Bu çalışma, Türkiye’de belediye yönetiminde katılım süreçlerinin gelişimini ve bu süreçte kullanılan katılım araçlarının demokratik yönetişim üzerindeki etkilerini incelemektedir. 20. yüzyılın başlarında planlama temelli yönetim anlayışı, 1980’lerden itibaren stratejik yönetim ve katılımcı yönetişim modeline evrilmiştir. Bu dönüşümde halkın yönetsel süreçlere doğrudan katılımı, yalnızca hizmet etkinliğini artırmakla kalmamış; aynı zamanda demokratik meşruiyet, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi temel yönetişim ilkelerini de güçlendirmiştir. Çalışma kapsamında katılımın demokrasiyle ilişkisi ele alınarak, yalnızca seçim dönemlerinde değil, sürekli ve nitelikli bir halk katılımının demokratik rejimlerin sürdürülebilirliği açısından zorunlu olduğu vurgulanmaktadır. Bu çerçevede Sherry R. Arnstein’in “Vatandaş Katılımı Merdiveni” modeli temel alınarak, katılımın düzeyleri ve demokratik etkileri analiz edilmiştir. Türkiye’de katılım hakkının anayasal ve yasal temelleri (5393 ve 5216 sayılı kanunlar gibi) incelenmiş; kent konseyleri, mahalle meclisleri, dijital katılım platformları, halk oylamaları ve çözüm masası uygulamaları gibi katılım araçlarının etkinliği değerlendirilmiştir. Özellikle İzmir, Eskişehir ve Antalya Büyükşehir Belediyeleri örnekleri üzerinden karşılaştırmalı bir analiz sunulmuştur. İzmir ve Eskişehir, dijitalleşme ve katılımcı bütçeleme gibi ileri düzey uygulamalarla yüksek katılım seviyelerine ulaşırken; Antalya, daha çok geleneksel yöntemlerle sınırlı katılım sağlamakta, bu da katılımın niteliği açısından bazı zayıflıklara yol açmaktadır. Sonuç olarak çalışma, demokratik yönetişimin güçlendirilmesi için katılım araçlarının çeşitlendirilmesi ve işlevselliğinin artırılması gerektiğini savunmaktadır. Yerel özerkliğin genişletilmesi, merkezi denetimin azaltılması, dijital katılımın yaygınlaştırılması ve şeffaflık mekanizmalarının güçlendirilmesi önerilen temel politika yönleridir. Bu bağlamda katılım, yalnızca bir yönetişim aracı değil; toplumsal adaletin, halk egemenliğinin ve demokratik meşruiyetin temelidir.
Katılım Demokratik Yönetişim Belediye Yönetimi Halk Katılımı Yerel Yönetim
This study examines the development of participatory processes in municipal government in Türkiye and the impact of participatory tools used in this process on democratic governance. The planning-based management approach of the early 20th century evolved into a strategic management and participatory governance model from the 1980s onward. In this transformation, direct public participation in administrative processes not only increased service efficiency but also strengthened fundamental governance principles such as democratic legitimacy, transparency, and accountability. The study examines the relationship between participation and democracy, emphasizing that continuous and qualified public participation, not just during election periods, is essential for the sustainability of democratic regimes. Within this framework, the levels of participation and their democratic impacts are analyzed using Sherry R. Arnstein's "Ladder of Citizen Participation" model. The constitutional and legal foundations of the right to participation in Türkiye (such as Laws No. 5393 and 5216) are examined, and the effectiveness of participation tools such as city councils, neighborhood assemblies, digital participation platforms, referendums, and solution desk applications are evaluated. A comparative analysis is presented, particularly through the examples of Izmir, Eskişehir, and Antalya Metropolitan Municipalities. While Izmir and Eskişehir have achieved high levels of participation through advanced practices such as digitalization and participatory budgeting, Antalya offers limited participation through more traditional methods, leading to some weaknesses in terms of the quality of participation. Consequently, the study argues that participation tools should be diversified and their functionality increased to strengthen democratic governance. Expanding local autonomy, reducing centralized control, expanding digital participation, and strengthening transparency mechanisms are key recommended policy directions. In this context, participation is not merely a tool of governance; it is the foundation of social justice, popular sovereignty, and democratic legitimacy.
Participation Democratic Governance Municipal Administration Public Participation Local Government
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kamu Yönetimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Eylül 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 5 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |