Kādî Abdülcebbâr ve Thomas Aquinas’ta Normatifliğin Ontolojik ve Epistemik Zemini
Öz
Bu makalede Muʻtezilî kelamcı ve aynı zamanda hukukçu kimliğiyle bilinen Kādî Abdülcebbâr (ö. 415/1025) ile Hristiyan teolog Thomas Aquinas (ö. 1274)’ın normatifliğin teolojik temelini nasıl kurguladıkları ele alınmaktadır. Her iki teolog da hükümlerin yalnızca iradeye bağlı olarak açıklanamayacağını ve fiillerin değerlendirilmesinde akıl tarafından kavranabilir nesnel bir zeminin bulunduğunu kabul etmektedir. Bununla birlikte bu nesnel zemin Kādî Abdülcebbâr’da daha çok fiillerin hasen ve kabih oluşu ile ilahî adalet ilkesi üzerinden, Aquinas’ta ise doğal yasa ve insan tabiatının gayesi üzerinden açıklanmaktadır. Ancak Kādî Abdülcebbâr’a göre ibadetlerin şekli, sevap ve cezanın miktarı ve teklifin ayrıntıları gibi kimi hususların nakil yoluyla bilinebileceği göz ardı edilmemelidir. Ona göre aklın iyi naklin kötü gördüğü ya da aklın kötü naklin ise iyi gördüğü hükümler de bulunmaktadır. Ancak burada söz konusu hükümler konu dışı tutulacaktır. Aquinas etik normların temelini doğal yasa kavramıyla açıklamıştır. Buna göre iyi ve kötü, insan doğasının belirli amaçlarına uygun ya da aykırı olmasıyla belirlenebilecektir. Akıl ise bunu keşfedebilir niteliktedir. Bu makalenin problematiği Kādî Abdülcebbâr’ın hüküm teorisinin hüsün-kubuh ve akıl-şer’ ilişkisi bağlamında ele alınması ve söz konusu teorinin Aquinas’ın dört yasa görüşüyle karşılaştırmalı bir biçimde incelenmek istenmesidir. Aynı zamanda Kādî Abdülcebbâr ve Thomas Aquinas’ın ahlak, hukuk ve teoloji arasında kurdukları irtibat da bu çalışmanın problematiğinden biridir. İfade edilmelidir ki her ikisine göre de akıl, normatif hükmün epistemik olarak kavranmasında temel bir konuma sahiptir. Bununla birlikte ilahî irade, aklın kavradığı ahlakî düzene aykırı hüküm ortaya koyan bir irade değildir. O, bu düzenle uyumlu bir ilke olarak değerlendirilmektedir. Böylelikle hükmün belirlenmesinde olgusal gerçekliğin rolü ve ilahî adalet vurgusu, bu makalede iki gelenek bakımından da karşılaştırmalı olarak değerlendirilmek istenmektedir. Literatürde, Kādî Abdülcebbâr’ın hüsün-kubuh anlayışı üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Ancak onun hüsün-kubuh problemi temelinde geliştirdiği hüküm teorisi, Aquinas’ın ilgili konudaki görüşleriyle karşılaştırılarak incelenmemiştir. Aynı zamanda müstakil olarak Aquinas’ın dört yasa görüşüne de literatürde çokça yer verilmekle birlikte İslam düşüncesinde Kādî Abdülcebbâr’ın ilgili konudaki görüşleriyle karşılaştırma imkânı sunan çalışma bulunmamaktadır. Bu makalenin literatüre özgün katkısı farklı kültürel ve teolojik düşüncelere ait olmalarına rağmen söz konusu iki düşünürün yaklaşımlarını ele almak suretiyle aralarında ilgili konuda ortak bir bakışın bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Bu karşılaştırma, Kādî Abdülcebbâr’ın hüsün-kubuh ve aklın prensipleriyle ilgili yaklaşımlarını evrensel bir bağlamla ilişkilendirmeye ve aynı zamanda Aquinas’ın doğal yasa anlayışını İslam düşüncesindeki benzer tartışmalar ışığında yeniden değerlendirmeye imkân tanımaktadır. Bu makale nitel araştırma yöntemi yanında tarihsel-karşılaştırmalı yöntemi benimsemiştir. Makalede kullanılan birincil kaynaklar Kādî Abdülcebbâr’ın el-Muğnî fî ebvâbi’t-tevhîd ve’l-adl ve Şerhu’l-usûli’l-hamse adlı eserleri ve Thomas Aquinas’ın Summa Theologiae adlı eseridir. Aynı zamanda modern literatürdeki ilgili çalışmalara da makalede başvurulmuştur. Makalenin ulaştığı sonuçlara göre Kādî Abdülcebbâr ve Aquinas, farklı kavramsal ifadeler kullanmakla birlikte normatifliğin temelini açıklarken teolojik unsurlardan faydalanmışlardır. Kādî Abdülcebbâr ilgili konudaki görüşünü ilahî adalet ilkesi üzerinden açıklarken Aquinas görüşlerini doğal yasa ve teleolojik insan anlayışı üzerinden gerekçelendirmektedir. Böylece denilebilir ki her iki düşünür de akıl ve şer’ arasında bir çatışma ilişkisi kurmamaktadır. Onlara göre insan, aklı vasıtasıyla zaten var olan bir değeri ortaya çıkarmaktadır. Kādî Abdülcebbâr’a göre bu, fiillerin iyilik ve kötülüğünün akıl ile anlaşılmasıyken Aquinas’ta doğal yasanın ebedî yasadan alınan ilkelerinin akıl ile idrak edilmesinden ibarettir.
Anahtar Kelimeler
Kelam, Kādî Abdülcebbâr, Thomas Aquinas, Hüsün-Kubuh, Normatiflik, Doğal yasa
The Ontological and Epistemic Grounds of Normativity in Qāḍī ʿAbd al-Jabbār and Thomas Aquinas
Öz
This article examines how the theological foundations of normativity are articulated in the thought of the Muʿtazilī theologian and jurist Qāḍī ʿAbd al-Jabbār (d. 415/1025) and the Christian theologian Thomas Aquinas (d. 1274). Both thinkers accept that judgments cannot be explained solely on the basis of will and that, in the evaluation of human actions, there is an objective basis that can be apprehended by reason. However, Qāḍī ʿAbd al-Jabbār grounds this issue in ḥusn-qubḥ and the principle of divine justice, whereas Aquinas grounds it in natural law and the telos of human nature. Therefore, the similarity between them should be evaluated in terms of the fact that judgment is not reduced to arbitrary will; the views of the two thinkers should not be treated as entirely identical. However, according to Qāḍī ʿAbd al-Jabbār, it should not be overlooked that certain matters, such as the form of worship, the amount of reward and punishment, and the details of moral obligation/taklīf, can be known only through transmission. Furthermore, according to him, there are also rulings in which reason deems something good while transmission indicates its badness, or vice versa. However, such rulings will be excluded from the present discussion. Aquinas explains ethical normativity through the concept of natural law, according to which good and evil are determined by conformity or opposition to the ends of human nature. Human reason can discover this moral order. The central problematic of this article is to examine Qāḍī ʿAbd al-Jabbār’s theory of judgment within the framework of the ḥusn-qubḥ debate and the relationship between reason (ʿaql) and revelation (sharʿ), and to analyze it comparatively in relation to Aquinas’s doctrine of the four laws. At the same time, the way both thinkers relate morality, law, and theology constitutes another core concern of the study. It should be stated that, in both thinkers, reason holds a central position in the epistemic apprehension of normative judgment. However, divine will is not understood as a source that issues arbitrary judgments contrary to the moral order apprehended by reason, but rather as being in harmony with this order. Accordingly, the article comparatively evaluates the role of factual reality in determining judgment and the emphasis on divine justice in both traditions. Although extensive scholarship exists on Qāḍī ʿAbd al-Jabbār’s understanding of ḥusn and qubḥ, his theory of judgment has not been examined in direct comparison with Aquinas’s views. Likewise, despite abundant studies on Aquinas’s doctrine of the four laws, no comparative analysis alongside Qāḍī ʿAbd al-Jabbār within Islamic thought has been offered. The original contribution of this article lies in identifying whether a shared perspective on normativity exists between these two thinkers despite their distinct theological contexts. This comparison situates Qāḍī ʿAbd al-Jabbār’s views on ḥusn-qubḥ and reason within a broader framework while reconsidering Aquinas’s natural law theory through analogous Islamic debates. The study employs a qualitative and historical-comparative methodology, drawing on Qāḍī ʿAbd al-Jabbār’s al-Mughnī and Sharḥ al-Uṣūl al-Khamsa and Aquinas’s Summa Theologiae, alongside relevant modern scholarship. The findings show that, despite different terminologies, both thinkers ground normativity in theological principles. Qāḍī ʿAbd al-Jabbār does so through divine justice, while Aquinas relies on natural law and teleology. Neither posits a conflict between reason and revelation; rather, both hold that reason discloses an already existing moral value - through intrinsic moral qualities of actions for Qāḍī ʿAbd al-Jabbār and through rational apprehension of principles derived from eternal law for Aquinas.
Anahtar Kelimeler
Kalām, Qāḍī ʿAbd al-Jabbār, Thomas Aquinas, Ḥusn-Qubḥ, Normativity, Natural law