Yapay zekâ teknolojilerinin eğitimdeki ağırlığının giderek arttığı günümüzde din eğitimi gibi derin bilgi birikimi ve bağlamsal yorum gerektiren alanlarda bu araçların güvenilirlik ve öğreticilik yeteneğini somut verilerle değerlendirmek bir gereklilik haline gelmiştir. Bu bağlamda, Anadolu İmam Hatip Liselerinin 11. sınıf Tefsir ve 12. sınıf Kelâm ders kitaplarında yer alan temel konular ile ChatGPT’nin dinî sorulara verdiği yanıtlar arasındaki örtüşme ve farklılaşma düzeyinin ortaya konması; hem öğretmenlerin hem de öğrenciler ile akademisyenlerin yapay zekâ destekli içerikleri eğitim süreçlerine güvenle entegre etmesine imkân tanıyacak bilimsel bir zeminin oluşturulmasına imkan sağlayacaktır. Bu araştırma, ChatGPT’nin dinî konulara yönelik yanıtlarının dört ölçütte—doğruluk, tutarlılık, kavramsal derinlik ve sistematik sunum—ders kitaplarındaki akademik kriterlerle ne ölçüde uyum sağladığını belirlemeyi ve böylece yapay zekâ temelli içeriklerin din eğitimindeki potansiyel katkı ve sınırlılıklarını saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma sürecinde öncelikle 11. sınıf Tefsir ve 12. sınıf Kelâm ders kitaplarında yer alan akademik ve pedagojik değeri yüksek üçer kavram seçilerek toplam altı soru oluşturuldu. Bu sorular, hem alanın temel terminolojisini hem de öğretim programlarında öne çıkan tarihsel ve teorik kavramları içerecek biçimde tasarlandı. Daha sonra oluşturulan sorular ChatGPT’nin ücretsiz versiyonuna iletilerek modelin yanıtları eksiksiz biçimde kaydedildi. Yanıtlar, modelin geniş kullanıcı kitlesine erişilebilir ücretsiz sürümünün performansını yansıtması bakımından değerlendirildi. Gelecekteki çalışmalar için ücretli sürümlere ilişkin potansiyel farklılıklar ve katkılar da tartışmaya açıldı. Nitel veri analiz aşamasında her bir yanıt iki temel boyutta incelendi: Birincisi, doğruluk ve tutarlılık düzeyi çerçevesinde ders kitaplarındaki tanım, hüküm ve örneklerle ChatGPT açıklamalarının birebir uyumu; ikincisi ise konunun bağlamıyla örtüşme, kavramsal derinlik ve modelin sınırlılıklarını belirlemek amacıyla yürütülen analizdi. Bu çerçevede, modelin tarihsel köken, metodoloji ve terminoloji alt boyutlarında sunduğu ayrıntı seviyesi “kavramsal derinlik” boyutuyla ele alındı, yanıtların paragraf içi ve farklı sorular arasında mantıkî tutarlılığı “tutarlılık” ölçütüyle değerlendirildi; yanıtlarda kullanılan başlıklandırma, adım adım ilerleyen düzen ve okunabilirlik “sistematik sunum” kriterine göre puanlandı. Elde edilen bulgular, ChatGPT’nin temel İslâmî kavramları tanımlama ve genel ilkeleri aktarmada geniş ölçüde isabetli sonuçlar verdiğini göstermektedir. Tefsir konularında—özellikle İsrailiyât, nesh ve garîbu’l-Kur’ân başlıklarında—modelin açıklamaları, ders kitaplarındaki tanımlarla büyük oranda uyum sağlarken, metne ilişkisiz ayrıntılara girme eğilimi bazen ana mesajı gölgelemiştir. Bu durum, “sistematik sunum” ölçütünde zayıflığa işaret etmiş; bazı cevaplarda başlıklar arası geçişin akıcılığı bozulmuştur. Kelâm konularında ise inanç yorum farkları, müteşâbihât ve deizm gibi tartışmalı meselelerde ChatGPT, temel prensipleri doğru aktarırken tarihsel bağlam ve mezhepsel ayrımlara dair derinlemesine bilgi sunmaktan uzak kalmıştır. Ders kitaplarının metodolojik olarak net sınıflandırmalar sunması, öğrencilerin kavramlar arasındaki ilişkiyi adım adım öğrenmesini sağlarken modelin üstünkörü tasnifleri, “kavramsal derinlik” açısından yetersiz kalmıştır. Öte yandan ChatGPT, güncel akademik tartışma noktalarını ve farklı yorum geleneklerini de metinlerine dâhil etme kapasitesi sayesinde, ders kitaplarında yer almayan çağdaş perspektifleri görünür kılma potansiyeli sergilemiştir. Bu özellik, ileri düzey lisans ve lisansüstü araştırmalar için zengin bir başlangıç noktası sunarken, aynı zamanda sistematik bir kavram haritası veya rehber olmadan kullanıldığında eğitim kademelerinde kafa karışıklığına yol açabileceğini düşündürmektedir. Dolayısıyla model, temel kaynağı tamamlayıcı nitelikte, eleştirel bir süzgeçten geçirilerek yararlanılacak bir araç olarak konumlandırılmalıdır. Sonuç olarak bu çalışma ChatGPT’nin din eğitiminde destekleyici bir araç olarak kullanılabileceğini; ancak ders kitaplarının sağladığı sistematik anlatım, kavramsal netlik ve öğrenci seviyesine uygun düzenin hâlâ eğitimde birincil referans olmaya devam etmesi gerektiğini göstermiştir. Gelecekteki araştırmaların, ChatGPT ve benzeri dil modellerinin doğruluk ve tutarlılık kapasitelerini geliştirmeyi, kavramsal derinlik ve sistematik sunum ölçütlerine uygun yanıtlar üretmelerini sağlamayı ve mevcut öğretim materyalleriyle entegre olmayı hedeflemesi önerilmektedir. Böylece yapay zekâ destekli çözümler ile geleneksel eğitim materyalleri birbirini tamamlayarak daha nitelikli bir dinî öğrenme deneyimi mümkün kılınabilecektir.
Din Eğitimi Yapay Zeka ChatGPT Tefsir ve Kelam Doğruluk ve Tutarlılık
In an era in which artificial intelligence technologies are assuming an ever greater role in education, disciplines that demand deep subject-matter expertise and nuanced contextual interpretation—such as Islamic studies—must evaluate these tools’ reliability and instructional effectiveness using concrete data. This study assesses the convergence and divergence between ChatGPT’s responses to six carefully designed questions and the canonical content of eleventh-grade Tafsīr and twelfth-grade Kalām textbooks used in Anatolian Imam Hatip High Schools. Its aim is to create a scientific foundation that enables educators, students, and scholars to integrate AI-generated content into Islamic studies curricula with confidence. We first defined four core pedagogical criteria derived from the textbooks: (1) Accuracy, the extent to which ChatGPT’s explanations align verbatim and conceptually with textbook definitions, legal rulings, and examples; (2) Coherence, the absence of logical contradictions within responses and across questions; (3) Conceptual Depth, the level of detail concerning each concept’s historical origins, methodological rationale, and specialized terminology; and (4) Systematic Presentation, the use of structured headings, logically sequenced arguments, and readability. In the methodological phase, three academically significant topics were chosen from each textbook—Isrāʾīlīyāt (Israelite narratives), naskh (abrogation), and gharīb al-Qur’ān (rare Qur’anic vocabulary) in the Tafsīr volume; and doctrinal differences, mutašābihāt (ambiguous verses), and deism in the Kalām text—ensuring coverage of both foundational terminology and prominent theoretical concepts emphasized in the official curricula. These six questions were submitted to the freely available version of ChatGPT, and the complete responses were recorded. We deliberately used the free version to reflect the performance accessible to the broadest user base, noting that subscription-based variants may offer enhancements warranting future study. A qualitative content analysis followed. Each response was evaluated first for Textual Concordance, examining the verbatim and conceptual fidelity of ChatGPT’s output to the textbook material, and second for Contextual and Cognitive Evaluation, which assessed scholarly context, depth of conceptual exploration, and inherent limitations of the AI model. Within this framework, historical background, methodological rationale, and terminological precision were grouped under Conceptual Depth; logical consistency within paragraphs and between questions was captured by Coherence; and clear subheadings, step-by-step organization, and readability were assessed under Systematic Presentation. The findings demonstrate that ChatGPT delivers broadly accurate definitions of foundational Islamic concepts and articulates general principles with substantial precision. In the Tafsīr topics—particularly Isrāʾīlīyāt, naskh, and gharīb al-Qur’ān—its explanations largely mirror the textbook definitions, though occasional digressions into peripheral details sometimes obscure the core message, thereby weakening Systematic Presentation and disrupting the flow between topic headings. In the Kalām domains—covering doctrinal differences, mutašābihāt, and deism—ChatGPT correctly relays basic tenets but provides only limited historical context, philosophical influences, and sectarian classifications. While the textbooks offer methodically organized taxonomies that guide students through conceptual interrelationships step by step, the model’s more cursory treatments fall short on Conceptual Depth. Notably, ChatGPT also incorporates contemporary academic debates and interpretive traditions absent from the textbooks, positioning it as a valuable resource for advanced undergraduate and graduate research; yet without an accompanying conceptual roadmap or pedagogical scaffold, such breadth may confuse novice learners. We therefore recommend positioning ChatGPT as a supplementary tool—used under critical review—rather than as a primary instructional source. In conclusion, although ChatGPT can enrich religious education by offering expansive insights and up-to-date scholarly discourse, the systematic pedagogy, conceptual rigor, and grade-appropriate sequencing of traditional textbooks remain indispensable. Future research should aim to enhance AI models’ accuracy, coherence, and conceptual depth, improve their systematic presentation through template-driven formats aligned with curricular standards, and develop strategies for integrating AI-generated content with existing curricular materials. By harmonizing AI-supported content with conventional educational resources, educators can foster a more nuanced, multifaceted Islamic studies learning experience without sacrificing pedagogical integrity.
Religious Education Artificial Intelligence ChatGPT Tafsir and Kalām Accuracy and Consistency
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Eğitimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.46353/k7auifd.1626263 |
| IZ | https://izlik.org/JA96YN77MH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 1 |