TR
EN
Dinin Kamusal Alanda Değişen Konumu ve İslam Toplumlarındaki Yansımaları
Öz
Reform süreciyle başlayan ve Aydınlanma dönemiyle devam eden bir durum olarak modernite, Avrupa toplumlarında yeni bir zemin inşa etmiş; kültürel, ekonomik ve sosyal değişimlerin yaşanmasıyla modern Avrupa kimliği netlik kazanmıştır. Ancak söz konusu değişimler, Batı ile sınırlı kalmamış, Doğu toplumlarına da –bilhassa da İslam toplumlarına- sorunlu bir şekilde aksetmiştir. Modernleşme olarak adlandırılan bu değişimin öncesi, geleneksel kurumlardır ve bu kurumlar geride kalmıştır. Değişimin sonrası ise modern olacak, geleceği modern ve yeni süreçler yönlendirecektir. Bu anlamda gelenek ve din ayrılmaz bir bütün oluşturduklarından, modern değişimlerin odağındaki din ve dini kurumlar da şüphesiz problemli süreçlerden geçmektedir. Modern kamusal alanın parametreleri olan rasyonel akıl, bireyselleşme ve sekülerizm ile beraber dini yaşayış ve uygulamalar, özel alana çekilerek hususi bir yapıda gerçekleşmektedir. Batı toplumları, bu sorunları her ne kadar kendi değerleriyle ve toplumsal mutabakatla zahiren çözüme kavuştursa da; İslam toplumlarındaki manzara, sorunların Batı kaynaklı olduğunu ve bu nedenle çözümün de bir o kadar zorlaştığını göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Kronik bir boyuta ulaşan söz konusu sorunların İslam toplumlarında kimlik karmaşası, yabancılaşma ve çözülmeyi de beraberinde getirdiği düşünülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, işaret edilen sorunlu değişimlerin yaşandığı kamusal alan ve siyaset özelinde, dinin modern dünyada İslam toplumlarındaki yerini Avrupa deneyimlerini de göz önüne alarak tartışmaya sunmaktır
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- kabul edilen bir fenomen iken, modernite açısından çoğunlukla rasyonel bir çerçevede
- kanıtlanabilirliği sorgulanarak ele alınmaktadır. Pek tabii, bu sorunlu değişimlerin gerçekleştiği
- modernizm olgusu, Avrupa’da dini temsil eden kilisenin yüzyıllar boyu tahakkümünün ve
- skolâstik düşünce bataklığının da bir neticesidir. Bu anlamda modernleşme ve klasik sekülerleşme
- teorileri, Batı merkezli ve Batı toplumunun gelişimini esas alacak bir iddia ile ortaya atılmışlardır.
- Her ne kadar toplumsal değişmenin genellenemez bir süreç olduğu su götürmez olsa da
- modernizm rüzgârından Batı dışı toplumlar da nasibini almaktadır. Modernleşme hareketleri, Batı
- için söz konusu olumsuzlukları bertaraf etmede bulunmaz hint kumaşı vazifesini görürken
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
-
Yayımlanma Tarihi
1 Aralık 2018
Gönderilme Tarihi
-
Kabul Tarihi
-
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2018 Sayı: 2