Bu makale, Benim Adım Kırmızı’yı hem Doğu–Batı alegorisi hem de “katili bulmaya odaklı” bir polisiye olarak sabitleyen okumalardan mesafelenerek, romanda hakikate giden yolun sahne ayrıntıları üzerinden nasıl kurulduğunu tartışır. Çalışmanın temel savı, mühür, kan izi, kıble ekseni ya da ışığın yönü gibi ayrıntıların betimleyici bir dekor olmaktan çıkarak kanıt üretiminde işleyen birer teknik hâline geldiğidir. Mimesis, bu çerçevede sabit bir tema değil, romandaki olayların “kanıtlanabilir” olma biçimini belirleyen işleyişsel bir usul olarak kavranır. Makale, “görünürlük protokolü” adını verdiği bir kavram etrafında, bakışın hangi yüzeylere yönlendirildiğini, nerede kesintiye uğradığını ve kimi dışarıda bıraktığını izler. Ceset odasında iç mekânın kıble ve chiaroscuro üzerinden delil yüzeyine dönüşmesi, “Orhan’a inanmayın” parantezinin doğrulamayı sesten adres ve arşive kaydırması, itiraf sonrası odak devriyle aynı olayın yeniden kadrajlanması ve nakkaş Zeytin’in tanınabilirlik vaadini bozan son sahnesi bu protokolün farklı yüzlerini açığa çıkaran düğüm noktaları olarak okunur. Romanın çok sesli yapısı ve “hikâyeli kitap” kurgusu, tek bir anlatıcıya veya tekil bir görüş noktasına bağlanamayan kırılgan hakikat rejimini birden fazla anlatı kaydıyla örer. Böylece kimlik, hitap, mesafe ve ışık ekseninde tanımlanan söylemsel bir konumlanma olarak yeniden yazılır; kanıt da merkezî bir otoritenin bakışında toplanmak yerine dağıtılmış bir görme rejimi içinde örgütlenir. Makale, hakikatin bu ertelenmiş topolojisini izleyerek Benim Adım Kırmızı’yı temsil, delil ve görme ilişkilerinin denendiği bir laboratuvar olarak yeniden konumlandırır.
Orhan Pamuk Temsil mimesis görünürlük protokolü söylemsel kimlik
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
The article argues that in My Name Is Red scene details—visual clues such as seals, bloodstains, and light—are not mere descriptive ornaments but organized as techniques of evidence. Here mimesis is not a stable theme or passive East/West backdrop; it functions as a procedure internal to the novel’s mechanics, calibrated to generate proof. In the murder plot triggered by the palace portrait commission, truth is approached not through witness testimony but through the accumulation of material traces circulating along the letter–drawing–portrait chain. Seeing is therefore staged: which surface is illuminated, how far the gaze may advance, and who is left outside the frame together constitute the novel’s “visibility protocol.” Rather than reading the encounter between miniature and portrait through broad civilizational panoramas, the article tracks this protocol across four knot-scenes: the corpse room, where chiaroscuro and the qibla axis turn interior space into evidence; the “Do not believe Orhan” parenthesis, which shifts verification from voice to address–archive; the post-confession shift in focalization, which reframes the same event; and the miniaturist Zeytin’s anti-portrait, which sabotages recognizability. The novel’s polyphony and its “book with a story” device compensate for the fragility of any single source by layering narrative registers, turning archival accumulation into a technique of proof and identity into a discursive positioning along axes of address, distance, and light. Truth thus appears not as final verdict but as continuous deferral; evidence is organized within a dispersed regime of seeing rather than a single sovereign viewpoint.
Representation mimesis visibility protocol discursive identity Orhan Pamuk
It is declared that scientific and ethical principles were followed during the preparation of this study and all studies utilized were mentioned in the references.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Edebi Teori, Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 20 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
NOT: DİZİN BİLGİLERİ İÇİN LOGOLARA TIKLAYINIZ.