Aim: Annually, approximately 20 million pregnant women undergo cesarean sections worldwide. However, a global trend of increasing cesarean section rates has been observed.
The objective of this study is to evaluate which factors affect the decision of physicians to perform cesarean sections, with the exception of the actual indications for such procedures.
Material and Methods: Data were collected using questionnaires that were delivered through the internet and telephone. The questionnaires consisted of 24 questions, including age, year of professional experience, institution, working conditions, and economic expectations.
Results: The present study included 327 clinicians. The findings indicated that clinicians demonstrated a higher degree of acceptance of pregnant women's preferences regarding the type of birth, particularly among physicians working in the private sector (62.9% vs. 21.2%, p<0.001). Furthermore, the data indicates a significant disparity in the rates of vaginal birth among clinicians in different sectors, with a higher proportion of clinicians in private practice (7.3%) compared to public health facilities (3.2%), a difference that is statistically significant at the p < 0.001 level. The study revealed no statistically significant differences between the private and public sectors, between judicial and legal cases, or between maternal and fetal fears (p > 0.05).
Conclusion: Pregnancy preferences have been demonstrated to exert an active role in changing rates of birth type in the private sector. On the other hand, concerns related to forensic medicine may exert an equal influence on the change in cesarean rates across both the private and public sectors.
Giriş: Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon hamile kadın sezaryen ameliyatı geçirmektedir. Sezaryenlerin en az %35'i, hem anne hem de yenidoğan için olumlu sonuçlar sağlamak amacıyla “tıbbi olarak endike değil” olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, sezaryen oranlarında küresel bir artış eğilimi gözlenmektedir.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, bu tür prosedürler için gerçek endikasyonlar dışında, hekimlerin sezaryen yapma kararını etkileyen faktörleri değerlendirmektir.
Gereç ve Yöntem: Veriler internet ve telefon aracılığıyla dağıtılan anketler kullanılarak toplanmıştır. Anketler yaş, mesleki deneyim yılı, çalışılan kurum, çalışma koşulları ve ekonomik beklentileri içeren 24 sorudan oluşmuştur.
Sonuçlar: Bu çalışmaya 327 klinisyen katılmıştır. Bulgular, klinisyenlerin, özellikle özel sektörde çalışan hekimler arasında (%62,9'a karşı %21,2, p<0,001) gebe kadınların doğum şekline ilişkin tercihlerini daha yüksek derecede kabul ettiklerini göstermiştir. Ayrıca, veriler farklı sektörlerdeki klinisyenler arasında vajinal doğum oranlarında önemli bir eşitsizlik olduğunu göstermektedir; özel muayenehanelerde çalışan klinisyenlerin oranı (%7,3) kamu sağlık tesislerinde çalışanlara (%3,2) kıyasla daha yüksektir ve bu fark p < 0,001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlıdır. Çalışmada özel ve kamu sektörleri arasında, adli ve hukuki vakalar arasında veya anne ve fetüs korkuları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p > 0.05).
Sonuç: Gebelik tercihlerinin özel sektörde doğum tipi oranlarının değişiminde etkin bir rol oynadığı gösterilmiştir. Öte yandan, adli tıpla ilgili endişeler hem özel sektörde hem de kamu sektöründe sezaryen oranlarındaki değişim üzerinde eşit bir etkiye sahip olabilir.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kadın Hastalıkları ve Doğum |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 3 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 4 |