Bu çalışma, uçak, helikopter, iha, roket, uydu, otomobil gibi karmaşık siber-fiziksel sistemlerin (CPS) geliştirilmesine yönelik ölçeklenebilir, model tabanlı ve çevik bir sistem mühendisliği yaklaşımı sunmaktadır. INCOSE sistem mühendisliği ilkeleri, ARCADIA model tabanlı yöntemi ve SAFe çevik çerçevesinin entegrasyonu ile geliştirilen bu yaklaşım; geliştirme süreçlerinde ölçeklenebilirliği, iş değeri odaklılığı ve dijital sürekliliği artırmaktadır. Önerilen hibrit yöntem, mantıksal ve fiziksel mimarilerin yinelemeli ve paralel geliştirilmesini, erken paydaş geri bildirimlerini ve simülasyon tabanlı doğrulama süreçlerini mümkün kılarak mühendislik verimliliğini artırmakta ve yeniden iş yapma ihtiyacını azaltmaktadır. Geleneksel doküman tabanlı ve ardışık süreçlerin aksine, bu yaklaşım uçtan uca izlenebilirlik sağlar, çevik değer akışları üzerinden ürün teslimat hızını artırır ve değişen gereksinimlere uyum sağlar. SAFe çerçevesi sayesinde, portföyden ekip seviyesine kadar rollerin net tanımlanması ile stratejik uyum ve operasyonel çeviklik desteklenmektedir. Genel olarak, bu metodoloji modern CPS geliştirme süreçlerinin karmaşıklığına ve hızına yanıt verirken; yapay zekâ entegrasyonu, model dönüşümlerinin otomasyonu ve siber güvenli mimari tasarımı gibi gelecek geliştirmeler için de sağlam bir temel sunmaktadır.
Sistem Mühendisliği Model Tabanlı Mühendislik Siber-Fiziksel Sistemler Ölçeklenebilir Çevik Çerçeve
This study presents a scalable, model-based, and agile systems engineering approach for the development of complex cyber-physical systems (CPS) such as aircraft, helicopters, UAVs, satellites, and automobiles. By integrating INCOSE’s systems engineering principles, the ARCADIA model-based methodology, and the SAFe framework, this approach enhances development scalability, business alignment, and digital continuity. The proposed hybrid method improves traditional system engineering by enabling the iterative and parallel development of logical and physical architectures, early stakeholder feedback, and simulation-driven validation. This reduces rework, increases engineering efficiency, and supports continuous integration across multidisciplinary teams. In contrast to conventional document-based and sequential processes, this approach ensures end-to-end traceability, accelerates product delivery through agile value streams, and adapts rapidly to evolving requirements. The SAFe framework adds organizational scalability by clearly defining responsibilities from the portfolio to the team level, thereby supporting strategic alignment and operational agility. Overall, the methodology addresses the complexity and pace of modern CPS development and lays the groundwork for future enhancements, such as AI integration, automated model transformations, and cyber-secure architecture design.
Systems Engineering Model-Based Engineering Cyber-Physical Systems Scaled Agile Framework Hybrid Development
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Yazılım Mühendisliği (Diğer), Endüstri Mühendisliği, Üretim ve Endüstri Mühendisliği (Diğer) |
| Bölüm | Görüntü Sunumu |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |