The Ministry of Interior has been among the most crucial ministries during the late Ottoman Empire, the Turkish War of Independence, and in the new Republic of Türkiye. Following the proclamation of the Republic, its importance increased even further. This was due primarily to two factors: First, the Ministry played a vital role in both managing the transition to the new regime and ensuring public acceptance of the sweeping reforms implemented during this process. Second, ensuring internal peace and security was considered a prerequisite for securing national independence, which elevated the significance of the Ministry in domestic affairs. Given that the Ministry of the Interior was responsible for maintaining domestic order, both Mustafa Kemal Atatürk and İsmet İnönü appointed highly competent individuals to this position. Accordingly, following the establishment of the Republic, the office of the Minister of the Interior was held successively by Ahmet Ferit Tek, Recep Peker, Cemil Uybadın, Şükrü Kaya, Refik Saydam, Faik Öztrak, Ahmet Fikri Tüzer, Recep Peker (again), and Hilmi Uran. Hilmi Uran, who assumed the position during the final phase of World War II, demonstrated a highly active and committed performance in fulfilling the demands of the office. In this capacity, he conducted numerous inspection visits across the country, personally coordinated relief efforts in areas affected by an earthquake during his term, undertook significant responsibilities to ensure the security of elections, and played an active role in combating infectious diseases within the military. Despite what could be considered a successful tenure, Uran was dismissed following the general elections held on July 21, 1946, as the Republican People’s Party (CHP) failed to achieve its desired outcome.
Hilmi Uran Republican People’s Party Ministry of the Interior Domestic Policy World War II
Dâhiliye Vekâleti, Osmanlı Devleti’nin son devrinde, Milli Mücadele döneminde ve yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde en önemli vekâletler arasında yer almıştır. Cumhuriyetin ilanının ardından bu önem daha da artmıştır. Bunun en önemli sebebi iki temel noktada toplanmıştır. Birincisi, Cumhuriyetin ilanı ile rejim değişikliğinin ve bu süreçte gerçekleştirilen inkılapların halka benimsetilmesinde ve sürecin idare edilmesinde Dâhiliye Vekâletinin mühim bir rol oynamasından ileri gelmektedir. İkincisi ise dışarda bağımsız Türkiye için öncelikle iç güvenlik ve huzurun tesisi prensibinden ileri gelmektedir. İç güvenliğin sağlanmasında Dâhiliye Vekâleti sorumlu olduğundan, gerek Mustafa Kemal Atatürk gerekse İsmet İnönü tarafından bu makama yetkin kişiler tercih edilmiştir. Bu doğrultuda Cumhuriyetin ilanı ile birlikte sırasıyla Dâhiliye Vekilliğine Ahmet Ferit Tek, Recep Peker, Cemil Uybadın, Şükrü Kaya, Refik Saydam, Faik Öztrak, Ahmet Fikri Tüzer, Recep Peker ve Hilmi Uran getirilmiştir. II. Dünya Savaşı’nın son döneminde Dâhiliye Vekilliği görevini üstlenen Uran, bu göreve layık olmak adına çok aktif bir performans izlemiştir. Bu doğrultuda, yurt genelinde birçok yere tetkik ziyaretleri düzenlemiş, görev dönemi içerisinde meydana gelen deprem sonrasında etkilenen bölgelerde koordinasyonu bizzat sağlayarak vatandaşların yaralarının sarılması noktasında önemli adımlar atmış, seçim güvenliği noktasında önemli sorumluluklar almış ve özellikle ordu içerisinde bulaşıcı hastalıklarla mücadele noktasında aktif rol oynamıştır. Uran başarılı addedilebilecek karnesine rağmen, 21 Temmuz 1946 genel seçimlerinde CHP’nin istediği sonucu alamaması neticesinde görevden alınmıştır.
Hilmi Uran Cumhuriyet Halk Partisi Dâhiliye Vekâleti İç Politika II. Dünya Savaşı
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Temmuz 2024 |
| Kabul Tarihi | 24 Mart 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/YTA2025-1511249 |
| IZ | https://izlik.org/JA22FZ49TL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 48 |