Amaç: Bu çalışma, Behçet hastalığı (BH) olan kadınlarda tanı öncesi ve sonrası gebelik sonuçlarını değerlendirmeyi ve karşılaştırmayı amaçladı.
Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya BH tanısı alan 30 kadının 100 gebeliği dahil edildi. Klinik özellikler, tedaviler ve obstetrik sonuçlar incelendi. Gebelik sonuçları, BH tanısı öncesinde ve sonrasında gerçekleşen gebelikler arasında karşılaştırıldı. Ayrıca, olumsuz sonuçlar olmadan canlı doğumla ilişkili faktörler analiz edildi.
Bulgular: 100 gebeliğin 52’si tanı öncesinde, 48’i tanı sonrasında gerçekleşmişti. Tanı sonrası grupta doğum haftası anlamlı olarak daha düşük bulundu (p < 0.001), preterm doğum oranı daha yüksekti (%25,7 ve %7,3; p = 0.03) ve sezaryen doğum oranları artmıştı (%54,3 ve %19,5; p = 0.002). Düşük, yenidoğan yoğun bakım yatışı, yenidoğan sarılığı, anomali veya perinatal mortalite açısından anlamlı fark saptanmadı. Çok değişkenli analizde eritema nodozum olumsuz gebelik sonuçlarının tek bağımsız prediktörü olarak bulundu (OR 5,66; %95 GA: 1,07–29,92; p = 0.041).
Sonuç: BH tanısı sonrasında gerçekleşen gebelikler, önceki gebeliklere göre preterm doğum ve sezaryen doğum açısından artmış risk ile ilişkilidir. Eritema nodozum varlığı, olumsuz obstetrik sonuçlarla bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur.
Etik onay, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu'ndan alınmıştır (Tarih ve numara: 16.01.2025/474). Çalışmaya katılım için tüm hastalardan veya velilerinden izin alındı.
Yok
Yok
Objective: This study aimed to evaluate and compare the pregnancy outcomes of women with Behçet’s disease (BD) before and after the diagnosis.
Methods: This retrospective cross-sectional study included 100 pregnancies from 30 women diagnosed with BD. Clinical characteristics, treatments, and obstetric outcomes were assessed. Pregnancy outcomes were compared between those occurring before and after BD diagnosis. Additionally, factors associated with live birth without adverse outcomes were analyzed.
Results: Of the 100 pregnancies, 52 occurred before and 48 after the diagnosis of BD. The post-diagnosis group had significantly lower gestational age at delivery (p < 0.001), a higher rate of preterm birth (25.7% vs. 7.3%, p = 0.03), and increased cesarean delivery rates (54.3% vs. 19.5%, p = 0.002). No significant differences were observed in miscarriage, NICU admission, neonatal jaundice, anomaly, or perinatal mortality. In multivariate analysis, erythema nodosum was the only independent predictor of adverse pregnancy outcomes (OR 5.66, 95% CI: 1.07–29.92, p = 0.041).
Conclusion: Pregnancies following the diagnosis of BD are associated with increased risks of preterm birth and cesarean delivery. Patients with erythema nodosum was independently associated with adverse obstetric outcomes. Close monitoring remains essential to optimize maternal and fetal health in patients with BD.
Ethical approval was obtained from the ethical committee of Ümraniye Training and Research Hospital (Date and number: 16.01.2025/474) Consent for study participation was obtained from all patients or their guardians.
None
None
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kadın Hastalıkları ve Doğum |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 3 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 4 |