ÂKIB VE ŞİİRLERİ
Öz
Yurtiçindeki ve yurtdışındaki kütüphanelerde Osmanlı döneminden kalma birçok yazma eser bulunmaktadır. Arap harfi ile yazılmış bu eserlerin arasında divanlar, mesneviler, bilimsel eserler ve daha birçok türün yanında mecmualar da bulunmaktadır. Her bir mecmua/eser, potansiyel olarak tarihe ışık tutacak küçük bir ayrıntıyı taşıyabilir. Özellikle de taşrada kalmış ya da büyük şairler arasında yer edinememiş şairlerin diğer kaynaklarda yer almayan şiirlerini, eserlerini ve hayatları hakkında bilgileri ihtiva edebilir.
Çalışmada hakkında tezkirelerde ve diğer biyografik kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmayan Âkıb’ın, Erzurum Atatürk Üniversitesi Seyfettin Özege Yazma Eser Kütüphanesi ASL 568 Mec. 26 numarada kayıtlı mecmuadan hareketle, şiirleri gün yüzüne çıkarılmaktadır.
Âkıb’ın asıl adı, doğum ve ölüm tarihleri bilinmemektedir. Fakat şairin 17. Yüzyıl şairlerinden Nâîlî ve 17. yüzyıl sonu ile 18. yüzyıl başlarında yaşamış Âgâh’ın gazellerine yazmış olduğu iki tahmisten hareketle en erken 17. yüzyıl şairi olduğu kanaatine varılır. Mecmuada şiirleri bulunan şairlerin büyük oranda 17 ve 18. yüzyıl şairleri olduğu göz önüne alınırsa Âkıb’ın da en geç 18. yüzyıl şairi olduğu söylenebilir.
Mecmuada şaire ait ilk manzumede (tahmiste) Âkıb’ın Sükûtî-zādelerden olduğu bilgisi vardır. Bahsi geçen Sükûtî’nin o dönemde yaşayan şair Fennî Sükûtî veya Kadılık görevlerinde bulunan Ömer Sükûtî ya da başka bir Sükûtî mi olduğuna dair elimizde net bir bilgi yoktur.
Şairin mahlası “ﻋﺎﻘﺐ” = Âkıb/Âkib, Arapça bir kelime olan “ﻋﻘﺐ” kelimesinin ismi faili olup bir diğerinin arkasından gelen anlamındadır. Diğer peygamberlerden sonra gelmesi dolayısıyla Hz. Muhammed’e de sıfat olan kelime, bir görevde asil olan kişinin vekili, daha sonra en yetkili kişi anlamına da gelir.
Âkıb’ın Nâîlî ve Âgâh gibi şairlere tahmisler yazması ve diğer gazellerindeki üslubundan hareketle Sebk-i Hindî üslubunu benimseyen bir şair olduğu söylenebilir. Akıcı bir üsluba ve rahat bir söyleyişe sahip şairin elimizde 23 gazeli 2 tahmisi 1 müseddesi bir de rubaisi bulunmaktadır. Bunların yanı sıra mecmuada şaire ait birkaç beyit daha vardır.
Makalede Âkıb hakkında eldeki bilgiler ışığında kısaca bilgi verildikten sonra şairin mecmuada geçen şiirleri günümüz harflerine aktarılacaktır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Mecmua, Erzurum Atatürk Üniversitesi Seyfettin Özege Yazma Eser Kütüphanesi ASL 568, Mec 26. Mecmua, Erzurum Atatürk Üniversitesi Seyfettin Özege Yazma Eser Kütüphanesi ASL 558, Mec 16.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Ahmet İçli
ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ, ARDAHAN İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
28 Aralık 2017
Gönderilme Tarihi
2 Kasım 2017
Kabul Tarihi
8 Aralık 2017
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2017 Cilt: 36 Sayı: 36
Cited By
KEFEVÎ-ZÂDE MEHMED ÂDİL, MECMUASI VE ŞİİRLERİ
Littera Turca Journal of Turkish Language and Literature
https://doi.org/10.20322/littera.1081006KÂSIMÎ MECMU’ASI’NDA NÂZIMÎ’YE AİT ŞİİRLER
Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi
https://doi.org/10.17498/kdeniz.920802