Representation of love's relationship with the desire to kill in visual arts: Medea Paintings
Öz
The most well-known portrayal of the character of Medea is that depicted in Euripides' play, which was written in the 5th century BC. The play is regarded as a mythical and terrifying depiction of a female figure. The character of Medea is often analysed in terms of the tragedy of an inappropriately overvalued attachment to innocent children. This attachment involves violence, betrayal, abandonment, revenge, murder, witchcraft and theft. Medea is frequently interpreted as a terrorised character who supports the classical masculine heroic narrative, often transgressing archaic gender codes. This subject and character, which has been discussed and evaluated in the fields of literature, theatre, visual arts, cinema and psychiatry, is also worthy of examination within the discipline of art history. This publication, which was created with the iconographic analysis of Medea depictions of different periods and artists preferred in the art of painting, was prepared by compiling the works of names such as Evelyn de Morgan, Artemisia Gentileschi, Eugene Delacroix, and Alfons Maria Mucha.The study questions whether the character of Medea killed her children "in a fit of passionate rage" or "in cold blood" in the works of artists. It is asserted that these artistic representations present a dichotomy between demonic monstrosity and human empathy, challenging conventional perceptions of “Medea as a mere demonic figüre” or “a victimised woman driven to madness” from the perspective of Art History, this study interrogates the reasons for the depiction of the Medea in artistic works, with the objective of unveiling the manner in which it is represented.
Anahtar Kelimeler
Aşkın, öldürme arzusu ile ilişkisinin görsel sanatlarda temsili: Medea Resimleri
Öz
Medea karakterinin en tanınmış hikayesi, Euripides'in MÖ 5. yüzyılda kaleme aldığı oyununda tasvir edilen efsanevi, ürkütücü kadın figürdür. Bu hikâye özelde masum çocuklara yönelik şiddet, ihanet, terk edilme, intikam, cinayet, büyücülük, hırsızlık unsurlarını içeren; aşırı şekilde değer verilen bir bağlılığın yarattığı trajedinin sembolüdür. Medea klasik eril kahramanlık anlatısını destekleyen, çoğunlukla arkaik cinsiyet kodlarını aşan, terörize bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Edebiyat, tiyatro, görsel sanatlar, sinema ve psikiyatri alanlarında ele alınıp değerlendirilen bu konu ve karakter sanat tarihi disiplini çerçevesinde de incelenmeye değerdir. Resim sanatı özelinde tercih edilen farklı dönem ve sanatçılara ait Medea tasvirlerinin ikonografik çözümlemeleriyle oluşturulan bu yayın benzer duyguları kendi hayatlarında deneyimlemiş isimler olan Evelyn de Morgan, Artemisia Gentileschi, Eugene Delacroix, Alfons Maria Mucha gibi isimlerin çalışmaları incelenerek hazırlanmıştır. Çalışma Medea karakterinin çocuklarını “tutkulu bir öfke nöbetiyle mi?”, yoksa “soğukkanlılıkla mı öldürdüğü?” gerçeğini sanatçıların eserlerinde sorgulamaktadır. Bu eserlerden hareketle “Medea şeytani bir canavar olarak mı görülmeli?”, yoksa “haksızlığa uğrayan, deliliğe sürüklenen mağdur bir kadın gibi insanileştirilmeli mi?” sorularına yanıt aramaktadır. Yazı sanat tarihi disiplini bakış açısıyla resimsel inceleme ve ikonografik çözümleme metodu kullanılarak oluşturulmuştur. Medea anlatısının sanatçıların eserlerinde temsil edilme sebeplerini sorgulamakta ve nasıl tasvir edildiğini açığa çıkarmayı amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler