Tarih felsefesi, uzun süredir metafiziksel ve bilimsel yaklaşımlar arasındaki gerilim tarafından şekillendirilmiştir. Bu çalışma, Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in teleolojik tarih yorumu ile Heinrich Rickert’in bilimsel ve metodolojik tarih anlayışı arasındaki temel karşıtlığı incelemektedir. Hegel, tarihi rasyonel ve zorunlu bir süreç olarak görerek, onun Tin’in (Geist) diyalektik gelişimi doğrultusunda ilerlediğini savunur. Buna karşın, Rickert tarihsel determinizmi reddeder ve tarihsel anlamın olayların kendisinde içkin olmadığını, tarihçiler tarafından kavramsal seçim ve metodolojik kategorilendirme yoluyla inşa edildiğini öne sürer. Bu ayrım, şu temel soruyu gündeme getirir: Tarih ontolojik olarak yapılandırılmış bir süreç midir, yoksa epistemolojik çerçeveler tarafından şekillendirilen yorumlayıcı bir disiplin midir? Hegel’in yaklaşımı, evrensellik, zorunluluk ve ilerleme kavramlarına dayanarak tarihi, akıl ve özgürlüğün gerçekleşmesine yönelen teleolojik bir hareket olarak konumlandırır. Buna karşılık, Rickert tarihi tikel ve tekil olayların alanı olarak ele alır ve tarihsel araştırmanın spekülatif metafizik yerine sistematik sınıflandırma ve değer temelli seçime dayanması gerektiğini savunur. Bu çalışma, her iki perspektifin kuramsal tutarlılığını, metodolojik güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirerek bu yaklaşımların tarih yazımına etkilerini incelemektedir. Analizin neticesinde Hegel’in tarih felsefesi, kapsamlı bir açıklama modeli sunarak tarihsel değişimi anlamlı ve bütünlüklü hale getirdiği, ancak bu yaklaşımın tarihteki rastlantısallık ve özgüllüğü göz ardı etme riski taşıdığı gösterilmiş diğer taraftan, Rickert’in metodolojik vurgusunun, daha esnek ve ampirik bir tarih yazımına olanak sağladığı ancak tarihsel anlamın parçalanması ve büyük ölçekli tarihsel anlatıların reddedilmesi gibi sorunlara yol açabileceği vurgulanmıştır. Netice itibari ile bu çalışma, metafiziksel ve bilimsel tarih anlayışlarının günümüz tarih felsefesindeki önemini vurgulayarak, tarih disiplininin doğasına ilişkin süregelen entelektüel tartışmalara katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
The philosophy of history has long been shaped by the tension between metaphysical and scientific approaches. This paper examines the fundamental contrast between Georg Wilhelm Friedrich Hegel’s teleological historiography and Heinrich Rickert’s scientific and methodological approach. Hegel conceives history as a rational and necessary process, unfolding according to the dialectical development of Spirit (Geist). In contrast, Rickert rejects historical determinism, maintaining that historical meaning is not inherent in events but constructed through conceptual selection and methodological categorization. This divergence raises critical questions: Is history an ontologically structured process, or is it an interpretative discipline shaped by epistemological frameworks? Hegel’s approach emphasizes universalism, necessity, and progress, positioning history as a teleological movement toward the realization of reason and freedom. Rickert, on the other hand, treats history as a field of contingent and unique events, arguing that historical inquiry must rely on systematic classification and value-based selection rather than speculative metaphysics. This study explores the implications of both perspectives, assessing their theoretical coherence, methodological strengths, and limitations. The analysis reveals that Hegel’s philosophy of history provides a grand explanatory framework, allowing for a coherent and structured understanding of historical change, but at the risk of overlooking contingency and historical specificity. Meanwhile, Rickert’s emphasis on methodological rigor ensures a more flexible and empirical approach, yet it raises concerns about fragmentation and the absence of overarching historical meaning. This debate remains central to historiography, influencing discussions on historical objectivity, interpretation, and the role of historians in shaping narratives. By engaging with this debate, this paper highlights the continued relevance of both metaphysical and scientific historiography in contemporary historical thought.
Hegel Rickert teleology historiography historical objectivity
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Felsefe Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 7 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/arcp.1638174 |
| IZ | https://izlik.org/JA82AY27ZM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 63 |