Dijital Grafik Tasarımda Simülasyon Retoriği, Yapay Zekâ ve İnfodemi
Öz
ÖZ Dijital sanat ve teknolojik yenilikler, çağdaş sanat ve görsel iletişim ekosistemlerinde belirleyici bir dönüşüm gücü olarak öne çıkmaktadır. Endüstri 5.0 ve 6.0 ile ivme kazanan dijitalleşme süreci, üretim, iletişim ve yaratıcı pratiklerde yapısal değişimlere neden olmuştur. Endüstriyel evrimin spekülatif uzantısı olarak değerlendirilen Endüstri 9.0 kavramı, insan zihniyle entegre çalışan sistemler, tam otomasyon ve ileri düzey insan–makine etkileşimi üzerinden yeni bir üretim paradigması önermektedir. Bu bağlamda Endüstri 4.0’ın siber-fiziksel sistem temelli yapısı ve Endüstri 5.0’ın insan-merkezli üretim yaklaşımı, beyin–makine arayüzleri ve yapay zekâ destekli hibrit sistemlerle daha karmaşık bir yapıya evrilmiştir. Bu teknolojik dönüşüm yalnızca üretim alanıyla sınırlı kalmayıp dijital grafik tasarım ve görsel iletişim süreçlerini de dönüştürmüştür. Yapay zeka destekli üretim araçları, görsel tasarımın epistemolojik ve estetik boyutlarını yeniden yapılandırarak simülasyon, görsel retorik ve indofemi gibi kavramların önemini artırmıştır. Simülasyon kuramı çerçevesinde dijital görseller, gerçekliği temsil eden unsurlar olmaktan çıkarak hipergerçeklik üreten yapılar hâline gelmiştir. Bu durum, görsel temsillerin ontolojik statüsünü tartışmalı hâle getirmektedir. Görsel retorik stratejileri, dijital görsel üretim süreçlerinde anlamın inşasında belirleyici bir rol üstlenmektedir. Metafor, karşıtlık, abartı ve görsel cinas gibi retorik araçlar, görsel anlatımın ikna edici gücünü artırmakta ve algısal yönlendirme mekanizmalarını güçlendirmektedir. Bununla birlikte, infodemi bağlamında değerlendirildiğinde, dijital içeriklerin yüksek hızda dolaşıma girmesi bilgi kirliliğini artırmakta ve epistemolojik doğruluk rejimlerini zayıflatmaktadır. Yapay zeka tabanlı görsel üretim sistemlerinin veri setlerine bağımlılığı, kültürel ve ideolojik kodların yeniden üretimine yol açmakta; böylece söz konusu sistemlerin nötr olmadığına ilişkin eleştirel yaklaşımları güçlendirmektedir. Bu durum, dijital görsellerin yalnızca estetik nesneler değil, aynı zamanda ideolojik, kültürel ve politik anlam taşıyıcıları olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca telif hakkı, özgünlük ve içerik sahipliği gibi konular, yapay zeka temelli üretim süreçlerinde önemli hukuki ve etik tartışmaları gündeme getirmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş; veri toplama sürecinde doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışma kapsamında amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen dijital görseller, yaygın dolaşıma sahip olmaları, güçlü retorik unsurlar içermeleri ve ideolojik yönlendirme potansiyeli taşımaları açısından analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, tematik analiz yöntemi doğrultusunda üç ana kategori altında değerlendirilmiştir. Simülasyon üretimi, görsel retorik stratejileri ve indofemik anlam üretimi. Araştırma bulguları, yapay zeka tarafından üretilen görsellerin hipergerçeklik etkisi yaratarak gerçeklik ile temsil arasındaki sınırları belirgin biçimde bulanıklaştırdığını ortaya koymaktadır. Ayrıca bu görsellerde metafor, abartı ve karşıtlık gibi görsel retorik unsurların yoğun biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, yapay zeka sistemlerinin eğitildikleri veri setleri aracılığıyla belirli kültürel ve ideolojik kodları yeniden üretme eğiliminde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak dijital grafik tasarım, yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda bilgi üretimi, ideolojik yapılandırma ve toplumsal algı yönetimi süreçlerini etkileyen kritik bir iletişim alanı olarak değerlendirilmektedir. Yapay zeka destekli görsel üretim pratikleri, epistemolojik ve etik düzlemde yeni araştırma alanları ve tartışma eksenleri oluşturmaktadır. Araştırma nitel yöntem deseni kapsamında gerçekleştirilmiş; veri toplama aracı olarak doküman analizi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen dijital görseller, yaygın dolaşıma sahip olmaları, retorik yapı içermeleri ve ideolojik yönlendirme potansiyelleri açısından analiz edilmiştir. Veriler tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiş ve üç ana kategori altında sınıflandırılmıştır: simülasyon üretimi, görsel retorik stratejileri ve infodemik anlam üretimi. Bulgular, yapay zeka tarafından üretilen görsellerin hipergerçeklik üretimi yoluyla gerçeklik ve temsil arasındaki sınırları sistematik olarak bulanıklaştırdığını göstermektedir. Ayrıca bu görsellerde yoğun biçimde kullanılan retorik yapıların, algısal yönlendirme ve anlam inşasında etkili olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, yapay zekâ sistemlerinin veri temelli öğrenme süreçleri nedeniyle belirli kültürel ve ideolojik kalıpları yeniden ürettiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Grafik Tasarım, Simülasyon, Görsel Retorik, Yapay Zeka, İnfodemi, Dijital Kültür.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- AIArtists.org. (t.y.). Mario Klingemann: Neural network art & generative AI. https://aiartists.org
- Aristotle. (2020). Rhetoric (W. Rhys Roberts, Çev.). Dover Publications.
- Barokas, S. K. (2011). Reklam ve retorik. Derin Yayınları.
- Barthes, R. (1977). Image music text. Fontana Press.
- Baudrillard, J. (1994). Simulacra and simulation (S. Faria Glaser, Çev.). University of Michigan Press.
- Berger, J. (1972). Ways of seeing. Penguin Books.
- Çeken, B. (2016). Görsel cinas ve sosyal afişlerde kullanımı. Akdeniz Sanat Dergisi, 9(18), 1-10.
- Dixon, S. (2007). Digital performance. MIT Press.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Görsel İletişim Tasarımı (Diğer)
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Merve Yıldırım
*
0000-0002-7414-6489
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
16 Haziran 2026
Gönderilme Tarihi
21 Mart 2026
Kabul Tarihi
9 Haziran 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Cilt: 19 Sayı: 5