Bu çalışmada 1890-1912 seneleri arasında Çukurova’da dört farklı dönemde yaşanan kolera salgınları incelenmiştir. Salgına sebep olan koşullar, çevre şehirlere yayılmasını destekleyici faktörler ve ortaya çıkardığı etkiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Alınan tedbirlerin önleyici olup olmadığı değerlendirilmiş, bu bağlamda halk sağlığına yönelik farkındalık ortaya çıkarılmak istenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nde ulaşılan belgeler kronolojik ve tematik bir sırayla incelenmiştir. Salgınla mücadelede dönemin yetkililerinin bakış açıları irdelenmiştir. Mücadelenin sadece karantina ve kordon uygulamalarıyla sınırlı kalmadığı anlaşılmıştır. Doktor, ilaç ve temizlik malzemesi takviyeleri de yapılmıştır. Zamanla her yeni salgında tedbirlerin artırıldığı fakat şehir hijyeni sorunlarının çözüme kavuşturulmadığı tespit edilmiştir. Böylece mücadelede önleyici tedbirlerin hayata geçirilemediği tespit edilmiştir. Salgınların ortaya çıkıp yayılmasına dair görüşlerde zamanla değişimler gözlenmiştir. Önceki salgınlarda daha çok halk suçlanırken zamanla taşra ve merkez idaresinin yaptıkları ve yapmadıkları da sorgulanır olmuştur. Salgınların ne kadar istense de önlenemediği, bu nedenle en azından kontrol altında tutulmaya çalışıldığı saptanmıştır.
This study examines the cholera outbreaks that occurred in four different periods in the Çukurova region between 1890 and 1912. It seeks to identify the conditions that triggered the outbreaks, the factors that facilitated their spread to neighboring cities, and the effects they produced. The study evaluates whether the measures taken were genuinely preventive, aiming to assess the level of public health awareness at the time. Documents from the Presidential Ottoman Archives were analyzed in chronological and thematic order. The perspectives of the authorities of the time regarding epidemic control were examined. It was observed that the response was not limited to quarantine and cordon measures. Reinforcements such as physicians, medications, and sanitation supplies were also provided. Over time, it was found that while precautions increased with each new outbreak, problems related to urban hygiene remained unresolved. Thus, it became clear that preventive measures could not be fully implemented. The study also observed a shift in perspectives regarding the causes and spread of the outbreaks. While the public was primarily blamed in earlier outbreaks, later ones saw increasing scrutiny of both provincial and central administrations. It was concluded that despite efforts, cholera outbreaks could not be prevented and were instead managed through control strategies.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Osmanlı Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 18 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/oba.1715358 |
| IZ | https://izlik.org/JA99MP94ZK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 27 Sayı: 1 |