Çalışma, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca tek fail tarafından işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme kurumunu açıklamaktadır. Gönüllü vazgeçme, kasıtlı bir suçun icra aşamasına ulaşan failin, serbest iradeyle bu suçun icra hareketlerini yarıda bırakması, neticesinin gerçekleşmesini veya suçun tamamlanmasını önlemesi durumuna verilen isimdir ve bu haliyle Türk hukukunda suçun icrasının ardından teşebbüs sorumluluğunun doğmadığı hali düzenleyen kurumdur. Çalışmada kurumun varlık gerekçesi, uygulanma koşulları ve sonuçları mevzuat, içtihat ve doktriner görüşler ışığında değerlendirilmiştir. Bu kapsamda icra hareketlerinin ne zaman başlamış ve tamamlanmış sayıla cağı, failin gerçekleştirmesi gereken vazgeçme hareketinin niteliği, gönüllü iradenin anlamı konularının üzerinde durulmuştur. Ayrıca, gönüllü vazgeçme kurumunun uygulama alanı bulması halinde failin cezasının nasıl belirlene ceği, özellikle vazgeçilen suçun geçitli suç, bileşik suç veya suçun nitelikli hali olması durumlarına da değinilmek suretiyle açıklanmıştır. Çalışma sonuç olarak gönüllü vazgeçmenin koşullarının Türk ceza hukukunda kabul edilen varlık amacıyla büyük oranda uyumlu bir şekilde yorumlandığını, buna karşılık bu yorumun kanunun lafzıyla kimi uyumsuzlukları içerisinde barındırdığını ortaya koymaktadır. Bunun yanında, gönüllü vazgeçmenin suç işlenmesini önleme yolundaki etkililiğinin faillerin suç işleme anındaki karar alma süreçlerine dair belirli bir varsayımı içerdiği ve bu varsayımın isabetliliğinin değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
This study explains voluntary abandonment in crimes committed by a single perpetrator in accordance with the Turkish Criminal Code No. 5237. Voluntary abandonment exists when the perpetrator, after reaching the execution stage, voluntarily interrupts the execution of the offence, preventing the outcome or completion of the offence. The institution regulates instances in which attempt responsibility is not incurred after the initiation of the crime in Turkish law. In this study, the rationale and conditions of abandonment’s application are evaluated considering legislation, jurisprudence and literature. In this context, the issues of when the executive acts are considered to have started and completed, the nature of the act of renunciation that the perpetrator must perform, and the meaning of voluntariness are emphasized. In addition, the outcome of voluntary abandonment is explained, especially in cases of transitory, compound or qualified forms of crimes. The study reveals that the conditions of voluntary abandonment are interpreted in a way that is largely compatible with its accepted purpose, but this results in some incompatibilities with the wording of the law. In addition, it is concluded that the effectiveness of voluntary abandonment in preventing offences involves an assumption regarding the decisionmaking processes of the perpetrators, and the accuracy of this assumption should be evaluated.
Voluntary abandonment attempt personal reason for nonpunishment
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Mahkemeler ve Cezanın Belirlenmesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/JPLC2025-1628146 |
| IZ | https://izlik.org/JA83YT77NS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 2 |