Palestine geography was always a region of importance to the Ottoman Empire. From 1516 until the end of the First World War, it existed as a homeland territory within the Ottoman Empire for approximately four centuries. Due to both internal and external factors, the Empire was constantly declining and, especially from the second half of the 19th century, entered a rapid period of disintegration. With the First World War, the Empire was forced to fight on multiple fronts one of which was the Palestine Front. This front held significant strategic and geopolitical value for the Ottomans. The presence of the second holiest Islamic sites in this region after the Hejaz Region further heightened its importance. Just as soldiers were dispatched to the Palestinian front from nearly every region within the borders of the state, soldiers from Beirut also fought on this front, seeking to prevent this sacred land from falling into the hands of foreign powers. The primary aim of this study is to examine the impact of the diplomatic efforts and political developments within the Palestinian region on the First World War. In addition, it seeks to conduct a qualitative analysis of the soldiers from Beirut who lost their lives on the Palestine Front in battles against the Allied Forces. The study employs data collection techniques. The main sources include the Ottoman Archives of the Republic of Turkey Presidency of State Archives and records from the Ministry of National Defense, alongside the evaluation of other primary and secondary sources.
Palestine Front Diplomacy Holy Lands Zionism First World War
Filistin coğrafyası Osmanlı İmparatorluğu’nun her zaman önem verdiği bir bölge olmuştur. Filistin coğrafyası 1516 yılından Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar yaklaşık dört yüz yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nda bir vatan toprağı olarak varlığını sürdürmüştür. Gerek dış gerekse de iç nedenlerden kaynaklı olarak sürekli gerileyen devlet özellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından sonra hızla dağılma dönemine girmiştir. Birinci Dünya Savaşı ile birlikte birden çok cephede savaşmak zorunda kalmıştır. Bunlardan birisi de Filistin cephesidir. Bu cephe, Osmanlı İmparatorluğu için oldukça stratejik ve jeopolitik bir öneme sahip olmuştur. Hicaz Bölgesi’nden sonra ikinci büyük kutsal mekânların bu bölgede olması bu cephenin önemini bir kat daha artırmıştır. Devletin sınırları içerisindeki hemen her coğrafyadan Filistin cephesine asker sevk edildiği gibi Beyrut’tan da vatan evlatları bu cephede savaşarak bu kutsal bölgenin yabancı güçlerin eline geçmesine engel olmak istemişlerdir. Bu çalışmanın temel amacı Birinci Dünya Savaşı içerisinde Filistin coğrafyasında yürütülen diplomatik çabaların ve siyasi oluşumların savaşa olan etkisini irdelemektir. Bunun yanında savaş içerisinde Filistin coğrafyasında İtilaf Devletleri ordularına karşı açılan Filistin cephesinde hayatlarını kaybeden Beyrutlu askerlerin niteliksel analizini yapmaktır. Çalışmada veri toplama tekniği kullanılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi ile Millî Savunma Bakanlığı kayıtları ana kaynak olarak ele alınmış bunun yanında diğer birinci ve ikinci elden kaynaklar da inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
Bu çalışmanın temel amacı Birinci Dünya Savaşı içerisinde Filistin coğrafyasında yürütülen diplomatik çabaların ve siyasi oluşumların savaşa olan etkisini irdelemektir. Bunun yanında savaş içerisinde Filistin coğrafyasında itilaf devletleri ordularına karşı açılan Filistin cephesinde hayatlarını kaybeden Beyrutlu şehitlerin niteliksel analizini yapmaktır. Çalışmada veri toplama tekniği kullanılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi ile Milli Savunma Bakanlığı kayıtları ana kaynak olarak ele alınmış bunun yanında diğer birinci ve ikinci elden kaynaklarda inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
Filistin Cephesi Diplomasi Kutsal Topraklar Siyonizm Birinci Dünya Savaşı
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yakınçağ Ortadoğu Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.21547/jss.1702261 |
| IZ | https://izlik.org/JA74ZW53AE |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 25 Sayı: 2 |