The Correlation Between The Hopelessness Level and Self-Care Agency in Patients Receiving Hemodialysis Treatment
Öz
to dialysis catheter increase their hopelessness level. If the level of hopelessness increases in hemodialysis patients, self-care power may be adversely affected.
Objective: The purpose of this study is to investigate the correlation between hopelessness level and self-care agency in patient receiving hemodialysis treatment.
Methods: This correlational study was carried out with 69 hemodialysis patients receiving treatment in the hemodialysis unit of a university hospital between February – October 2020. The data of the study were collected with Patient Information Form, Beck Hopelessness Scale, and The Self-Care Agency Scale (SCAS). In the statistical evaluation of the data, Mann Whitney-U Test, Kruskal Wallis Test, and Spearman Correlation analysis were used.
Results: It was determined that the mean age of the patients included in the study was 57.60±11.60 and the average duration of hemodialysis treatment was 4.07±2.83 years. The patients were undergoing hemodialysis 2.90±0.40 days a week and 7.04±3.80 hours a week. The hopelessness mean scores of patients undergoing hemodialysis was 9.91±5.26 and self-care agency mean scores were 28.84±5.60. There was a negative and significant correlation between the patients’ hopelessness level and their self-care agency (r = -, 353, p <0.01).
Conclusion: It was found that there was a negative correlation between hopelessness levels and self-care agency of patients participating in the study and the self-care agency of the patients decreased as their hopelessness levels increased.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
This study adhered to the ethical principles outlined in the Declaration of Helsinki. Prior to its initiation, approval was secured from the Scientific Research and Publication Ethics Board (31.01.2020/ E.1337), and written consent was obtained from the institution where the study was conducted. Participation in the study was entirely voluntary, and prospective participants were informed about the study's purpose before providing their informed consent
Hemodiyaliz Tedavisi Alan Hastalarda Umutsuzluk Düzeyi ile Özbakim Gücü Arasindaki İlişki
Öz
Amaç: Bu çalışmanın amacı hemodiyaliz tedavisi alan hastadaki umutsuzluk seviyesi ve öz bakım ajansı arasındaki korelasyonu araştırmaktır.
Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte olan bu çalışma Şubat-Ekim 2020 tarihleri arasında bir üniversitesi hastanesinin hemodiyaliz ünitesinde tedavi gören 69 hemodiyaliz hastası ile yürütüldü. Bu çalışma STROBE kontrol listesi kullanılarak tasarlanmıştır ve clinicaltrial.gov adresine kayıt edilmiş olup kayıt numarası alınmıştır (NCT05274399). Çalışmaya başlamadan önce etik kurul ve kurum izni alındı. Çalışmanın verileri; Hasta Bilgi Formu, Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Öz Bakım Gücü Ölçeği ile toplandı. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanıldı.
Bulgular: Araştırma kapsamına alınan hastaların yaş ortalamasının 57.60±11.60, hemodiyaliz tedavisi alma süresi ortalamasının 4.07±2.83 yıl olduğu saptandı. Hastaların haftada 2.90±0.40 gün ve haftada 7.04±3.80 saat hemodiyaliz tedavisi aldıkları görüldü. Hemodiyaliz hastalarının umutsuzluk düzeyi puan ortalamalarının 9.91±5.26 ve öz bakım gücü puan ortalamalarının 28.84±5.60 olduğu saptandı. Hastaların umutsuzluk düzeyi ile öz bakım gücü arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (r = -, 353, p <0.01).
Sonuç: Çalışmaya katılan hastaların umutsuzluk düzeyi ile öz bakım gücü arasında negatif yönde bir ilişki olduğu ve hastaların umutsuzluk düzeyleri arttıkça öz bakım güçlerinin azaldığı bulundu. Bu sonuçlara göre; hemodiyaliz hastalarının umutsuzluk düzeylerinin ve öz bakım güçlerinin değerlendirilmesi ve öz bakım gücünün iyileştirilmesi için umut düzeylerinin arttırılmasını sağlayan hemşirelik uygulamalarının geliştirilmesi önerilmektedir.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Bu çalışma Helsinki Bildirgesi'nde belirtilen etik ilkelere bağlı kalmıştır. Çalışmaya başlamadan önce Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'ndan (31.01.2020/E.1337) onay alınmış, çalışmanın yapıldığı kurumdan yazılı onam alınmıştır. Araştırmaya katılım tamamen gönüllülük esasına dayalı olup, olası katılımcılara bilgilendirilmiş onam vermeden önce çalışmanın amacı hakkında bilgi verilmiştir.