Benedetto Croce, one of the important art theorists of the 20th century, developed an original and profound approach to art. Croce's understanding of art clearly differs from functional, instrumental and representational approaches. He rejects approaches that reduce art to moral, political or religious purposes and defends the purity and authenticity of art against such orientations. According to Croce, art is an intuitive and original expression of the aesthetic image formed within the individual's inner world. As a subjective creative process, art finds its meaning in the aesthetic sharing established between the artist and the receiver. The work is recreated in the mind of each individual who receives it. Consequently, there is an active and dynamic interaction between the artist, the work and the receiver. Art, which emerges from the unity of these three elements, can come to light in its purest and most authentic form with the right steps. This article focuses on Croce's early theory of art, but also examines the internal tensions within that theory in the context of the artist-receiver relationship and problems of aesthetic judgment.
20. yüzyılın önemli sanat kuramcılarından biri olan Benedetto Croce, sanat üzerine özgün ve derinlikli bir yaklaşım geliştirmiştir. Croce’nin sanat anlayışı, işlevsel, araçsal ve temsile dayalı yaklaşımlardan belirgin bir biçimde ayrılır. Sanatı; ahlaki, siyasi ya da dini amaçlara indirgeyen yaklaşımları reddeder ve sanatın saflığı ve gerçekliğini bu tür yönelimlere karşı savunur. Croce’ye göre sanat, bireyin iç dünyasında oluşan estetik imgenin sezgisel ve özgün bir ifadesidir. Öznel bir yaratım süreci olarak sanat anlamını sanatçı ile alımlayıcı arasında kurulan estetik paylaşımda bulur. Eser onu alımlayan her bireyin zihninde yeniden yaratılır. Bu nedenle, sanatçı, eser ve alımlayıcı arasında etkin ve dinamik bir etkileşim vardır. Bu üç unsurun birlikteliğinden ortaya çıkan sanat, doğru yöntemlerle en saf ve sahih biçimde gün yüzüne çıkabilir. Bu makale, Croce’nin ilk dönem sanat kuramına odaklanmakla birlikte, sanatçı-alımlayıcı ilişkisi ve estetik yargı sorunları bağlamında kuramın iç gerilimlerini konu edinmektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | 20. Yüzyıl Felsefesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.20981/kaygi.1804364 |
| IZ | https://izlik.org/JA46HC69HA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 25 Sayı: 1 |
e-ISSN: 2645-8950