Bu çalışma, Karadeniz’in “Türk gölü” olmaktan çıkıp Osmanlı Devleti ile Rus İmparatorluğu arasında bir rekabet alanına dönüşmesi sürecini, balıkçılık faaliyetleri üzerinden inceleyerek, söz konusu dönüşümün yerel düzeydeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. 18. ve 19. yüzyıllarda Rusya’nın Kırım kıyılarında uyguladığı nüfus politikaları, yerel halkın iç bölgelere göç ettirilmesiyle sonuçlanmış, bu durum yerel balıkçılık kültürünün zayıflamasına ve üretim kapasitesinin azalmasına yol açmıştır. Bu ekonomik ve demografik boşluk, ilk aşamada Anadolu’dan gelen Osmanlı balıkçıları tarafından doldurulmuş olmakla birlikte Rusya uzun vadede balıkçılık faaliyetlerini bilimsel araştırmalar, yatırımlar ve yasal düzenlemelerle kendi tebaası üzerinden geliştirip bölgedeki ekonomik özerkliğini pekiştirmeyi hedeflemiştir. Bu gelişmeler dönemin arşiv belgeleri, konsolosluk raporları ve diğer birincil yazılı kaynaklar temel alınarak mukayeseli bir şekilde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, ilk başlardaki Osmanlı balıkçıları ile Rus yetkililer arasındaki iş birliğinin, zaman içerisinde karasuları, sınır ihlalleri, vatandaşlık statüsü, vergi uygulamaları ve kıyı güvenliği gibi konularla derinleşen çatışmaları doğurduğunu göstermektedir. Bu süreç, Karadeniz’in yalnızca balıkçılık faaliyetleri açısından zengin bir av sahası olmadığını; aynı zamanda Osmanlı ve Rusya arasındaki nüfuz mücadelesine sahne olan değişken ve dinamik bir sınır özelliği taşıdığını düşündürmektedir. Bu bağlamda, balıkçılar bu mücadelenin edilgen kurbanları olarak değil, değişen zorlu şartlara uyum sağlayabilen aktörleri olarak ortaya çıkmaktadır.
Karadeniz balıkçılığı Osmanlı balıkçıları Hamsi Kırım Deniz ürünleri ekonomisi Osmanlı-Rus denizcilik ilişkileri
This study aims to examine the transformation of the Black Sea from a “Turkish lake” into an arena of rivalry between the Ottoman Empire and the Russian Empire through the lens of fishing activities, thereby revealing the local-level impacts of this broader geopolitical shift. In the eighteenth and nineteenth centuries, the population policies implemented by Russia along the Crimean coast resulted in the relocation of local communities to inland areas, which in turn weakened the existing fishing culture and reduced production capacity. Although this economic and demographic vacuum was initially filled by Ottoman fishermen from Anatolia, Russia’s long-term objective was to develop fishing activities conducted by its own subjects. To this end, the empire pursued scientific research, made targeted investments, and introduced legal regulations to consolidate its economic autonomy in the region. These developments are evaluated comparatively based on archival documents, consular reports, and other primary written sources from the period. The findings indicate that the initial cooperation between Ottoman fishermen and Russian authorities gradually gave way to mounting conflicts over issues such as territorial waters, border violations, citizenship status, taxation practices, and coastal security. This process suggests that the Black Sea was not merely a resource-rich fishing ground but also a fluid and dynamic frontier, where the struggle for influence between the Ottoman Empire and Russia unfolded. In this context, fishermen appear not as passive victims of imperial competition, but as active agents capable of adapting to changing and often challenging circumstances.
Black Sea fisheries Ottoman fishermen Anchovy Crimea Fisheries economy Ottoman-Russian maritime relations
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Denizcilik Tarihi, Yakınçağ Osmanlı Tarihi, Yakınçağ Rusya Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/iutd.1785347 |
| IZ | https://izlik.org/JA64LG33PJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 1 |