COVID-19 pandemisi ile birlikte hız kazanan uzaktan ve hibrit çalışma düzenleri, yalnızca iş yapış biçimlerini değil, çevresel sürdürülebilirlik tartışmalarını da derinden etkilemiştir. Bu çalışma, hibrit çalışma modelinin çevresel etkilerini Türkiye bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Anlatı odaklı sistematik literatür taraması yöntemiyle yürütülen araştırmada, Web of Science, Scopus ve Dergipark veri tabanlarında yayımlanmış akademik çalışmalar ile OECD ve ILO gibi kurum raporları değerlendirilmiştir. Bulgular, hibrit çalışmanın ulaşım kaynaklı karbon emisyonlarını anlamlı ölçüde azaltabileceğini; ancak ev ve ofis kaynaklı enerji tüketimlerinin bu kazanımları sınırlayabileceğini göstermektedir. Özellikle haftada 2–3 gün uzaktan çalışmayı temel alan takvimlendirme stratejileri, emisyonlarda kayda değer düşüşler sağlamaktadır. Bununla birlikte, konut enerji verimliliğini artırmaya yönelik önlemler, ofis mekân yönetimi ve ulaşım talep yönetimi stratejileri çevresel faydaların sürdürülebilirliğinde kritik rol oynamaktadır. Çalışma, hibrit çalışmanın çevresel boyutuna odaklanan sınırlı sayıdaki araştırmalara özgün katkı sunmakta; iş dünyası ve politika yapıcılar için yol gösterici öneriler geliştirmektedir. Sonuç olarak, hibrit model yalnızca bireysel ve kurumsal verimlilik açısından değil, çevresel sürdürülebilirlik perspektifinden de stratejik bir araç olarak değerlendirilebilir.
Hibrit Çalışma Çevresel Sürdürülebilirlik Enerji Verimliliği
The rapid adoption of remote and hybrid work arrangements during the COVID-19 pandemic has significantly reshaped not only organizational practices but also debates on environmental sustainability. This study aims to examine the environmental impacts of the hybrid work model within the context of Turkey. Using a narrative-based systematic literature review, academic articles indexed in Web of Science, Scopus, and Dergipark, along with reports from institutions such as OECD and ILO, were analyzed. Findings indicate that hybrid work has the potential to considerably reduce transportation-related carbon emissions; however, increased household and office energy consumption may offset these benefits. Scheduling strategies that include remote work for 2–3 days per week appear to deliver meaningful emission reductions. Furthermore, household energy efficiency measures, office space management, and transportation demand management play a critical role in sustaining these environmental gains. The study provides an original contribution to the limited research on the environmental dimension of hybrid work and develops practical recommendations for businesses and policymakers. In conclusion, the hybrid model should be regarded not only as a means to enhance individual and organizational productivity but also as a strategic tool for advancing environmental sustainability.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Örgütsel Davranış |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |
Makalenizi sisteme yüklemeden önce mutlaka şablon'lardan ve yazım kurallarından faydalanınız. Yazım kurallarına uygun olmayan çalışmaların hakem süreci başlatılmayacaktır.