20. YÜZYILIN İLK YARISINDA TARİHİ DEĞİŞTİREN LİDERLER VE PORTRELERİ
Öz
Yirminci yüzyılın ilk yarısı tarihsel anlamda pek çok olayın yaşandığı; işgal, başkaldırı, bağımsızlık, mücadele gibi kavramları barındıran, çalkantılı bir dönem olmuştur. Başta I. Dünya ve II. Dünya Savaşı ve Rus Devrimi, Kurtuluş Savaşı gibi ülkelerin kaderlerini değiştiren pek çok olay yaşanmıştır. Bu dönemde faşizm, komünizm ve demokrasiyi kurmaya çalışan devletler bulunmaktaydı. Döneme hâkim olan liderler siyasetin ve savaşın gölgesinde sanatla da ilgileniyorlar ve ressamlarca pek çok kez resmediliyorlardı.
Portreyi, yüz ve ondaki ifade yoğunluğu olarak tanımlanabiliriz. Portre resimleri, bir dönem güç ve para sahibi kişilerin siparişleri ile gerçekleştiriliyordu. İktidar sahipleri tüm dönemlerde ve birbirinden uzak ülkelerde belki kendilerini ölümsüzleştirmek, belki bir güç gösterisi olarak ya da propaganda amacıyla portrelerini yaptırmışlardı. Mısır’da ahşap plakalara yapılan Fayyum mumya portreleri, portre denilince anılması gereken dönem eserleridir. Avrupa’da bir dönem kutsal kişilerle birlikte portrelerini yaptırmak popüler bir uygulama idi. 16. yy. da özellikle İngiltere ve Fransa’da minyatür portre uygulaması gelişti. Uzak yerlere giderken yanında taşınabilmesi yönüyle bu portreler kolaylık sağlıyordu. Rönesans dönemi, realist portre çalışmalarının başarılı örnekleri ile doludur. Rembrandt,Van Gogh ve Dürer gibi sanatçılar çok sayıda otoportre çalışan sanatçılardandır.20.yy.a dek pek çok üslup ve anlayışta portre üretilmiştir.20.yüzyılda; Frida Kahlo, Andy Warhol, Picasso, Modigliani, Lucien Freud gibi portrenin olanaklarını zorlayan ve geliştiren sanatçılar olmuştur. Siyasi portre geleneği ise insanlığın geçmişinden bu yana süregelmektedir. Ülkelerin kaderleri değişirken; toplumlara liderlik eden önderler toplumların hafızalarında önemli yer etmişlerdir. Baskıcı ya da özgürlükçü olsun tüm liderler sanatın başlıca konusu olmuş; portreleri yağlıboya resim, heykel, karakalem gibi pek çok teknikte ölümsüzleştirilmiştir.
Bu araştırma 20.yy.ın ilk yarısında önemli siyasi kişiliklerin, onları önemli kılan kısa özgeçmişleri ile ölümsüzleştirildikleri portre çalışmalarının derlenip değerlendirilmesinden oluşur. Siyasi portreleri incelemeyi amaçlayan bu çalışmada sanat ve siyasetin birlikteliği gösterilerek sanatın bir anlamda bir propaganda aracı olduğu sonucu ortaya çıkarılacaktır.
Anahtar Kelimeler
LEADERS THAT CHANGED HISTORY IN THE FIRST HALF OF THE 20th CENTURY AND THEIR PORTRAITS
Öz
The first half of the twentieth century that many events became in historic sense had been a turbulent period; housing concepts such as occupation, rebellion, independence and struggle. There have been many events that have changed the fate of countries such as World War I, World War II, the Russian Revolution and the Turkish War of Independence.
In this period there were states trying to establish fascism, communism and democracy. Leaders in that time period were also interested in arts in the shadow of war and politics. They were portrayed many times by the painters.
We can describe portrait as face and expression density on it. Portrait paintings were actualized with orders from wealthy people. Potent, at all times and in distant countries, made themselves portrayed perhaps for immortality, perhaps as a force show or for propaganda. Fayum mummy portraits painted on wooden panels in Egypt are the period works which should be mentioned as portrait. It was a popular practice to have portraits with holy people in Europe for a while. In 16th century miniature portrait painting developed especially in England and in France. These portraits were facilitated by the fact that they could be transported. The Renaissance period is filled with successful examples of realist portraits. Artists such as Rembrandt, Van Gogh and Dürer painted selfportraits. Portraits had been portrayed in many styles and school until the 20th century. In the 20th century; there were artists who pushed and developed the possibilities of the portraits like Frida Kahlo, Andy Warhol, Picasso, Modigliani, Lucien Freud and more.
The tradition of political portrait has been ongoing since mankind's past. While the fate of the countries is changing; the leaders who lead the societies were important in the memory of the societies. All the leaders, whether repressive or libertarian, became the main theme of art; their portraits were immortalized in many techniques such as oil paintings, sculptures, charcoal.
This research consists of compilation and consideration of immortalized portraits of important political personalities and their short resumes in the first half of the 20th century. This paper, which aims to examine political portraits, will reveal the coexistence of art and politics and reveal the conclusion that art is a means of propaganda in a sense.
Anahtar Kelimeler