The aim of this study is to show the intercultural communication problems that individuals may encounter when they start living in different cultures and to present an example. Intercultural communication refers to the interaction between groups from different cultural backgrounds or individuals from different cultures. With the rapid development and change in globalization and communication technologies, the world has become a global village as defined by Mc Luhan. With this rapid progress provided by technology and development, people can travel, work and live in many parts of the world. No matter how similar technologies and life practices are, cultural differences can occur and these differences can turn into communication problems. These problems can cause othering and marginalizing behaviors in individuals. In today's world where intercultural communication is so important, it can be beneficial for individuals to research the cultural characteristics and practices of the region and country to be visited in order to avoid othering and communication problems. The series "Emily in Paris", which is the subject of the study; It depicts the profile of an ambitious American woman in her twenties from the Midwest who moves to Paris for an unexpected job opportunity and is tasked with bringing an American perspective to respected French marketing firm. In the series, the cultural problems of Emily and the French, who are very meticulous and strict about culture, are told. The first season episodes of the series were examined by content analysis method and these cultural problems were tried to be shown.
Bu çalışma, bireylerin farklı kültürlerde yaşarken karşılaşabilecekleri kültürlerarası iletişim sorunlarını incelemeyi ve bunlara örnek sunmayı amaçlamaktadır. Küreselleşme ve dijitalleşmenin etkisiyle kültürel temasların artması, kültürlerarası iletişimi kaçınılmaz hâle getirmiştir. Ancak, teknolojinin sağladığı kolaylıklara rağmen kültürel farklılıklar varlığını sürdürmekte; bu durum, iletişim sorunları ve ötekileştirme pratiklerini beraberinde getirmektedir. Araştırmanın örneklemini, Netflix yapımı Emily in Paris dizisinin ilk sezonu oluşturmaktadır. Dizide, beklenmedik bir iş teklifi ile Paris’e taşınan Amerikalı Emily’nin, Fransız kültürüne uyum sürecinde yaşadığı deneyimler üzerinden kültürel çatışmalar, kimlik müzakereleri ve stereotipler analiz edilmiştir. Çalışmada nitel içerik analizi yöntemi kullanılarak dizinin 10 bölümü incelenmiş; ötekileştirme, dil bariyerleri, toplumsal norm farklılıkları, cinsiyet rolleri, tüketim kültürü ve ulusal stereotipler gibi temalar ortaya çıkarılmıştır. Bulgular, Fransız kültürünün dizide sistematik olarak “rafine” ve “üstün” bir konumda sunulduğunu; Amerikan kültürünün ise “fazla çalışkan” ve “aşırı doğrudan” olarak temsil edilerek çatışma alanı oluşturduğunu göstermektedir. Emily, dil yeterliliği ve sosyal kodlara uyum sağlayamaması nedeniyle hem iş hem özel yaşamda marjinalleştirilmekte, aynı zamanda egzotik ve “öteki” bir figür olarak idealize edilmektedir. Ayrıca, feminist perspektiften değerlendirildiğinde dizide kadının nesneleştirilmesine yönelik tartışmalar ve toplumsal cinsiyet normları belirgin biçimde gözlemlenmiştir. Bu bağlamda çalışma, medya ürünlerinin kültürel temsiller aracılığıyla nasıl ideolojik söylemler ürettiğini ve kültürlerarası iletişim süreçlerinde ortaya çıkan güç dinamiklerini görünür kıldığını ortaya koymaktadır.
Kültürlerarası iletişim Ötekileştirme Emily in Paris Netflix
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları (Diğer), Kültürel Antropoloji, İletişim ve Medya Politikası, Kültürlerarası İletişim |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |