Makrîzî’nin İktisadi Düşünceye Katkıları Üzerine Bir İnceleme
Öz
Batının etnosentrizmi veya etnik merkeziyetçi yaklaşımı, iktisat düşünce tarihi alanında da kendini göstermektedir. Günümüz iktisat düşüncesini oluşturan teoriler Batı menşeli olarak karşımıza çıkmaktadır ve iktisat düşünce tarihini tedvin çalışmaları özellikle de Orta Çağ’da yaşamış Arap ve Müslüman iktisatçıların katkılarını içermemektedir. Batı entelijansiyası İslam medeniyetinin modern ekonominin gelişimine katkılarını görmezlikten gelerek iktisat düşünce tarihini, Orta Çağ boyunca (M.S. 500-1000) Yunan ve Roma toplumundan başlatıp iktisadi ekollerin ortaya çıkmaya başladığı 18’inci yüzyıldaki Batılı Avrupa toplumlarıyla son bulan tamamen Avrupa orjinli bir olgu olarak göstermektedir. İbn Haldun’un MS 14. Yüzyılda yazdığı Mukaddime adlı eserinde ortaya koyduğu ve 20. yüzyılın sonlarına doğru “Laffer Eğrisi” olarak bilinen teoriye haksız bir şekilde Arthur Laffer’in adı verilmiştir. Keza bir diğer Orta Çağ İslam iktisatçısı ve İbn Haldun’un öğrencisi Makrîzî de MS 14. yüzyılın başlarında kendi geliştirdiği ve 16. yüzyılda Thomas Gresham tarafından yeniden keşfedilen, “kötü para iyi parayı kovar” şeklinde sloganik bir ifade ile özetlenen “Gresham Kanunu” tezinin temellerini atmıştır. Bu teoride biri ucuz diğeri değerli iki madenden basılan ve değerli olanın tedavülden kalkmasına yol açan aşırı madeni para arzına atıfta bulunulmaktadır. Bu yüzden kendisi Irving Fisher’den asırlar önce “Paranın Miktar Teorisine” dikkat çekerek para miktarında meydana gelebilecek bir artış veya azalışın fiyatlar genel düzeyine yansıdığını asırlar önce belirlemiştir. Makrîzî kendi döneminde pahalılık ve günümüzde enflasyon olarak tanımlanan sorunu doğal afetlere ve insan hatasından kaynaklı sebeplere bağlayarak çözümü de öncelikle bu sebeplerin ortadan kaldırılmasında görmektedir. İnsan hatasından kaynaklı sebepleri de yolsuzluk, rüşvet, adam kayırmacılık, liyakatsiz atamalar, tekelcilik, aşırı vergiler, devletin ticarete müdahalesi ve yanlış para politikası olarak özetlemektedir. Makrîzî enflasyonun toplumdaki farklı gruplar arasındaki gelir dağılımı üzerindeki etkilerini de incelemiş, kendi döneminde bu durumdan yarar sağlayan ve zarar gören toplum kesimlerini sınıflandırmıştır.
Anahtar Kelimeler
Makrîzî, İktisat, Yolsuzluk, Para, Enflasyon.
An Examination of Makrizi’s Contributions to Economic Thought
Öz
Western ethnocentrism, or Eurocentric approaches, are also evident in the history of economic thought. The theories that form contemporary economic thinking are predominantly of Western origin, and works on the history of economic thought often fail to include the contributions of Arab and Muslim economists who lived during the Middle Ages. Western intellectual circles tend to overlook the contributions of Islamic civilization to the development of modern economics, presenting the history of economic thought as a purely Europe-centered phenomenon that begins with Greek and Roman societies in the Middle Ages (500–1000 CE) and culminates with Western European societies in the 18th century, when economic schools of thought began to emerge.
For instance, the theory presented by Ibn Khaldun in his 14th-century work Muqaddimah, later known in the late 20th century as the “Laffer Curve,” was unjustly attributed to Arthur Laffer. Similarly, another medieval Islamic economist and student of Ibn Khaldun, Makrizi, laid the foundations in the early 14th century for what was later rediscovered by Thomas Gresham in the 16th century and summarized in the slogan “bad money drives out good,” known as Gresham’s Law. This theory refers to excessive metallic currency issuance, where two types of coins—one cheaper and one more valuable—circulate, leading to the withdrawal of the more valuable coin from circulation.
In this context, Makrizi also drew attention, centuries before Irving Fisher, to the Quantity Theory of Money, stating that increases or decreases in the money supply are reflected in the general price level. He explained the phenomenon known in his time as “high prices,” and today as inflation, by attributing it to both natural disasters and human-induced factors, and he primarily saw the solution in eliminating these causes.
He categorized human-induced causes as corruption, bribery, nepotism, unqualified appointments, monopolization, excessive taxation, state intervention in trade, and flawed monetary policies. Makrizi also analyzed the effects of inflation on income distribution among different social groups and classified the segments of society that benefited from and were harmed by these conditions in his own era.
Anahtar Kelimeler
Makrizi, Economics, Corruption, Money, Inflation