Bu çalışma, İslami finans sisteminde önemli bir yere sahip olan Selem akdinin Türkiye’deki uygulanabilirliğini, mevcut kurumsal altyapısını ve kullanım düzeyini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Selem akdi, üretim öncesinde finansman sağlama ve risk paylaşımını mümkün kılan yapısıyla, özellikle tarım sektörü başta olmak üzere üretim temelli tüm alanlarda kullanılabilecek potansiyele sahiptir. Ancak yapılan analizler, Türkiye’de bu modelin hem katılım bankaları nezdinde hem de reel sektör düzeyinde sınırlı bir kullanım alanına sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında literatür incelemesi, ilgili mevzuat analizi ve kurum raporlarının değerlendirilmesi yoluyla mevcut durum tespiti yapılmıştır. Bulgular, Selem uygulamasının yaygınlaşmasının önündeki başlıca engellerin bilgi eksikliği, kurumsal yapılanma yetersizliği, hukuki belirsizlikler, dijital entegrasyon eksikliği ve şer‘î standartlar konusunda ortak bir kurumsal mutabakatın bulunmamasından kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Bu kapsamda çalışmada, Selem akdinin Türkiye’de daha etkin ve yaygın bir şekilde kullanılabilmesi için on başlık altında stratejik öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, mevzuat düzenlemelerinden dijitalleşmeye, eğitimden teşvik politikalarına kadar çok boyutlu bir reform çerçevesi sunmaktadır. Ayrıca Selem’in yalnızca tarımsal finansmanla sınırlı kalmaması, sanayi ve hizmet sektörlerinde de alternatif bir finansman aracı olarak değerlendirilebilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, Selem akdi; katılım finans sisteminin reel sektörle entegrasyonunu güçlendirebilecek, üretimde sürdürülebilirlik ve planlama sağlayabilecek İslami ilkelere uygun bir finansman modelidir. Ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi, bütüncül bir kurumsal vizyon ve politik destekle mümkündür.
Selem Akdi Katılım Bankacılığı Tarım Finansmanı İslami Finans Risk Paylaşımı Sürdürülebilir Kalkınma
This study provides a comprehensive analysis of the Salam contract, a prominent Islamic finance instrument, focusing on its applicability, institutional structure, and usage level in Turkey. As a forward financing model that enables pre-production funding and risk sharing, Salam holds significant potential for agriculture and other production-based sectors. However, findings show that the application of this model remains limited among participation banks and in the real economy in Turkey. Through a detailed literature review, regulatory analysis, and evaluation of institutional reports, the study identifies key structural and operational challenges impeding the widespread adoption of Salam. These include lack of awareness, insufficient institutional capacity, regulatory ambiguity, weak digital infrastructure, and fragmented Shariah compliance mechanisms. To address these gaps, the study proposes ten strategic actions to support the mainstreaming of Salam financing. These proposals cover diverse policy areas such as legal reform, institutional restructuring, financial incentives, digital innovation, and sectoral diversification. The study also emphasizes the relevance of Salam beyond agricultural finance, suggesting its adaptability to industrial and service sectors as an alternative, Shariah-compliant funding model. In conclusion, the Salam contract offers a viable solution for integrating Islamic finance with the real economy while fostering sustainable production planning. However, its successful implementation requires coordinated efforts, policy alignment, and institutional vision at both national and sectoral levels.
Salam Contract Participation Banking Agricultural Finance Islamic Finance Risk Sharing Sustainable Development
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Finansı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 2 |