ile Mirza Melkum Han’ın entelektüel mirası üzerinden çözümlemeyi amaçlamaktadır. Modernleşme, teknik reformlarla sınırlı bir yenilenme olmaktan öte; bireyin bilgiye, zamana, otoriteye ve toplumla kurduğu ilişki biçimlerinin köklü biçimde yeniden tanımlandığı kapsamlı bir zihniyet dönüşümünü ifade etmektedir. Ahundzâde’nin alfabe reformu, tiyatro aracılığıyla kamu bilinci oluşturma çabası ve seküler düşünce perspektifi ile Melkum Han’ın anayasal düzen arayışı, pozitivist kamu hukuku anlayışı ve rasyonel idare vizyonu; Doğu toplumlarında iç dinamiklerden beslenen özgün bir zihinsel dönüşüm hattı meydana getirmiştir. Her iki düşünür, Batı düşüncesini birebir alımlamak yerine onu tarihsel koşullarıyla yeniden anlamlandırarak entelektüel müdahale kapasitesini genişletmiştir. Çalışmada, bu düşünsel mirasın Osmanlı entelektüel ikliminde şekillenen Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık akımlarıyla kurduğu kavramsal bağlar karşılaştırmalı yöntemle analiz edilmiştir. Gramsci’nin hegemonya, Bourdieu’nün simgesel sermaye, Foucault’nun bilgi–iktidar, Weber’in otorite ve Althusser’in ideolojik aygıtlar kuramları ekseninde yapılan çözümlemeler, zihinsel modernleşmenin kültürel ve epistemolojik boyutlarını görünür kılmaktadır. Ahundzâde ve Melkum Han, bu yönüyle yalnızca fikir üreticileri değil; düşünsel inşa sürecine yön veren kurucu figürler olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca çalışma, entelektüel üretimin kuramsal düzeyde kalmayan; eğitim, hukuk ve kamusal alan gibi toplumsal sahalarda iz bırakan dönüştürücü gücünü vurgulamaktadır. Her iki düşünürün müdahaleleri, toplumun kolektif tahayyül dünyasını yeniden şekillendirme yönünde güçlü bir entelektüel seferberliğe işaret etmektedir. Zihinsel modernleşmeye dair bu kuramsal yaklaşım, günümüzde İslam coğrafyasındaki reform tartışmalarına da tarihsel derinlik kazandıran özgün bir katkı sunmaktadır. Bu bağlamda Ahundzâde ve Melkum Han, Doğu’da tarihsel süreklilik taşıyan zihinsel modernliğin başat aktörleri olarak değerlendirilmektedir.
Modernleşme Sekülerleşme Osmanlı–İran Düşünsel Etkileşimi Ahundzâde Melkum Han.
This article examines the process of mental modernization that emerged in the 19th-century intellectual spheres of the Ottoman Empire and Qajar Iran, focusing on the intellectual legacy of Mirza Feth Ali Akhundzadeh and Mirza Malkam Khan. Rather than a limited set of technical reforms, modernization is conceptualized as a comprehensive transformation of the individual’s relationship with knowledge, time, authority, and society. Akhundzadeh’s alphabet reform, his efforts to raise public consciousness through theater, and his secular worldview—together with Malkam Khan’s constitutional vision, positivist legal framework, and rational governance approach—laid the groundwork for an indigenous and critical model of intellectual transformation in Eastern societies. Rather than merely imitating Western thought, both figures reinterpreted it within their own historical and cultural contexts, thereby expanding the scope of intellectual agency. This study analyzes how their ideas resonate conceptually with major Ottoman intellectual currents such as Ottomanism, Islamism, Turkism, and Westernism. Theoretical perspectives drawn from Gramsci (hegemony), Bourdieu (symbolic capital), Foucault (knowledge–power), and Althusser (ideological state apparatuses) are employed to reveal the epistemological and cultural dimensions of mental modernization. In this regard, Akhundzadeh and Malkam Khan are not merely intellectuals who generated ideas; they are architects of a foundational cognitive transformation that reshaped thought paradigms across the Ottoman–Iranian axis. Furthermore, this study emphasizes that intellectual production should not be viewed as purely theoretical, but as a transformative force with lasting effects on education, law, and the public sphere. Their interventions restructured the collective imaginary of society and initiated a far-reaching intellectual mobilization. This theoretical framing of mental modernization offers a historically grounded contribution to contemporary debates on reform across the Islamic world. Within this context, Akhundzadeh and Malkam Khan emerge as central figures in the genealogy of Eastern mental modernity, providing a model of historically rooted, structurally aware, and culturally embedded intellectual transformation.
Modernization Secularization Ottoman–Iranian Intellectual Interaction Akhundzadeh Malkam Khan.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Siyasi Düşünce Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 18 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 14 Sayı: 5 |