Kanda daha yüksek konsantrasyonda bulunması ve daha uzun yarılanma ömrü nedeniyle nedeniyle vücut vitamin D (vitD) düzeyini belirlemede vitD’nin ara metaboliti olan kalsidiol değerleri temel alınır. Serum kalsidiol seviyesi ile kanser ilişkisi ilk kez kolorektal kanserde (CRC)’de ortaya konmuş olup, devam eden çalışmalarda düşük kalsidiol düzeyleri ile CRC’nin yanı sıra, meme, prostat, akciğer, mesane, gastrik ve hemotolojik kanserler için yüksek risk ve kötü prognoz ilişkisi gösterilmiştir. Ancak, CRC ile ilgili olmak üzere yürütülen klinik çalışmalarda, vitD takviyesinin kanser oluşum riskini düşürdüğü ya da hastalığın ilerlemesi/prognozu süreçlerinde olumlu katkısını gösterir kuvvetli bulgular elde edilememiştir. Bu çalışmada CRC’de vitD yerine, aktif formu olan kalsitriol kullanımının avantajlı olabileceğini öne süren veriler ortaya konmakta ayrıca kalsitriolün farmasötik kullanımındaki kısıtlara işaret edilmektedir. Dolayısıyla, amaca uygun ve yenilikçi olarak tasarlanan taşıyıcı platformlar, gerek vitD eksikliği/yetersizliği gerekse anti-kanser etki için kalsitriol faydalanımını arttırabilir.
Bu çalışmada etik kurul iznine gerek duyulmamaktadır.
TÜBİTAK
223S776
CRC'de kalsitriolün anti-kanser etkinliğini araştıran çalışma, TÜBİTAK-ARDEB 1001 programı (Proje No: 223S776) tarafından desteklenmektedir.
Due to its higher concentration in the blood and longer half-life calcidiol, the intermediate metabolite of vitamin D, is used as the main marker for determining vitamin D levels in the body. The relationship between serum calcidiol levels and cancer was first demonstrated in colorectal cancer (CRC), and subsequent studies have shown a link between low calcidiol levels and a higher risk and poor prognosis not only for CRC but also for breast, prostate, lung, bladder, gastric, and hematological cancers. However, clinical studies related to CRC have not provided strong evidence that vitamin D supplementation reduces cancer risk or positively impacts disease progression or prognosis. This study suggests that administration of calcitriol, the active form of vitamin D, may be more advantageous than vitamin D supplementation in CRC. It also points to the limitations of calcitriol in pharmaceutical applications. Therefore, appropriately designed and innovative carrier platforms could enhance the utilization of calcitriol for both vitamin D deficiency/insufficiency and its anti-cancer effects.
Ethical approval is not required for this study.
TÜBİTAK
223S776
The study investigating the anticancer efficacy of calcitriol in CRC is supported by the TÜBİTAK-ARDEB 1001 program (Project No: 223S776).
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Biyokimya ve Hücre Biyolojisi (Diğer), Gen İfadesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | 223S776 |
| Gönderilme Tarihi | 10 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.21597/jist.1654927 |
| IZ | https://izlik.org/JA33DL59UN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 16 Sayı: 1 |