Giriş: Dieulafoy lezyonu (DL), üst gastrointestinal kanamanın nadir görülen ancak potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir nedenidir. Endoskopik tedavi ilk basamak tedavidir; ancak tekrarlayan kanama cerrahi müdahaleyi gerektirebilir.
Olgu Sunumu: 55 yaşında erkek hasta hematemez ve hemodinamik instabilite ile acil servise başvurdu. İlk endoskopide mide fundusundaki aktif kanamalı Dieulafoy lezyonu görüldü. Hemostaz, epinefrin enjeksiyonu, termal koagülasyon ve hemoklip yerleştirilmesi ile sağlandı ve kan transfüzyonundan sonra geçici stabilizasyon sağlandı. Hastanedeki üçüncü günde, tekrarlayan kanama tekrar endoskopi ve ek bir hemoklip uygulaması gerektirdi, ancak hasta semptomlarını yaşamaya devam etti. Sekizinci günde, metilen mavisi ile intraoperatif endoskopik dövmeleme lezyonun doğru lokalizasyonunu kolaylaştırdı ve kama rezeksiyonu yapıldı. Ameliyat sonrası süreç sorunsuz geçti ve histopatolojik inceleme DL tanısını doğruladı.
Sonuç: Bu olgu, refrakter Dieulafoy lezyonlarında intraoperatif endoskopik işaretlemenin değerli bir yardımcı olduğunu, hassas lokalizasyona olanak sağladığını, gereksiz radikal cerrahiden kaçınılmasını sağladığını ve başarılı sınırlı rezeksiyona izin verdiğini göstermektedir.
Dieulafoy lezyonu Endoskopik hemostaz Tekrarlayan kanama inrtaoperatif endoskopi wegde rezeksiyon
Hasta, özgür ve bilgilendirilmiş onam formunu imzalamıştır.
Introduction: Dieulafoy’s lesion (DL) is a rare but potentially life-threatening cause of upper gastrointestinal bleeding. Endoscopic therapy is the first-line treatment; however, recurrent bleeding may necessitate surgical intervention.
Case Report:A 55-year-old male presented to the emergency department with hematemesis and hemodynamic instability. Initial endoscopy revealed a Dieulafoy’s lesion in the gastric fundus with active bleeding. Hemostasis was achieved with epinephrine injection, thermal coagulation, and hemoclip placement, and temporary stabilization was obtained after blood transfusion. On the third hospital day, recurrent bleeding required repeat endoscopy and an additional hemoclip application, but the patient continued to experience symptoms. On day eight, intraoperative endoscopic tattooing with methylene blue facilitated accurate localization of the lesion, and wedge resection was performed. The postoperative course was uneventful, and histopathological examination confirmed the diagnosis of DL.
Conclusion:This case demonstrates that intraoperative endoscopic marking is a valuable adjunct in refractory Dieulafoy’s lesions, enabling precise localization, avoiding unnecessary radical surgery, and allowing successful limited resection.
Dieulafoy’s lesion Endoscopic hemostasis Recurrent bleeding Intraoperative endoscopy Wedge resection
The patient signed the free and informed consent form.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Acil Tıp, Gastroenteroloji ve Hepatoloji |
| Bölüm | Olgu Sunumu |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.33706/jemcr.1777562 |
| IZ | https://izlik.org/JA37FW52JW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 17 Sayı: 1 |