Araştırma Makalesi

Yeni Yapılaşmalarda Kent Kimliği-Kentsel Bellek İlişkisinin İncelenmesi: Elazığ Örneği

Cilt: 15 Sayı: D.Ü. 2. Uluslararası Mimarlık Sempozyumu Özel Sayısı 5 Ağustos 2022
PDF İndir
EN TR

Yeni Yapılaşmalarda Kent Kimliği-Kentsel Bellek İlişkisinin İncelenmesi: Elazığ Örneği

Öz

Yaşam tarzlarının farklılığı, sosyal ilişkiler, tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal gelişmeler kent imgesinin günümüze yansımış somut verilerindendir. Köklü bir geçmişe sahip olan ülkemizde geçmişin izlerini bütüncül olarak incelenmesini sağlayan tarihi yapılar zaman içerisinde farklı dönüşümlere ve değişimlere uğramışlardır. Toplumsal olaylarında etkilediği bu dönüşüm-değişim süreci zaman içinde toplumsal belleği ve kent belleğini oluşturmuştur. Var olan mevcut “kent belleği” yakın geçmişte birçok değişime uğramış ve yaşadığı değişimler içinde bulunduğu dönemin, tarihsel–kültürel-mekânsal durumlarını yansıtması açısından önemini korumuştur. Ancak bu süreç günümüzde var olan sürekliliğini devam ettirememiştir. Cumhuriyet döneminden itibaren alışılagelmiş “kent belleği” tamamen yıkılmamakla birlikte kısa sürede yeni bir “kent belleği” tam olarak oluşamamıştır. Özellikle köyden kente yaşanan hızlı göçler kentlerdeki konut ihtiyacını arttırmış, bu durum çok katlı yapıların kentlerde hızla belirmesine neden olmuştur. Kent hayatının gelişmesinden en çok etkilenen kentlerden biri de Elazığ’dır. Milattan önceye dayanan “Harput” yerleşimi kentin ilk yerleşim bölgesidir. Ancak bu bölge, birçok etkene bağlı olarak zaman içerisinde terk edilmeye başlanmıştır. Daha sonra Kent merkezi eskiden ova olarak kullanılan “El-Aziz” bölgesine doğru kaymıştır. Kent merkezinin taşınması zamanla yeni yapılaşmaları etkilemiş ve hafızlarda yer etmiş olan eski “Harput kenti” çok katlı binaların artmasıyla yeni bir kimliğe bürünmüştür. Özellikle 2020 Elazığ depremi kentte büyük yıkımlara yol açmış, şehir merkezinde birçok ev yıkılıp yeni yapılaşmalar başlamıştır. Deprem öncesinde devam ettirilemeyen köklü geçmişe sahip olan “Harput Kent Belleği” yapılan yeni deprem konutlarında uygulanılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, tarihsel gerçekliğin yeniden inşa edilmesinde, geçmişin “nasıl bir iz bıraktığı” ve “ne anlama geldiği” gibi sorular dikkate alınarak, kentsel mekânın toplumsal bellekteki karşılıkları, geçmişle arasında olan benzerlikler ve farklılıklar, Elazığ kenti Harput bölgesi üzerinden incelenmiştir. Çalışmada sözlü bilginin veri olarak değerlendirildiği bir yaklaşımla, mekânın kentsel bellekteki karşılıkları araştırılarak sözlü tarih belgeleme yöntemi kullanılmıştır. Kente kimlik kazandıran mekânsal öğeler ile kent belleği arasındaki ilişkinin önemi tartışılmıştır. Bu doğrultuda kentin ilk yerleşimi olan Harput bölgesinde o döneme tanıklık etmiş 65 yaş üstü 10 kişiyle röportaj yapılarak ses kayıtları alınmıştır. Böylece kentlilerin bireysel belleğinde kayıtlı bilginin analizi yapılmıştır. Bunun yanı sıra dergi ve gazetelerden alınan kente ait eski görüntülerle, tespitlerde bulunulmuştur. Daha sonra bu tespitler ışığında elde edilen verilerin söz konusu TOKİ yapılaşmalarında nasıl kullanıldığı, kentsel bellek ve kent kimliği temelinde tartışılmıştır. Çalışmanın amacı, özlenen “Harput Kenti’nin kent belleğini ne ölçüde etkilediği ve yeni yapılaşmalarda nasıl kullanıldığını araştırmaktır. Söz konusu sorgulama hedefine tarihsel-kültürel-mekânsal sürekliliği özellikle de Elazığ’ın “tarihi belleği” oluşturan Uygurlardan günümüze kadar ticaret şehri olarak kullanılmış Harput şehrinin bu köklü tarihinin nasıl oluştuğu ve gelecekte ne kadar sürdürülebileceğini anlatmaktır. İki farklı TOKİ yapılaşmasından sadece tek bir tipin geleneksel “Harput evleriyle” biçimsel olarak benzeyen yönlerinin olması, Elâzığ aile yapısının ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verdiği gibi soruları akla getirmektedir. Çalışmanın bu soruları cevaplayacak nitelikte gelecekte yapılacak çalışmalara altık oluşturabileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak hafızanın şekillenebilmesinde ve toplumun geleceği kurgusunda etkili olan fiziksel çevrenin, “doğru” bir mimarlık ilişkisiyle kente dahil edilmesi esas olmalıdır. Bunun sonucunda kamu projelerinin toplumsal açıdan nelere mal olabileceği önemsenerek, daha dikkatli, bilinçli ve hassas çalışmalar tasarlanması umulmaktadır. Böylelikle Harput’un tarihi, kültürel ve toplumsal değerlerinin gelecek kuşaklara daha iyi anlatılması ve kent kimliğinin gelecek nesillerce doğru bir şekilde yaşatılması arzu edilmektedir.

Anahtar Kelimeler

Kent Belleği , Kent kimliği , Toplumsal Bellek , Elazığ , Harput

Kaynakça

  1. Akkan, E., (1972), Elâzığ ve Keban Barajı Çevresinde Coğrafya Araştırmaları, A.Ü. Coğrafya Arş. Dergisi, 56, (175-214).
  2. Akopian, A., (2020), The Syrıacs Of Kharberd (Kharput) On The Eve Of The 1915 Genocıde, Journal of Syriac Studies, Vol. 23.2, 279-321
  3. Azar, B., (2019), Kültürün Kimliğe Dönüştüğü Şehir: Harput, Fırat Üniversitesi Harput Araştırmaları Dergisi (FÜHAD) Cilt: 6, Sayı: 11, Mart 2019, s. 87-101, ISSN: 2148-2527
  4. Bilgin, N., (2013), Tarih ve Kolektif Bellek, Araştırma Dizisi, Bağlam Yayıncılık.
  5. Çakmak, Ş., (2006), Hüzünlü Kent Harput, Sanat Tarihi Dergisi
  6. Çelen Öztürk, A. (2016), Eskişehir’in Geçmişteki ve Bugünkü Kent Belleğinin Zihin Haritaları Üzerinden Okuma Denemeleri, İdealkent Dergisi, 20, (856-880).
  7. ELGİAD., (2002), Anılardaki Elâzığ Albümü 1. Elgiad Kültür Yayınları
  8. Erol, Ö. (2019), Kent Belleğinin Değişkenleri ve Mekânın Algısına Etkisi, Mimaran Dergisi, 18, (31-37).
  9. Hayli, S., (1998), Tarihi Coğrafya açısından Harput Şehrinin Fonksiyonları ve etki Sahası, TDV. Dünü ve Bugünüyle Harput Sempozyumu, (287-304).
  10. Kısakürek, Ş. & Bayazıt, E. (2021), Kolektif Bellek Kentsel Bellek Ve Mekânsal Bileşenlerin Kent Kimliğindeki Yeri: Kahramanmaraş Kenti Örneği, Journal of Environmental and Natural Studies, 3, (1-21).

Kaynak Göster

APA
Sarışın, Ş., & Özbudak Akça, B. (2022). Yeni Yapılaşmalarda Kent Kimliği-Kentsel Bellek İlişkisinin İncelenmesi: Elazığ Örneği. Kent Akademisi, 15(D.Ü. 2. Uluslararası Mimarlık Sempozyumu Özel Sayısı), 168-194. https://doi.org/10.35674/kent.1014287