In this study, dilemma situations that may arise in autonomous driving systems are evaluated from the perspective of German and Turkish criminal law. Within the scope of dilemma situations, scenarios involving a conflict of values between passengers inside the vehicle and pedestrians, as well as situations creating a danger community (Gefahrengemeinschaft), are analyzed. This study discusses whether the criminal liability of manufacturers and programmers in dilemma scenarios can be assessed under the concepts of “necessity.” It is demonstrated that different approaches regarding the legal nature of the necessity defense in German and Turkish criminal law play a decisive role in determining criminal liability in such cases. Furthermore, it is found that the concept of “supra9 statutory excuse,” developed in German law, may offer an alternative solution in danger community scenarios. In contrast, it has been determined that the current regulations under Turkish law do not provide sufficient solutions for the dilemma scenarios that autonomous driving systems may encounter. Accordingly, the study concludes that ethical and legal standards regarding the decision9making processes of autonomous systems must be clearly established.
Autonomous driving systems autonomous car dilemma situations necessity defense conflict of duties German criminal law Turkish criminal law
Bu çalışmada, Alman ve Türk ceza hukuku perspektifinden otonom sürüş sistemlerinde karşılaşılabilecek ikilem halleri değerlendirilmiştir. İkilem halleri kapsamında, araç içindeki yolcular ile yayalar arasında hukuki değer çatışması yaşanan senaryolar ve tehlike topluluğu (Gefahrengemeinschaft) oluşturan durumlar incelenmiştir. Çalışmada, ikilem senaryolarında üretici ve programcıların ceza sorumluluğunun özellikle “zorunluluk hâli” kapsamında değerendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmıştır. Alman ve Türk ceza hukukundaki zorunluluk hâlinin hukuki niteliğine ilişkin farklı yaklaşımlar, ikilem hallerinde ceza sorumluluğunun tespiti üzerinde belirleyici olmaktadır. Ayrıca Alman hukukunda geliştirilen “kanun üstü mazeret” kavramının tehlike topluluğu senaryolarında alternatif bir çözüm imkânı sunabildiği tespit edilmiştir. Türk hukukunda ise mevcut düzenlemelerin otonom sürüş sistemlerinin karşılaşabileceği ikilem senaryolarına yeterli çözüm sunamadığı görülmektedir. Bu doğrultuda, otonom sistemlerin karar alma süreçlerine ilişkin etik ve hukuki standartların açık bir şekilde belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Otonom sürüş sistemleri otonom araç ikilem halleri zorunluluk hâli yükümlülükler çatışması Alman ceza hukuku Türk ceza hukuku
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kriminoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/JPLC2025-1686843 |
| IZ | https://izlik.org/JA23ZD64NR |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 2 |