Hidâyet ve dalâlet konusu, kelâm düşüncesinde kader bağlamında Allah’ın iradesi ve insan hürriyeti ile ilişkili olarak erken dönemden itibaren tartışılagelmiştir. Şüphesiz bu konu irade probleminin bir uzantısı olarak âlimlerin üzerinde ihtilaf ettikleri önemli bir husustur. Kelâm sisteminde hidâyet-dalâlet konusu genel itibariyle cebrî, kaderî ve kesbî olmak üzere üç farklı şekilde yorumlanmıştır. Bilindiği üzere bu yorum farklılıkları, ontolojik olarak tamamen farklı iki iradenin etkinlik alanları ile ilgilidir: Allah ve insan iradesi. Kelâm tarihi boyunca bu konuda yapılan tartışmalar, ortaya çıkan ihtilaflar, konu hakkında ileri sürülen çözüm-görüşler hidâyet ve dalâlette Allah ve insanın belirleyiciliği ele alınmıştır. Bir problem olarak bu konu modern insanın da önemli çıkmazlarından biri olduğu aşikârdır. Esasında hidâyet ve dalâlet, Allah-insan-âlem ilişkisine ışık tutan geniş kapsamlı kavramlar olup insanın yaratılışı, doğuştan gelen kabiliyetleri, yaşamı boyunca yaptığı tercihler ve nihayet ahiret hayatına dair bir çerçeve çizer. Bu konuda sistematik bir yöntem takip eden Taberî’ye göre hidâyet-dalâlet, insanın yaşam serüveninin bir serencamı olduğundan dolayı Allah’ın mutlak iradesi ve insan iradesiyle doğrudan ilgilidir. Ona göre hidâyet-dalâlette Allah’ın ilmi, iradesi ve kudreti bağlamı ile insan iradesi ve kudreti farklı bir düzlemde ele alınmalıdır. Buna göre hidâyet yaratma bakımından Allah’a nispet edilirken; insan açısından her türlü maddî ve manevî iyiliğe meyletme ve Allah'ın insan fıtratına yerleştirdiği Allah'ı tanıma yeteneğini temsil eden bir meleke olduğuna dikkat çekilmektedir. Dalâlet ise kişinin yöneldiği her türlü dinî yasaklar ve kötü davranışlar için kullanılan bir kavram olup yaratılması da elbette Allah’a aittir. Bu duruma işaret eden ilahi beyanlar, bu iki olgunun olağan bir şekilde değil, ilahi kanunlar çerçevesinde belirli bir düzen içinde meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte insan hidâyet ve dalâletinin birçok faktörün tesiri ile şekillendiği gerçeğinden hareketle, kişinin itikat ve davranışlarının bu konudaki belirleyici rolü üzerinde durulmaktadır. Araştırmada hidâyet ve dalâlet konusunda bütüncül bir çerçeve çizmek için konuyla ilgili ayetler Taberî açısından incelenmiştir. Konu, özellikle Taberî'nin ansiklopedik tefsirinde söz konusu ayetlerle ilgili rivayetler ve onun yorumlarından hareketle belli bir akış içerisinde ele alınmıştır. Bu akış içerisinde insanın yaratılışından ölümüne kadar ki aşamalar dikkate alınmıştır. Taberî'nin konuyu ele alış üslubu, çalışmanın başlıklarını oluşturmuştur. Çalışma Taberî bağlamında ele alındığında, herhangi bir ekole mensup olmaması sebebiyle konuyla ilgili ayetlerin erken dönemde nasıl anlaşıldığı tespit edilmiş olacağı gibi onun bu konudaki kelâmî düşüncesi de tespit edilecektir.
Bu makale, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Prof. Dr. Şaban Ali DÜZGÜN danışmanlığında hazırlanan “Taberî’de Hidâyet ve Dalâlet” isimli doktora tez çalışmasından üretilmiştir.
The concepts of guidance and misguidance have been subjects of extensive debate in Islamic theology since the formative period, particularly in relation to divine will and human free will. As an extension of the broader discourse on free will and determinism, this issue has long been a point of contention among theologians. Within the framework of kalām, interpretations of guidance and misguidance generally fall into three categories: determinist (jabrī), upholders of human free will and the proponents of acquisition (kasbī). These divergent interpretations stem primarily from the ontological distinction between the domains of divine and human will. Theological debates throughout Islamic intellectual history have consistently revolved around the extent to which God and human beings are responsible for guidance and misguidance. In this context, the discussion reflects not only a metaphysical inquiry but also a moral and existential concern that remains pertinent in the modern age. Guidance and misguidance, in essence, are comprehensive concepts that illuminate the relationship between God, humanity, and the cosmos. They encompass fundamental theological and anthropological themes, including human creation, innate disposition (fiṭrah), moral agency, and eschatological destiny. In this study, the views of Ṭabarī—who employs a systematic exegetical methodology—are examined to construct a coherent framework for understanding these concepts. According to Ṭabarī, guidance and misguidance represent key elements in the trajectory of human existence and are thus intrinsically connected to both His absolute will and human volition. He argues that divine knowledge, will and power on one side and human will and capacity on the other, must be considered on distinct planes. Accordingly, while the act of bestowing guidance is ascribed to God in terms of creation, it is also viewed—on the human level—as a natural inclination toward goodness and a faculty for recognizing the divine, embedded within human nature. Misguidance, by contrast, denotes the tendency to engage in prohibited or immoral behaviors, and its creation is likewise attributed to God. However, Qur’anic statements on the matter indicate that both guidance and misguidance occur not arbitrarily, but within the framework of divine laws and cosmic order. At the same time, Ṭabarī emphasizes the influential role of various factors—including individual belief and conduct—in shaping one’s spiritual direction. This research analyzes Qur’anic verses related to guidance and misguidance through the lens of Ṭabarī’s exegetical corpus, particularly his encyclopedic Tafsīr. The study follows a thematic structure based on Ṭabarī’s interpretive approach, considering the stages of human life from creation to death. By focusing on Ṭabarī—who did not align himself strictly with any specific theological school—the study aims to elucidate both the early interpretive reception of these verses and Ṭabarī’s own theological position regarding the interplay of divine and human agency in matters of guidance and misguidance.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kelam |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 23 Sayı: 2 |

Kader Creative Commons Atıf-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.